Advertisement

Yapı Kredi CEO'su Gökhan Erün, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'ndan (ECB) gelen parasal genişleme aksiyonlarının gelişmekte olan ekonomileri pozitif yönde etkilediğini belirterek, "Geçen sene hareketliliğin arttığı dönemde gerek sektör gerekse ekonomi yönetiminin gösterdiği güçlü duruş ve bu tarz dönemlerden çıkarılan dersler ve tecrübeler, Türkiye'nin diğer gelişmekte olan ülkeler arasından pozitif yönlü ayrışmasını sağlayacaktır." dedi.

Gökhan Erün, AA muhabirine, Yapı Kredi'nin 75. kuruluş yıl dönümünde bankanın gelecek hedefleri ve sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

- "İlk yarıdaki yüzde 12,5'lik öz kaynak karlılık oranımızı, ikinci yarıda da sürdürmeyi hedefliyoruz" 

Gökhan Erün, güçlü sermaye ve likidite yapıları, müşteriyi odağa alan organizasyonu ve nitelikli insan kaynaklarından aldıkları güçle yılın ilk yarısında iyi bir performans gösterdiklerini kaydetti.

Yılın ilk 6 ayında Kredi Garanti Fonu'nun da (KGF) desteğiyle TL kredilerini 2018'e göre yüzde 9 artırarak 131,6 milyar TL'ye yükselttiklerini ifade eden Erün, reel sektörün en büyük destekçileri arasında yer almaya devam ettikleri 2019'da toplam 8,4 milyar TL tutarındaki KGF kredisinin de katkısıyla KOBİ'lere destek sağlamayı sürdürdüklerini vurguladı.

Erün, yılın bu döneminde devam eden güçlü sermaye yaratımı ile sermaye yeterlilik oranlarını 2018 yılına göre 83 baz puan daha güçlendirerek yüzde 15,6'ya çıkardıklarını bildirdi.

Bu oranın, yıl sonu için hedefledikleri yüzde 15'in üzerinde olmasının yanında, yasal düzenlemeler gereğince sağlanması gereken sınırın da oldukça üzerinde yer aldığını belirten Erün, "Bankamızın ilk yarıyıldaki öz kaynak karlılık oranı yüzde 12,5 olarak gerçekleşti. Karlılık oranımızı 2019'un ikinci yarısında da sürdürmeyi hedefliyoruz. Kredilerde ve mevduatta büyümek, aynı zamanda yatırımcılarımızı, sermayedarlarımızı memnun edici bir kar seviyesine ulaşmak her daim hedefimiz olmaya devam edecek." şeklinde konuştu.

- "Aylık işlem adedimiz 100 milyonu aşıyor" 

Yapı Kredi CEO'su Gökhan Erün, işlem bankacılığında kendilerine koydukları hedefin üzerinde gittiklerini belirtti.

Müşterilerle olan ilişkilerinde derinleşmeyi sürdürdüklerini ifade eden Erün, "Müşterimizin daha çok işlemini bankamızdan yapmasını sağlayacak yol haritalarını belirliyoruz. Dolayısıyla müşteri memnuniyetini her zaman öncelikli tutuyoruz ve aksiyon planımızı buna göre kuruyoruz. Mevcut durumda aylık 100 milyonu aşan işlem adedimiz var. Önümüzdeki dönemlerde bunu artırmaya devam edeceğiz." dedi.

Erün, teknolojiyi, hem müşterilerin hem de çalışma arkadaşlarının hayatına hız ve kolaylık katacak şekilde kullandıklarını anlattı. Bu yaklaşımla hayata geçirdikleri dijital ürün ve hizmetler neticesinde son bir yılda aktif dijital bankacılık müşterilerinin sayısının yüzde 18, mobil bankacılık müşterilerin sayısının ise yüzde 23 artış gösterdiğini bildiren Erün, şunları kaydetti:

"Ayrıca, şubelerimizi de dijitalleştirerek yeni hizmet modelimizi hayata geçirdik. Bugün 40'a yakın ürün ve hizmetimizi, müşteri temsilcilerimizin masalarında bulunan tablet ekranlar üzerinden dijital onayla müşterilerimize sunuyoruz. Bu bitmeyen bir süreç ve biz de Yapı Kredi olarak en son teknolojileri süreçlerimize dahil ederek uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz. Özetle, önümüzdeki dönemde de hayatın insanlara getirdiği ekonomik, fiziksel, coğrafi veya kültürel sınırları kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya ve tıpkı 75 yıldır olduğu gibi, ekonomiden eğitime, çevreden kültür sanata pek çok alanda ülkemize ve insanımıza aynı heves ve azimle sınırsız hizmet sunmaya devam edeceğiz."

- "Bankacılık sektörü oldukça tecrübeli"

Gökhan Erün, Fed'in faiz indirimi ve sözle yönlendirmesi konusundaki adımlarının küresel piyasalara ve bankacılık sektörüne etkisini de değerlendirdi.

Küresel gelişmelerin, özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde şu an en fazla hassasiyet yaratabilecek risklerin başında geldiğine dikkati çeken Erün, Fed ve ECB'den gelen parasal genişleme aksiyonlarının gelişmekte olan ekonomileri pozitif yönde etkilediğini ifade etti.

Erün, diğer yandan, Amerika-Çin ticaret savaşları ile küresel anlamda resesyon endişesinin de aynı şekilde ekonomiler üzerinde baskı unsurları olmaya devam ettiğini söyledi.

Son olarak, Arjantin'e ilişkin oluşan endişelerin, tüm gelişmekte olan ülkelere yönelik bir risk unsuru yarattığına işaret eden Erün, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dolayısıyla bu gelişmelerin ekonomimize ve bankacılık sektörümüze kredi büyümesi, faiz oranları, yurt dışı borçlanma olanakları gibi temel konularda etkisi bulunuyor. Ancak hem kendi deneyimi hem küresel dünyada oluşan gelişmelerin ekonomimize sirayeti ve doğabilecek sonuçları yönetme açısından sektörümüz oldukça tecrübeli. Geçen sene hareketliliğin arttığı dönemde gerek sektör gerekse ekonomi yönetiminin gösterdiği güçlü duruş ve bu tarz dönemlerden çıkarılan dersler ve tecrübeler, Türkiye'nin diğer gelişmekte olan ülkeler arasından pozitif yönlü ayrışmasını sağlayacaktır."

AA