Advertisement

Tahkim yargılamasının adli yargılamaya göre dört avantajı öne çıkıyor. Soruna mahkemeye gitmeden çözüm, daha kısa zamanda çözüm, daha az masrafla hesaplı çözüm ve çözümde kesin-icra edilebilir sonuç. Peki, Türkiye’de bunları sağlayacak hukuki ve beşeri altyapı bulunuyor mu?

ADLİ YARGI MI TAHKİM YARGISI MI DAHA UCUZ?

Mahkemelerde ortalama iki yıl süren davalar tahkim ile birkaç ayda çözüme kavuşuyor. Hakem kararı tıpkı mahkeme kararı gibi kesin ve icra edilebilir olduğundan tahkim son derece etkin ve önemli bir çözüm yolu olarak öne çıkıyor.

Bloomberg HT yayınına katılan İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı, uyuşmazlıkların ISTAC’ta prensip olarak 6 ayda, seri tahkim uygulaması ile de 3 ayda ve mahkemelerdeki harçlarla kıyaslandığında daha hesaplı şekilde çözüldüğünü kaydetti. Tahkimde uyuşmazlığı çözen hakemlerin ilgili konuda uzmanlaşmış kişilerden seçildiğini vurgulayan Akıncı, tahkimin kaliteli ve hızlı kararlarla iş hayatına disiplin ve barış getirecek bir yol olduğunu söyledi.

TAHKİMDE İNSAN KAYNAĞIMIZ YETERLİ Mİ?

2014'te ISTAC’ın kurulmasının ardından Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde 2015'te ülkedeki ilk tahkim ve arabuluculuk merkezi BTSOTAM kuruldu. BTSOTAM, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları alanında akredite eğitimler veren Londra merkezli Chartered Institute of Arbitrators (CIArb) ile işbirliği yaparak tahkim eğitimlerinin ilk defa Türkçe verilmesini sağladı. 2018'de BTSOTAM-CIArb-Uludağ Üniversitesi işbirliğiyle Alternatif Uyuşmazlık Çözümü Anabilim Dalı kurularak tezli yüksek lisans programı başlatıldı. ISTAC Marmara Üniversitesi işbirliğiyle Tahkim Okulu açıldı. İstanbul ve İzmir ticaret odaları tarafından tahkim merkezleri kuruldu.

Hakem ve taraf vekilleri nasıl yetişiyor?

Türk sanayinin iki önemli kenti İstanbul ve Bursa’daki tahkim merkezlerinde hakem ve tahkim kursları, taraf vekilliği eğitimlerinin yanında konferanslar ve tahkim kurları düzenleniyor.

ICC Milletlerarası Tahkim Divanı Üyesi, BTSOTAM Divan Başkan Yardımcısı Avukat Bennar Aydoğdu, Türkiye’de bir veya birden fazla yabancı dil bilen birçok hukukçu olsa da bu kişilerin sadece belli bir kısmının tahkim alanında uzmanlığı ve tecrübesi bulunduğunu söyledi. Aydoğdu, diğer yandan uzman tahkim uygulayıcılarının ve hakemlerin sayısında artış olduğunu ve kişilerin özellikle İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerine hakimiyetleriyle daha önce yabancılardan yardım alınan konularda bizzat tahkim yargılamalarına dahil olduklarını vurguladı.

“Tahkim artık kapalı bir kulüp değil”

Tahkim eğitmeni de olan Aydoğdu, tahkimin yıllarca ülkemizde özel üyelik gerektiren kapalı bir kulüp gibi görüldüğünü, bu yargılama usulünün pratikte nasıl işlediğini anlamak isteyenlerin arzu ettikleri bilgiye kolay ulaşamadığını, bu nedenle de toplumda tahkimin belli kişilerin erişimine ve kullanımına açık bir usul olduğu algısının oluştuğunu söyledi. Bilgiye erişimin kolaylaşmasının bu alandaki geniş kaynaklara erişimi de mümkün kıldığını vurgulayan Aydoğdu, özellikle genç avukatların tahkim alanında uzmanlaşmak adına eğitim ve seminerleri yakından takip ettiğini kaydetti.

İş dünyası örgütlerinin öncü çabaları ve tahkim merkezlerinin çalışmalarıyla insan kaynağında belli bir mesafe kat edilmiş görünüyor. Ancak tahkim bilincinin tabana yayılması konusunda üniversitelere, özellikle hukuk fakültelerine büyük iş düşüyor.

ARABULUCULUK-TAHKİM (MED-ARB) PROJESİ

Arabulucuda çözümlenemeyen ticari uyuşmazlıkların tahkimle çözülmesini amaçlayan Arabuluculuk-Tahkim (Med-Arb) projesini başlatan ISTAC, geçen Kasım’da Arabuluculuk-Tahkim Kurallarını ilan etti. Haziran sonunda da 130 arabuluculuk merkezi ile iş birliği protokolü imzaladı. Bu sayede ticari uyuşmazlıklardaarabulucuda 8 haftada, orada çözülemezse ISTAC'a geldiğinde 3 aylık seri tahkim süreciyle 5 ayda kesin çözüme gidilebilecek.

Tarafların zorunlu arabulucudaki 8 haftalık sürenin ardından tahkim yerine mahkemeye gitmeyi tercih etmesi halinde 2019 Adli İstatistiklerine göre ticari davaların ortalama görülme süresi 547 günü göze alması gerekiyor.

İstanbul Konvansiyonu

ISTAC Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı,Arabuluculuk-Tahkim projesinin ISTAC’ı kısa sürede bölgenin en önemli tahkim merkezlerinden biri haline getireceğini ve bunu uluslararası alana taşımayı hedeflediklerini söyledi.Akıncı, projeyi (İstanbul Uluslararası Arabuluculuk Tahkim Sözleşmesi) İstanbul Konvansiyonu olarak dünyaya lanse edeceklerini belirtti. Bu sayede, tahkim ve arabuluculuk alanlarındaki uluslararası New York ve Singapur konvansiyonları gibi İstanbul Konvansiyonu ile Türkiye’nin de dünyaya ihraç edeceği bir modeli olacak.

TÜKETİCİ UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK ŞARTI

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan hukuk davalarına ilişkin yargı paketinin görüşmeleri TBMM Genel Kurulu'nda devam ediyor. Teklifte tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurma şartı yer alıyor.

Bloomberg HT yayınına katılan Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü Hakan Öztatar, teklife göre hakem heyetleri sınırı üzerinde olan tüketici uyuşmazlıklarının zorunlu arabuluculuk kapsamına alınacağını, teklif yasalaştığında ilk etapta 50 bine yakın dava yoluna gidecek tüketici uyuşmazlığının arabulucuya gitmesini beklediklerini söyledi.

“28 günde çözülecek”

Öztatar, 2013/11 sayılı Avrupa direktifinde tüketici uyuşmazlıklarının alternatif çözüm yöntemleriyle halledilmesinin önerildiğini ve teşvik edildiğini belirterek, adli yargılamada sürelerin uzunluğuna dikkat çekti.

Tüketici uyuşmazlıklarının kısa sürede çözülmesi, tüketicinin mağduriyetinin bir an önce giderilmesi gereken uyuşmazlıklar olduğunu vurgulayan Öztatar, 3 hafta + 1 haftalık süre öngördükleri zorunlu arabuluculukla tüketici uyuşmazlıklarının çok büyük bir başarı oranıyla çözülmesini beklediklerini söyledi.

FULYA ÖKTEM / BLOOMBERG HT EDİTÖRÜ