Advertisement

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Türkiye Ekonomi Modeli Yeni Adımlar ve Enflasyon Tedbirleri Tanıtım Toplantısı'nda yastık altı altın sisteminin ayrıntılarını açıkladı.

Nebati, "Yastıkaltı birikimleri finansal sisteme kazandıran modellerin bütüncül bir yaklaşımla uygulamaya alınmasını, büyümenin finansmanında dış tasarrufların yerine yurt içi tasarrufların geliştirilmesini, yurt içi tasarrufların etkin ve verimli yatırımlara yönlendirilmesini ve TL tasarrufların cazibesini artırılmasını amaçlayan bir tasarruf sistemi modeldir." diye konuştu.

Yastık altı altında uygulama 1 Mart'ta başlıyor

Nebati, bugüne kadar yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılmasına yönelik çalışmalarda bütüncül bir yaklaşım olmadığını, paydaşlar vasıtasıyla yürütüldüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu birikimlerin ekonomiye kazandırılması noktasında yeterince yol alınamadı. Bu tasarrufların finansal sisteme kazandırılması hem vatandaşımıza yeni bir kazanç kapısı açacak hem de ülkemizin büyümesine destek verecektir. Bu amaçla bugüne kadarki münferit çabaları toplulaştıracak, 1 Mart'tan itibaren 81 ilde en az bir adet olmak üzere, 2022 yılında da 1.500'ün üzerinde kuyumcunun dahil olacağı çalışmaları başlatıyoruz.

Yürütmeye koyacağımız yeni uygulamayla Ahmet amca, Emine Teyze çocuklarının geleceği kendi tasarruflarını sağlayacak adımlar atacak. Fiziki olarak biriktirdikleri altın tasarruflarını kolay ve güvenli bir şekilde kuyumcular ve bankalar aracılığıyla finansal sisteme teslim edebilecekler. Talep etmeleri halinde fiziki olarak da geri alabilecekler."

Nebati, altın, repo ve katılım hesaplarına fiziki altınların rahatlıkla yatırılabileceğini kaydederek, "Altınların karşılığı TL tutarlarıyla altın dönüşümlü mevduat ve katılım hesabı açarak değer korumasından faydalanırken aynı zamanda risksiz bir kazanç sağlayacaklardır." ifadesini kullandı.

"Katılım ve kamu mevduat bankaları bu işin başını çekecek"

Bakan Nebati, fiziki altınların bankalar, platformlar ve kuyumcular aracılığıyla teslim edilebileceğini belirterek, yıl sonuna kadar en az 10 bin kuyumcunun devreye alındığı bir sistemi paydaşlarla yerine getireceklerini söyledi.

60 milyar liralık KGF desteği

Bakan Nebati, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye Ekonomi Modeli Yeni Adımlar ve Enflasyon Tedbirleri Tanıtım Toplantısı'nda yeni KGF destek paketinin de ayrıntılarını duyurdu.

60 milyar TL'lik kefalet hacmi oluşturulduğunu bildiren Nebati, detayları şöyle paylaştı:

Yatırım destek paketi (25 milyar TL), ihracat destek paketi (25 milyar TL) ve işletme harcamaları destek paketi (10 milyar TL)olmak üzere 3 paketi devreye alıyoruz.

Yatırım destek paketimiz 25 milyar TL'lik bir paket.

Yatırım kredileri için azami 24 ay ödemesiz dönem, azami 96 ay vade. KOBİ ve KOBİ dışı, orta - yüksek ve yüksek teknoloji üreten sektör firmalarına 1.25 kat kefalet limiti sağlıyoruz.

Yatırıma bağlı işletme kredileri için azami 6 ay ödemesiz dönem, azami 30 ay vade.

Bankalar için faiz oranı 0-24 ay sabit (TLREF+ %1) 24 ay üzeri sabit (TLREF + %2) olarak uygulanacak.

Her bir KOBİ için maksimum kredi limiti 25 milyon TL, büyük firmalar için 100 milyon lira olacaktır.

Özellikle özel bankalara seslenmek istiyorum, paydaşlarla işbirliği yaparak yürüyoruz. Özel bankalarımız lütfen hızlı bir şekilde bu işin kolaylaştırıcı adımlarını atın. Bu işin takipçisi olacağız sıkı takipçisi olacağız.

