Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Yabancı, adı saklı olursa geri gelir

Yabancı, adı saklı olursa geri gelir

  • İMKB Başkanı, 1 Ekim'de başlayacak, üye kodlarının gizlenmesi uygulamasından çok umutlu

Giriş: 21 Eylül 2010, Salı 10:57
Güncelleme: 21 Eylül 2010, Salı 10:57

1 Ekim 2010 tarihinden itibaren İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) yeni bir dönem başlıyor. Gerçekleşen işlemlerde üye kodlarının gizlenmesi (Kimlik gizlenmesi), hisse senetlerinin A, B ve C grubuna ayrılması, emir iptali ve fiyat adımlarının daraltılması yeni uygulamaların en önemlileri. Bu yeniliklerden en çok üzerinde tartışılanı ise gerçekleşen işlemlerde, işlemi yapan aracı kurumun gizlenecek olması. Aracı kurumların çoğunluğunun bu karşı çıktığı söylense de İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, uygulamada geri adımatmayacaklarını söylüyor. Bu uygulamanın manipülasyona araç olarak kullanıldığını belirten Erkan, “Bu yüzen borsa payı yüzde 70 olan yabancı yatırımcıların günlük işlemhacmi sadece yüzde 13’te kalıyor. Ama Londra üzerinden işlemyapıyorlar ve Londra’daki işlemler İMKB’nin işlemhacminin yüzde 40’ına ulaştı. Yabancı yatırımcılar ile yaptığımı görüşmelerde kimlik gizleme uygulamasına geçilirse geri dönüş sözü aldık” diyor...

Aracı kurumların dörtte üçü buna karşı çıktığı söyleniyor. Uygulamayı başlatmayı düşünüyor musunuz?

Aracı kurumların büyük bir kısmı değil, işlem hacmini yaratanların büyük bir kısmı karşı duruyor gözüküyor. Ama sayı açısından baktığınızda uygulamaya karşı çıkanlar kadar destek verenler de var. Gözetimde bize sorun yaratıyor. Birçok yatırımcı, özellikle de büyük yatırımcı olarak çalışanlar, bireysellerde çoğu, piyasada büyük işlem yaptığında hangi üye ile yaptığı çok önem kazanıyor. Çünkü küçük ve orta ölçekli bir üye ile işlem yaptığında, çok fazla işlem yapan bir kişi öne çıkıyor. Şimdi bunun arkasında işlem yapıldığı zaman yatırımcı kendisini çok rahat belli ediyor. Ondan sonra da yatırımcı gidip büyük aracı kurumla çalışmaya çalışıyor. Diğer büyüklerin arasına saklanarak geliyor. Birincisi böyle bir şeye ihtiyaç yok. İkincisi; kendisini yabancı gibi göstermek isteyen yani piyasayı bozucu hareket yapmak isteyen bazı yatırımcılar da kendilerini yabancı gibi ya da büyük gibi göstermek isteyerek piyasada çeşitli hareketler yapıyorlar. Genellikle yabancıyla çalışan aracı kurumları kullanıyorlar...

YABANCI GÜRÜL GÜRÜL İŞLEM YAPIYOR

Uygulama için bazı kesimler ‘şeffaflıktan geri adım mı atılıyor’ eleştirisi var...

Bunun şeffaflıkla alakası yok. Şeffalık her işlembazında detayı göstermektir. Biz onu vermeye devamedeceğiz. Fakat işlem taraflarının gösterilmesi gerçekte şeffaflıkmıdır, yoksa şeffaflığın kötüye kullanılarak piyasayımanipülasyonuna alet etmekmidir? Biz yaptığımız çalışmalarda bunun çok ön planda olduğunu görüyoruz. A menkul değerler B menkul değerlerle büyük bir işlem yapıyor. Herkes birbirini tanıdığı için arayıp işlemin kimin yaptığını öğreniyor. Piyasa bunu biliyormu, bu şeffaflıkmı? Gazete haberlerinde hep ‘yabancı aldı, yabancı sattı’ diye başlıklar çıkıyor. Yabancının günlük işlemhacmi ağırlığı 13’ü geçmiyor. Aynı yabancı piyasanın yüzde 70’ine sahip. İşlemyapmak istemediğinden mi? Hayır. Türkiye’de kendisini gizleyemediği için burada işlem yapmıyor. Hiçmi alıp satmıyor bunlar? Gittik bir çalışma yaptık ki, Londra’da gürül gürül alıp satıyorlar. Piyasamızın yüzde 40’ı neredeyse Londra’da oluşmuş. Ben göz göre piyasamı neden öldüreyim. Dışarıda görüştüğümüz yabancı kurumsal yatırımcılar ‘Siz bize bu olanağı sağlayın biz de tercihen size geliriz. Gizlilik ilkesini ancak dışarıda koruyabildiğimiz için pahalı dahi olsa dışarıda yapıyoruz. Siz bunu Türkiye’de yaparsanız çok daha ucuza yapacaksınız. Biz de gelip Türkiye’de işlem yaparız’ diyor.

