Advertisement

5-13 Mart arasında ülkelere göre koronavirüs ile ilgili atılan tweet sayıları incelendiğinde başı
ABD’nin çektiği görülüyor. Ülkede toplam vaka sayısı 18 Mart itibariyle 6.332’le görece az
olmasına rağmen ABD konu hakkında en çok tweet atılan ülke. Sosyal medyadaki yoğun
tepki, Trump hükümetinin somut bir eylem planı açıklamamış olmasının yanı sıra ülkedeki
paralı sağlık sisteminin de endişeleri kuvvetlendirmesinden kaynaklanıyor.

İngiltere’de ise senaryo apayrı. “Sürü bağışıklığı” stratejisini uygulamaya karar veren İngiliz
hükümeti, hedeflenen belirli kesimlerin virüse bağışıklık kazanmasından sonra tehlikenin
azalacağını savunuyor. Başbakan Boris Johnson’ın geçtiğimiz hafta yaptığı “sevdiklerinizin bir
kısmını vaktinden önce kaybedebilirsiniz” uyarısı da ülkedeki panik ortamını körüklemiş durumda.

 

Birleşik Krallık’ta vaka sayısı 1.960 olmasına rağmen, ülke tweet sayısı
sıralamasında ikinci sırada yer alıyor.
Virüs hakkında en çok tweet atan üçüncü ülkeyse 11.826 tespit edilen vakayla İspanya.
Avrupa’da en çok vakanın görüldüğü İtalya da İspanya’nın ardından dördüncü sırada geliyor.
Tedbir almakta geç kalan iki Akdeniz ülkesinde de hükümetler salgının hızlanmasına sebep
oldukları suçlamasıyla karşı kaşıya. İki ülke de aktif olarak sokağa çıkma yasağı uyguluyor.
Avrupa’nın güçlü cephelerinden Almanya 9.360 vakayla Avrupa’da en çok vaka sayısının
görüldüğü üçüncü ülke olmasına rağmen hükümetin hızlı eylemlerinin endişelerin önüne
geçtiği görülüyor. Şansölye Merkel’in sakin ve tutarlı halka seslenişinin de Twitter’daki
göreceli sessizlikte payı olduğu belirtmek gerek.

16 Mart’ta sokağa çıkma yasağı ilan eden Fransa’da atılan tweet sayısı ve zaman içerisindeki
tweet sayısı göz önüne alındığında insanların diğer ülkelere göre bir panik içerisinde
olduğunu söylemek güç. Fakat Fransa 7.695 vakayla koronavirüsün Avrupa’da en çok
görüldüğü dördüncü ülke olmasına rağmen atılan tweet sayısında yedinci sırada geliyor.
Türkiye’ye baktığımızda vaka sayısına oranla halkın daha büyük bir panik içerisinde olduğu
görülüyor. Bugüne kadar sadece 98 tespit edilen vaka olmasına rağmen atılan tweet
sayısında Fransa’nın hemen arkasından geliyor. Dünyada virüsün etkilerini takip eden Türkiye
kamuoyu ülkede vaka görülmemesini hükümetin vakaları gizlemesine yoran bir panik halindeydi.

Çin dışında görülen vaka sayısını incelediğimizdeyse, vaka sayısı 11 Mart’tan sonra ciddi bir
şekilde artıyor. 15 Mart itibariyle ise Çin dışında görülen vaka sayısı Çin’deki vaka sayısını
geçiyor. 11 Mart ile 15 Mart arasındaki bu dramatik artışın insanları nasıl bir paniğe sevk
ettiği tweet sayıları incelendiğinde daha iyi anlaşılıyor.

Twitter Hareketleri ve Borsa

Borsa kayıplarına baktığımız zaman atılan tweet ve Çin dışında gözlemlenen vaka sayısındaki
artışla ters yönlü bir hareket görüyoruz. 12 Mart itibariyle Dow Jones, S&P 500, BIST 100
Euro Stoxx 50 gibi endekslerde keskin düşüşler yaşanmış. Böylece Twitter’daki paniğin bir
diğer yansımasını borsalarda da görmek mümkün.
Artan vaka sayılarının körüklediği endişeler sosyal medya platformlarında konu hakkında
daha çok konuşulmasına neden olurken, bu sırada borsada yaşanan panikte hisse satışlarıyla
kendini gösteriyor.
Bütün bunlar göz önüne alındığında Twitter insanların endişelerini ölçme ve gözlemleme
imkânı sağlıyor. Bu endişelerin ekonomik kısmını gösteren borsa ile konu özelinde atılan
tweet sayılarındaki benzer artış azalışlar, sosyal bir gösterge olarak Twitter’ın da incelemeye
değer anlamlar içerdiğini gösteriyor.

Erol Oytun ERCAN

Kaynaklar
*Kaggle Shane Smith Veri Seti
* John Hopkins University Coronavirus Research Center
*Investing.com