UEA/ Birol: Enerjide fiyatlardan çok güvenlik konuşuluyor
-
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, artık enerji anlaşmalarında maliyetten ziyade güvenlik unsurunun öne çıktığını belirtti. Birol, "Bu enerji ucuz mu?" sorusunun yerini "Bu ülkeye güvenebilir miyim?" sorusunun aldığını söyledi.
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, Davos’ta Bloomberg HT’nin sorularını yanıtladı. Birol, enerji piyasalarındaki son gelişmeleri, jeopolitik riskleri ve önümüzdeki döneme ilişkin öngörülerini paylaştı.
Birol, geçen yıl Davos’ta yaptığı üç temel öngörünün de gerçekleştiğini söyledi. Petrol ve doğalgaz fiyatlarında düşüş beklediğini hatırlatan Birol, bu tahminin hayata geçtiğini ve petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 25 gerilediğini belirtti.
Bakır tarafında ise elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji yatırımları nedeniyle talebin artacağını öngördüğünü ifade eden Birol, bakır fiyatlarının da bu beklenti doğrultusunda yaklaşık yüzde 45 yükseldiğini kaydetti.
Petrol ve doğalgazda arz fazlası fiyatları baskılıyor
Birol’a göre petrol fiyatlarını aşağı yönlü baskılayan temel unsur arz fazlası. ABD, Kanada, Brezilya, Arjantin ve Guyana’dan gelen yüksek üretimin piyasada ciddi bir bolluk yarattığını belirten Birol, küresel petrol talebinin hâlâ yeterince güçlü olmamasının da fiyatları düşük tuttuğunu söyledi.
Venezuela’nın eskiyen altyapısı nedeniyle 2026’ya kadar piyasada belirleyici bir rol oynamasının zor olduğunu ifade eden Birol, İran’da yaşanabilecek olası bir çalkantının ise özellikle Çin’e giden arzı etkileyebileceğini, ancak mevcut küresel bolluk sayesinde bunun tolere edilebilir olduğunu dile getirdi.
Enerjide jeopolitik ön planda
Fatih Birol’un en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri, jeopolitiğin enerji sektöründeki belirleyici rolüne ilişkin oldu. Artık enerji anlaşmalarında maliyetten ziyade güvenlik unsurunun öne çıktığını belirten Birol, “Bu enerji ucuz mu?” sorusunun yerini “Bu ülkeye güvenebilir miyim?” sorusunun aldığını söyledi.
Enerji arz güvenliğinin bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini vurgulayan Birol, bu nedenle devlet müdahalelerinin arttığını ve serbest piyasanın enerji sektöründeki rolünün geçmişe kıyasla azalacağını öngördü.
Rusya eski pazarlarını kaybetti
Birol, Rusya’nın Avrupa gibi en önemli enerji pazarını kaybettiğini ve kısa vadede bu pazarlara geri dönmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Bu durumun küresel enerji dengelerinde kalıcı değişimlere yol açtığını belirtti.
Kritik mineraller konusunda Çin’in büyük bir üstünlüğe sahip olduğunu vurgulayan Birol, Batılı ülkeler bugün harekete geçse bile Çin’in bu alanda 8-9 yıl önde olduğunu söyledi.
Türkiye’ye de bu alanda önemli bir rol düşebileceğini belirten Birol, nadir toprak elementleri rezervlerinin değerlendirilmesi ve Afrika ülkeleriyle yapılan maden çalışmalarının kontrat seviyesine taşınması gerektiğini ifade etti. Avrupa’daki yoğun regülasyonlara kıyasla Türkiye’nin rafinaj alanında önemli bir merkez olabileceğini dile getirdi.
Dünyanın belirsizliklerle dolu bir döneme girdiğini belirten Birol, buna rağmen bazı eğilimlerin net olduğunu söyledi. Yapay zekâ veri merkezleri ve elektrikli araçlar nedeniyle elektrik talebinin tarihte görülmemiş bir hızla artacağını vurguladı.
Doğalgaz piyasalarının satıcıların değil, alıcıların daha güçlü olduğu bir yapıya evrildiğini ifade eden Birol, güneş enerjisindeki hızlı büyümenin süreceğini ve nükleer enerjinin dünya genelinde güçlü bir geri dönüş yaşayacağını belirtti.