İhracat destek paketimiz, yine 6 ay ödemesiz dönem azami 18 ay vade, ihracatçı olmayan ama ihracat potansiyeli olan tüm KOBİ'ler bu imkandan faydalanacaklar. Kar payında sabit olarak TL referans + yüzde 1 olarak uygulanacaktır.

İşletme harcamaları destek paketimiz 10 milyar lira olacak. Yine 6 ay ödemesiz dönem azami 24 ay vade. KOBİ ve KOBİ dışı nakit kullandırım uygulanacak.

KGF kredilerinin amaç dışı kullanımını önlemek için tedbirler açıklandı

Bakan Nebati, KGF kredilerinin amaç dışı kullanımı için de önlemler açıkladı. Nebati bu önlemleri şöyle sıraladı:

KGF kredilerinin başka amaçlar için kullanılmasına izin vermeyeceğiz. Bunun için harcamaların fatura ve sözleşme ile belgelendirilmesi zorunluluğu getirildi.

İşletme sermayesi ihtiyaçları için yalnızca kartlı kullanım şartı bulunmaktadır.

Nakit kredi kullanımı yüzde 10 ile sınırlı tutulacaktır. Refinansman amacıyla kullanım yasaklanmıştır. Amaç dışı kullanım ve gerçek dışı beyanlar için özel yaptırım hükümleri tesis edilmiştir.

Ama bu önlemler krediler için zorluk çıkarılması anlamına gelmemektedir.

Merkez Bankamızın her türlü imkanı işverenin elinde olacak.

Enflasyon tedbirleri

Nebati, "Türkiye Ekonomi Modeli Yeni Adımlar ve Enflasyon Tedbirleri" tanıtım toplantısında enflasyonla mücadeleye yönelik yeni uygulamaları açıkladı.

Nebati, üretim ve satış noktalarının gönüllülük esası çerçevesinde fiyat indirimlerine katkı vermesini sağlayacaklarını belirterek, "Üreticinden tüketiciye tüm kesimlerin iş birliğiyle enflasyonu düşürerek kazananın Türkiye olacağı bir sonuca ulaşacağız." diye konuştu.

Enflasyonla mücadelede yeni bir mobil uygulama başlatacaklarını dile getiren Nebati, şu bilgileri verdi: "Bu mobil uygulamayla vatandaşlarımız enflasyonun düşüşüne katkı veren üretici ve satış noktalarında ürün-fiyat takibine bakacak; satış noktaları, kategori ve ürün filtrelemeyle kolay arama yapabilecek; toplam alışveriş tutarını hesaplayabilecek; en ucuz ve en yakın nerede haritası ortaya çıkacak. Uygulama 1 Mart'ta başlayacak. Tüketiciye fiyat takibi imkanı sunacak, en uygun fiyatlı ürüne hızlı ulaşma imkanı sağlanacak. Bu mobil uygulamanın geliştirilmesiyle enflasyonla mücadelede hayata geçirilecek adımların fiyatlara yansımasını engelleyecek tedbirlerimizi ortaya koymuş olacağız."

"Enflasyonla mücadele timi kuruyoruz"
Nebati, tüm sektörlerden enflasyonla mücadelede gerekli adımları atacaklarını kaydederek, "Enflasyonla mücadele timi kuruyoruz. Fiyatların daha sıkı bir şekilde denetlendiği bir sistem olacak. Kârınızla, ticaretinizle alıp veremediğimiz yok. Vergi Denetim Kurulu'ndaki müfettişlerimiz ve Gelir İDaresi'ndeki denetleyicilerimizle birlikte fahiş fiyat uygulayanlara karşı özel tim oluşturuyoruz. Arz talep dengesiyle uyuşmayan fiyat hareketleriyle ilgili her türlü enstrümanı ilgili bakanlıklarımızla yasal zaman zemin dahilinde kullanacak ve yanlış yapanlarla ilgili en sert tedbirleri alacağız." ifadelerini kullandı.

Nebati, yüksek zam yaparak sonradan kampanya adı altında gerçekleştirilen indirim şeklindeki uygulamaların 1 Mart'tan itibaren önüne geçileceğini söyledi.

