Advertisement

Kovid-19 salgını sürecinde dünya üzerindeki birçok çalışanın uzaktan çalışma sistemine hızla adapte olması, işlerin uzaktan da yürütülebileceğini gösterdi. Bu süreç, tüm şirketlerin çalışma şekillerinin ve karar alma mekanizmalarının önemli ölçüde değiştiği bir dönem oldu. Pandemi öncesi, ofiste çalışmanın değişmeyecek bir gerçek olduğunu düşünüyorduk. Hatta, uzaktan çalışma fikri, insan kaynakları tarafından bir alternatif olarak sunuluyordu. Salgın sonrası, çalışanların sağlık koşullarının ön plana çıkmasıyla tüm şirketler evden çalışma sistemine hızlı bir şekilde adapte olmaya başladı. Pandemi öncesi teknolojiye ve dijital dönüşüme yatırım yapan şirketler uzaktan çalışma sistemine daha kolay geçiş yaptı.

Bloomberg HT’de “İşin Geleceği” programına konuk olan Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Pınar Anapa ve Deloitte Türkiye İnsan Yönetimi Hizmetleri Lideri Cem Sezgin, Kovid-19 salgını sonrasında organizasyonların çalışma düzenlerinin ne yapıda değişeceğini ve uzaktan çalışmanın sebep olacağı yeni iş ahlaklarına liderlerin nasıl adapte olabileceğini anlattı.

Pandemi sonrası uzaktan çalışma, verimliliği nasıl etkiledi?

Pınar Anapa, pandemiyle birlikte hayatımızın merkezine yerleşen uzaktan çalışma sisteminin verimliliğini günlük ya da dönemsel olarak ölçümleyebileceğimizi belirtti. Bu süreçte genel itibariyle çalışanların verimliliğinin arttığını söyleyen Anapa, pandemi bitiminden sonra tamamen evden ya da hibrit çalışma şekillerinin devam edeceğini kaydetti. Bunun yanı sıra, verimliliğin yakalanabilmesi için uzaktan çalışma alanında düzenlemeler getirmemizin de gerekli olduğu düşünülüyor.

Cem Sezgin, uzaktan çalışmaya geçiş konusunda son 15 yıldır şirket olarak çalışmalara devam ettiklerini belirterek, şuan yaşadığımız durumun tüm deneyimlerden farklı olduğunu ve bu konu üzerine ölçülmüş bir verimlilik araştırmasının olmadığını söyledi. Uzaktan çalışma sisteminin ne kadar etkili olduğunu anlayabilmemiz için en az 1,5- 2 yıl gibi bir süreye daha ihtiyacımız olduğu öngörülüyor.

Uzaktan çalışmanın kalıcı olarak iş dünyasında yaygınlaşması mümkün mü?

Pınar Anapa, bu kararı verme sürecinde tek bir yöntemin bulunmadığını belirtti. Teknoloji, iletişim ve pazarlama gibi diğer sektörler dışında kalan şirketlerin de pandemi sonrası uzaktan çalışma sistemine geçmek istemesi durumunda, organizasyonun fonksiyonlarını ve kendi faaliyet alanlarını değerlendirme yapması gerekiyor.

Organizasyonların çalışanlara internet ve gerekli cihaz sağlamasının, uzaktan çalışma sistemi içerisinde yönetilmesi en kolay bölüm olduğunu belirten Anapa, asıl önemli ve zor olan kısmın çalışanları uzaktan bir amaç çevresinde toplayabilmek ve motive edebilmek olduğunu düşünüyor .

Dijitalleşmenin yükseldiği bir dönemde liderlik tipleri neler olacak?

Bu dönemde güçlü liderliklerin önem kazandığını söyleyen uzmanlar, uzaktan ya da ofisten çalışan liderlerin çalışanlarını önemsemesi, anlaması ve desteklemesi bekleniyor. Uzaktan çalışma şeklinde en önemli şeyin dağınık olan grupları canlı tutabilmek olması sebebiyle, hiyerarşik bir liderlik tipinin etkisi azalıyor. Dolayısıyla, bu çalışma şeklinde liderlerin çalıştığı kurumun kültür ve değerlerini benimsemesi ve rol model olması gerekiyor.

Y kuşağından çok daha farklı özelliklere sahip olan Z kuşağının farklı bir pragmatizmi olduğunu söyleyen Cem Sezgin, Z kuşağındaki çalışanların teknoloji ve dijitalleşme ile aralarının oldukça iyi olduğunu, bu sebeple Z kuşağına liderlik edeceklerin teknolojik gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğinin altını çiziyor. Eski liderlik tanımıyla bugünkü liderlik tanımının farklı olduğunu belirten Sezgin, önümüzdeki 2-3 yıl içinde çok sayıda lider değişimini göreceğimizi öngörüyor.

AA