Advertisement

Gelişen piyasa paralarından negatif ayrışan Dolar/TL kurunda yukarı yönlü hareket devam ediyor. Bloomberg tarafından takip edilen 24 gelişen piyasa arasında dolar karşısında yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 25 ile dolar karşısında en fazla değer kaybeden ikinci para oldu.

Merkez Bankası geçen ayki politika toplantısında 200 baz puan faiz artırıma giderek haftalık repo faizini yüzde 10.25 seviyesine çıkardı. Banka, bankalara likidite sağladığı ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini (AOFM) de artırmayı sürdürüyor. AOFM, Temmuz ortasında görülen yüzde 7.34 seviyesinden yüzde 11.47’ye kadar yükseldi.

Sıkılaştırmacı adımlara karşın kurdaki yükseliş sürüyor. Lira, Perşembe günkü işlemlerde gelişen piyasalar arasında en fazla gerileyen para olurken, kur 7.94’ü aşarak rekor tazeledi. Kurun bir yıllık seyrine bakıldığında dolar karşısında Brezilya Reali’nin ardından yaklaşık yüzde 26 ile en fazla düşen ikinci para olduğu görülüyor.

“Sermaye girişinin önünde duran başlıca üç engel var”

Ödemeler dengesinde görüldüğü üzere Türkiye ekonomisinde döviz arz talep dengesizliği olduğunu belirten Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, finans hesabında net çıkışlar olduğunu belirtti.

BloombergHT.com’a kurun seyrine ilişkin değerlendirmede bulunan Aslanoğlu, son yıllarda daha fazla cari açık verilmesinin döviz talebini artırdığını, finans hesabında ise net giriş değil, çıkış olduğunun altını çizdi.

Aslanoğlu’na göre ülkeye sermaye girişinin önünde duran başlıca üç engel Kovid-19 salgınından kaynaklı küresel risk iştahındaki düşüş, jeopolitik risk algısının zaman zaman yükselmesi ve TL faizlerinde dengenin oluşmamış olması.

Merkez Bankası’nın TL faizlerindeki durumu kontrol edebileceğini belirten Aslanoğlu, “Sıkılaştırmanın artırılması veya bu mesajın verilmesi gerekir gibi görünüyor. TCMB’nin fonlama maliyetini yükseltmeye devam etmesi ve sürecin tamamlanmaması hala denge faizlerinde bir yükselişe işaret ediyor. Faizin dengelenmesi fon girişinin başlamasını ve kurun dengelenmesine yardımcı olabilir. Döviz hesaplarının artma değil azalma eğilimine girmesi ve sermaye çıkışı değil sermaye girişinin başlaması, faizler ve kurlarda kısa vadede dengelenmeye katkıda bulunabilir.” şeklinde görüş belirtti.

“Faizlerin biraz daha yukarı gitmesi gerekiyor gibi duruyor”

“Bir türlü durduramadığımız bir kurumuz var. Fiyatlama biraz daha bize özgü duruyor.” diyen İstanbul Portföy Yönetici Ortağı Tufan Deriner, kurun sürekli olarak yukarı gidiyor olmasının olumsuz etki ettiğini belirtti. Deriner, “Borsa birazcık daha ucuzluyor ama sonucunda piyasada gelecek yabancı yatırımcıları da olumsuz yönde etkiliyor.” dedi.

Deriner, “Son 20 gündür özellikle borsa tarafında çok ciddi bir yabancı satışı görmüyorduk. Son birkaç gündür gene bir yabancı satışı gelmeye başladı. Onla beraber piyasanın bozulduğunu çok net bir şekilde görüyoruz. ABD’deki seçimden dolayı da piyasalara yansıdığını görüyoruz.” Şeklinde değerlendirmede bulundu.

Deriner, sözlerini şöyle sürdürdü:

Geçen toplantıda Merkez Bankası faiz arttırmış olsa da şu anda mevduatların geldiği nokta hala reel bir getiri göstermiyor. Kurun bu kadar yukarı gittiği bir ortamda enflasyonda da böyle bir düşüş beklemek açıkçası mantıklı olmaz. Faizlerin önümüzdeki dönemde biraz daha yukarı gitmesi gerekiyor gibi duruyor. Birazcık bu etkiyi yaratıyor piyasaların üzerinde, diğer tarafta jeopolitik çok fazla riskler var. Bütün bu riskler olduğu sürece ben çok fazla geri çekiliş veya sert bir yukarı gidiş beklemiyorum. TL ucuz, borsa ucuz ama ona rağmen bir alıcı görmekte zorlanıyoruz. Son birkaç gündür yabancı satışını borsada görüyoruz.

“Kurun bir şekilde sakinleşmesi borsanın önünü açacaktır”

Denizbank Yatırım Hizmetleri Grubu Yatırım Danışmanı Bölge Müdürü Ali Barbaros Demirer, Dolar/TL kurundaki yükselişin piyasaları baskıladığını belirterek, “Sabah küresel piyasalardaki yükselişe paralel olarak iyi başlayan borsada satışların geldiğini görüyoruz. Özellikle banka hisselerinde döviz kurunun yükselmesi ile baskının iyice arttığını söyleyebiliriz. Küçük ve orta ölçekli şirketlerde hareketlilik devam ediyor. Yatay bir banda girdik. 1,130 - 1,170 arasında bir müddet burada oyalanacağız.” dedi.

Kurun bir şekilde sakinleşmesinin borsanın önünü açacağını söyleyen Demirer. “Kurdaki yükselişin devam etmesi durumunda aşağıdaki seviyeleri göreceğiz gibi geliyor.” diye görüş belirtti.