Advertisement

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ekim toplantısında bir hafta vadeli repo faizini değiştirmeyerek yüzde 10.25 seviyesinde bıraktı. Merkez Bankası geçen ayki toplantısında politika faizini beklenmedik bir şekilde 200 bp artırmıştı.

Bloomberg HT'nin TCMB Ekim ayı toplantısına ilişkin anketine katılan kurumların medyan beklentisi faizin 175 bp artışla yüzde 12'ye çıkarılacağı yönünde idi.

Bankanın ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti (AOFM) Eylül toplantısından bu yana neredeyse 190 bp artarak yüzde 12.52'ye kadar yükseldi.

TCMB'nin faiz oranlarına ilişkin basın duyurusunda iktisadi faaliyetteki toparlanmanın devam ettiği belirtilirken, ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğiliminin belirginleştiği ifade edildi.

TCMB, geç likidite penceresi (GLP) faizi ile gecelik borç verme faizini farkını 300 bp olarak belirledi. Merkez Bankası'nın kararı ile birlikte GLP faizi yüzde 13.25'ten yüzde 14.75'e yükseldi.

Enflasyon öngörülerinden daha yüksek bir seyir izlendiğinin altı çizilirken, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşmeye kadar likidite tedbirlerinin sürdürüleceği ifade edildi.

Para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerektiği belirtilen açıklamada "Mal ihracatındaki güçlü toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir." dendi.

Bloomberg HT’ye konuk olan Garanti BBVA Yardımcı Başekonomisti Seda Güler Mert, Merkez Bankası’nın faiz oranını sabit tutması kararını değerlendirdiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“TCMB karar metninde gecelik borç verme faiz oranıyla birlikte, geç likidite penceresi arasındaki farkın 150 baz puandan 300 baz puana çıkarıldığını görüyoruz. Bu kararla birlikte faiz koridorunda genişlemeye gidildiği sinyalini okuyoruz.”

“Direkt politika faizinde güncellemeye gitmek yerine faiz koridorunda güncellemeye gidilmesi iletişim noktasında sorun yaratabilecek bir konu olduğunu düşünüyorum.” diyen Seda Güler Mert, karar metninde ayrıca risklerin sınırlandığına dair bir ifade olduğunu söyledi.

“Eylül ayı enflasyon rakamları bizim içinde bir sürpriz oluşturmuştu.” değerlendirmesini yapan Mert, bununla beraber kur geçişkenliğinin hala fiyatlara sınırlı yansıdığını ve risklerin hala yukarı yönlü olduğunu ifade etti.