"Elektrik ve doğal gaz fiyatları reel fiyatların da altında"
Bakan Nebati, Türkiye'nin hala sübvansiyonlara ciddi şekilde devam ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Elektrik fiyatlarındaki yükselişten serzenişte bulunanlar şunu çok iyi bilsinler: Türkiye'de elektrik ve doğal gaz fiyatları reel fiyatların da altındadır. Şu anda satın aldığımız doğal gazın neredeyse 5'te dördünü Türkiye, kamu maliyesi yani bu millet yüklenmiş durumdadır. Elektrik fiyatları yine aynı şekilde. Sübvansiyonlar devam ederken bunun üzerine kurulu muhalif söylemlerin daha adil olması noktasında bir çağrımız var. Dünya bir sıkıntı yaşıyor. Biz de bir fanusta yaşamıyoruz. Net enerji ithalatçısıyız. Dünyanın tamamını etkileyen böyle bir durumda yapılması gereken tüm ülkenin üzerine yüklemiş olduğu bu sübvansiyonların takdirle karşılanmasını beklemekten daha öte bir şey değil."

Nebati, doğalgaz ve elektrikte uygulanan sübvansiyonun enflasyona yaptığı olumlu etkilerden bahsetti.

Temel gıdada KDV yüzde 8'den yüzde 1'e indiriliyor

Erdoğan KDV düzenlemesinin yürürlüğe gireceğini belirtti.

Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan ifadeler şunlar oldu:

Enflasyonla mücadele konusunda önemli olan toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Kuru istikrara kavuşturduk. Bu süreçte ortaya çıkan enflasyon etkilerinin çoğunu da bu yıl ortadan kaldırmayı hedefliyoruz.

Temel gıdada yüzde 8 olan KDV'yi yüzde 1'e indiriyoruz. Bu ürünlerin enflasyon sepetinde önemli bir ağırlığı bulunuyor.

Bu düzenlemeyi yarınki Resmi Gazete'de yayımlıyoruz.

Gıdada milletimiz adına Pazartesi günü yüzde 7'lik indirim bekliyoruz. Diğer sektörlerden de bu nispette bir indirim bekliyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gıdada KDV indirimi açıklamasının ardından reel sektör tarafından da indirim çağrıları gelmeye başladı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada "Tüm gıda ürünlerinde KDV’nin yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Gıda üretimi ve ticareti yapan üyelerimizi imkanları ölçüsünde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı enflasyonla mücadele kampanyasına destek vermeye davet ediyorum." ifadelerini kullandı.

Temel gıdada KDV yüzde 8'den yüzde 1'e iniyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığı Enflasyonla Mücadele Programı Töreni’nde yaptığı konuşmada, “KDV sistemini sadeleştirme programımız kapsamında, temel gıda ürünlerinde yüzde 8 olan KDV’yi yüzde 1’e indiriyoruz” açıklamasını yapmıştı.

Gıda ürünlerinde devlet adına yüzde 7’lik bir indirim yaptıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, KDV’si yüzde 1’e inen ürünlerin enflasyon sepetinde ciddi bir ağırlığa sahip olduğuna işaret etti.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, temel gıda maddelerinde KDV'nin yüzde 1'e indirilmesine ilişkin kararı olumlu bulduklarını belirterek, "Temel gıdada fiyatların düşmesini bekliyoruz. İşletmeler KDV indirimini fiyatlara yansıtmalı." ifadelerini kullandı.

Palandöken, yazılı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "KDV Sistemini Sadeleştirme Programı'mız kapsamında temel gıda ürünlerinde yüzde 8 olan KDV'yi yüzde 1'e indiriyoruz." açıklamasına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Esnafın uzun süredir temel gıdada KDV indirimi beklediğini belirten Palandöken, "KDV indirimini çok olumlu buluyoruz. İndirimin fiyatlara yansımasını, temel gıdada fiyatların düşmesini bekliyoruz. İşletmeler KDV indirimini fiyatlara yansıtmalı. Pazartesi gününden itibaren KDV indiriminin fiyatlara yansıtılıp yansıtılmadığı çok iyi denetlenmeli. İndirim, esnafı da vatandaşı da kısmen rahatlatacaktır. Maliyetler artmaya devam etmezse bu KDV indirimi, fiyat artışlarında zirveden dönüşün başlangıcı olabilir." değerlendirmesinde bulundu.

