Yeni yılın riskleri yapay zeka, borçlar ve jeopolitik belirsizlikler
-
Birçok ekonomist yapay zekanın üretkenlik üzerinde büyük bir olumlu etki yaratacağını ve bunun da enflasyonu düşüreceğini tahmin ediyor ancak kısa vadede yapay zeka altyapısına yapılan büyük yatırımların diğer ekonomik faaliyetleri dışlayabileceği de ifade ediliyor.
-
Uluslararası Finans Enstitüsünün "Küresel Borç Monitörü" raporuna göre, küresel toplam borç 2025'in üçüncü çeyreğinde yaklaşık 346 trilyon dolara yükseldi.
-
Geçen yılın üç çeyreğinde toplam küresel borç 26,4 trilyon dolardan fazla arttı. Toplam borcun küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı bu dönemde yüzde 310'u buldu.
Küresel ekonomi yeni yıla "yapay zeka balonu" ile yüksek kamu ve özel sektör borçlarına ilişkin endişeler ve jeopolitik risklerin gölgesinde girdi.
Dünya çapında birçok ekonomi, gevşeyen para politikaları, yavaşlayan enflasyon, artan korumacı ticaret politikaları ve jeopolitik belirsizliklerle 2025'i geride bıraktı. Geçen yıl küresel ekonomideki belirgin risklerin bazıları hafiflerken, bazı riskler 2026'da da baskın olmaya devam edecek.
ING Think, Capital Economist ve Deloitte'nin 2026'da dünya ekonomisinde beklenen risklere ilişkin analizlerinden derlenen bilgilere göre, piyasalarda birçok ülkede enflasyonun 2026'da düşüş eğilimini sürdüreceği ve bu düşüşün politika faizine de yansıyacağı öngörülüyor.
Öte yandan, bazı ekonomilerde talebin beklentilerin üzerinde kalması ve bu nedenle enflasyonist baskıların artma eğilimi de bulunuyor. Bu kapsamda, küresel ekonomiye ilişkin enflasyon risklerinin bu yıl, 2025'teki gibi baskın olması beklenmiyor.
Bu yıl daha belirgin olan ekonomik risk "yapay zeka balonu" üzerinde yoğunlaşıyor.
Yapay zekanın ekonomik etkisi daha net hale geldikçe yatırımlar artıyor ancak analistler, yapay zekanın "paraya dönüştürülmesinin" hâlâ belirsizliğini koruduğu yönünde uyarı yapıyor.