Advertisement

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) finansal istikrar raporunu yayımladı.

Raporun TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu imzalı önsözünde reel sektörün Döviz pozisyonundaki iyileşmeye ve ticari kredilerdeki toparlanmaya dikkat çekildi.

Raporda Mayıs ayında yayımlanan son rapordan bu yana, iktisadi faaliyetteki güçlü toparlanma eğiliminin aşılamanın hızlanması ve dış talebin desteği ile sürdüğü ifade edildi.

İhracattaki canlı seyrin ve turizm sektöründeki toparlanmanın cari işlemler dengesindeki iyileşmeyi de desteklediği vurgulandı.

İktisadi faaliyetteki güçlü seyrin reel sektör firmalarının ciro, kârlılık ve likidite göstergelerine olumlu yansıdığı belirtilirken salgınla birlikte artan reel sektör ve hanehalkı borçluluk oranları salgın öncesi seviyelerine gerilediği söylendi.

Raporda hanehalkı finansal varlıklarının yükümlülüklerine göre daha fazla artmasının bireylerin borç ödeme kapasitesini desteklediği belirtildi.

Ticari kredi büyümesi toparlanıyor

Kavcıoğlu imzalı önsözde 2021 yılında kredi büyümesindeki yavaşlamanın temelde ticari kredilerden kaynaklandığı, para politikasında yakın dönemde yapılan güncellemeler sonrasında ticari kredi büyümesinin toparlandığı ifade edildi.

Cari denge ve enflasyon görünümü için önem arz eden bireysel kredi büyümesine yönelik güçlendirilen makroihtiyati çerçevenin etkilerinin de yakından takip edildiği söylendi.

"Bankacılık 2013'e göre daha iyi durumda"

TCMB, bankacılık sektörü yabancı para likidite göstergelerinin Mayıs 2013’te “taper tantrum” olarak bilinen finansal çalkantıya göre daha iyi durumda olduğu değerlendirmesini yaptı.

Bankacılık sektörüne ilişkin raporda şu değerlendirmeler yer aldı:

Bankacılık sektörü aktif kalitesindeki olumlu görünüm korunmakta ve sektörün likidite şoklarına karşı yeterli tamponu bulunmaktadır.

Sektörün kârlılık performansındaki iyileşme sermaye yeterliliğini desteklemektedir.

TL mevduat tercihi beklentisi

Raporda enflasyon üzerinde kısa vadede etkili olan geçici unsurların 2022 yılının ilk yarısında da etkisini sürdürmesinin beklendiği ifade edilirken enflasyon ve enflasyon beklentilerinde sağlanacak iyileşme ile hanehalkı portföy tercihlerinin TL mevduat yönünde devam etmesi öngörüldü.

Öte yandan, banka bilançolarında yabancı para payının azaltılmasına yönelik geliştirilen zorunlu karşılık düzenlemesi ve TL faiz gelirine uygulanan stopaj kesintisinde yapılan indirim gibi politika adımlarının hanehalkının yabancı para mevduat tercihinin azalmasına katkı sağladığı değerlendirildi.