'ANONİM ŞİRKET OLDUKTAN SONRA İMKB'NİN YÜZDE 51'İ ÖZELLEŞMELİ'

SPK ve Hazine’nin hazırladığı bir özelleştirme kanunu var. Bu kanuna göre İMKB A.Ş oluyor ve bütün paylar Hazine’ye geçiyor. Bu kamulaştırma sayılmaz mı?

Kamu buraya başında para vermemiş ama bir imtiyaz vermiş. Dolayısıyla kamu kuruluşu olması kanundan geliyor. Aslında İMKB, çalışma organlarına baktığınız zaman tambirmeslek kuruluşu gibi çalışıyor. Genel kurulu üyeleri oluşturuyor ve her birinin birer oyu var. Yönetimi üyeler seçiyor. Bir tek başkanı kamu atıyor. Dolayısıyla buranın baştan itibaren aslında bir meslek kuruluşu olarak yapılanmış olması gerekirdi. Bu tam anlamıyla yapılmamış. Bu yöndeki girişimlerimiz demaalesef sonuç bulamadı. Yurtdışında da genellikle borsaların hepsi birmeslek kuruluşu olarak başlamış, sonra da anonim şirketleşmişler. Omeslek kuruluşunun üyesi olan aracı kurumlara paylar dağıtılmış. Bir kısmında kamu belirli paylar almış. Birçoğunda hiç kamu bile devreye girmeden sadece üyelere dağıtılmış. Değişik yapılar var. Bizde yapılması gereken, bir kanun değişikliği ile İMKB’nin anonimşirketleşmesi ve payların kime ait olduğunun belirlenmesi. Bu tanım bir kamu iktisadi teşebbüsünü (KİT) tanımlıyor. Ancak KİT’lerin tabi olduğu bir sürü kısıtlamalar var. Eğer İMKB bu kısıtlamalara tabi olursa, çalışamaz hale gelir. Kamu bankalarında yapıldığı gibi ara çözümle nelere tabi olmadıkları açıklanabilir. Ama bence bu da yetmez. Aklınıza gelmeyecek başka bir kanun ile tabi olunduğunuz ortaya çıkabilir. Siyasi irade karar verecek ama ideal olanı anonimşirketleşmenin ardından İMKB’nin yüzde 51’i tamamen özelleşmesi. Kamuya ait olan bir anonimşirket olarak sürersek bunun getirdiği bazı idari problemlerle karşılaşırız. Çünkü anlık kararlara ihtiyacımız var. Özel ağılıkta olmasında fayda var. Bilmediğimiz hukuki engellerle karşılaşabiliriz.

‘REFERANDUM NE BORSAYI NE DE EKONOMİYİ ETKİLER’

Referanduma rağmen Türk piyasaları dünyadan daha iyi performans gösteriyor. Yatırımcı referandumu önemsemiyor mu?

Referandumu yatırımcıya olduğundan büyük göstermek yanlış. Evet bir referandum var. Bu referandum Anayasa ile ilgili bazı değişiklikleri getiriyor. Hükümet bu değişikliklerin ülke için hayırlı olacağını düşünüyor. Şimdi bunun ‘evet’ ya da ‘ hayır’ çıkması durumunda ne kadar büyük bir fark olacağı hususu bence biraz abartılıyor. ‘Evet’in ya da ‘hayır’ın fazla çıkması bence ne Türkiye’nin ekonomisini fazla etkileyecektir, ne de Türkiye’nin gidişatını etkileyecektir. Borsanın da bundan etkileneceğini düşünmüyorum. Referandum sonucuna yönelik beklentilerin hepsi bence zaten fiyatların içinde. Yani yatırımcı da piyasası da referandumun sonucunu aşağı yukarı görmüş durumda. Ben referandumun sonucunda beklentilerin hepsinin realize edilmiş hatta bir kâr realizasyonun bile geleceğini tahmin ediyorum.

GAZETE HABERTÜRK - SEFER YÜKSEL