KDV indirimiyle Hazinede bir gelir kaybı beklemediklerini ifade eden Palandöken, tersine vergi gelirlerinde artış olacağını savundu.

Palandöken, toptan ve perakende satışlardaki KDV oranının eşitlenmesiyle esnafın üzerindeki vergi yükü düşeceği için kayıt dışılığın da azalacağını vurgulayarak şunları kaydetti:

"Kayıt dışı ekonominin azalmasıyla Hazinenin gelirleri daha da artacaktır ancak sadece temel gıdada değil, tüm gıda ürünlerinde KDV oranının aynı olması gerekir. Gıda ürünlerinde KDV oranı aynı olursa hem KDV uygulaması kolaylaşır hem de kayıt dışılık büyük ölçüde ortadan kalkar. Zorunlu tüketim ürünlerinden vatandaşların en çok talep ettiği temizlik ve gazlı içecek ürünlerinde de aynı şekilde KDV yüzde 1'e düşürülürse enflasyon daha erken geriler."

Bloomberg’in aylık olarak düzenlediği ankete göre enflasyon bir süre daha Fed’in hedefinin üzerinde seyredecek.

Ankete katılan 76 ekonomistin medyan tahmini tüketici fiyat endeksinin bu yıl ortalama yüzde 5 olması yönünde. Önceki ay yapılan ankette bu oran yüzde 4.6’ydı. Ankette, Fed’in de takip ettiği enflasyon göstergesi PCE endeksi için 2022 beklentisi de yüzde 3.8’den yüzde 4.2’ye çıktı. Her iki endeksin 2023 yılında da yüzde 2’nin üzerinde seyredeceği belirtildi.

Dün açıklanan veriye göre ülkede enflasyon yıllık yüzde 7.5’e yükselerek 40 yılın zirvesinde kalmıştı. Bu yükseliş nedeniyle Fed’in Mart ayında faiz artırımına başlaması bekleniyor. Piyasalarda da 50 baz puanlık artış beklentisi var.

Bloomberg Ekonomistleri Anna Wong ve Andrew Husby “beklenenden yüksek gelen enflasyon nedeniyle Fed daha agresif faiz artış patikasına gidebilir. Enflasyonun gelecek ay yüzde 7.8’e çıkarak zirve yapmasını bekliyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu BB-‘den B+’ya indirdiğini, görünümünü ise “negatif” olarak teyit ettiğini açıkladı.

Fitch Ratings, 2 Aralık 2021'deki değerlendirmesinde, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" olarak teyit etmiş, kredi not görünümünü ise, “erken” olarak nitelendirdiği parasal gevşemenin yurtiçi güvende bozulmaya neden olduğunu belirterek "durağan"dan "negatif"e çevirmişti.

Raporda yüksek enflasyona vurgu yapıldı

Fitch son yayımladığı raporda, "daha sık ve yoğun politika odaklı" finansal stres dönemlerinin, Türkiye'de yüksek enflasyonu, düşük dış likiditeyi ve zayıf politika güvenilirliği açısından kırılganlıkları artırdığını açıkladı.

Raporda, takip edilen politikanın (hedeflenen kredi ve sermaye akışı önlemleri de dâhil olmak üzere) enflasyonu düşürmesinin beklenmediği belirtildi.

Fitch, Türkiye'nin genişletici para politikası bileşiminin etkilerine de değindiği raporda, “Türkiye'nin genişletici para politikası bileşimi (negatif reel faiz oranları da dâhil) enflasyonu yüksek seviyelerde tutabilir, güven ortamını baskılayabilir ve uluslararası rezervler üzerindeki baskıları yeniden alevlendirebilir.” ifadelerini kullandı.

Siyasi gelişmelerin, Merkez Bankası’nın politika faizini yükseltme kabiliyetini sınırladığını belirten raporda, yeni ekonomik enstrümanın yüksek enflasyon ortamında güveni sürdürülebilir bir şekilde geliştirme kapasitesinin "sınırlı olduğu" kaydedildi.

Fitch söz konusu raporda, Türkiye’de enflasyonun yıl sonuna kadar yüzde 38'e, 2022'de ortalama yüzde 41'e ve 2023'te yüzde 28'e ulaşacağı öngörüsünde bulundu.