Advertisement

2020 yılı koronavirüs salgını ve salgına yönelik mali ve parasal önlemlerin etkisiyle birçok varlık sınıfının dalgalı görünüm sergilediği bir yıl oldu.

Piyasalardaki oynaklıktan gelişmekte olan ülke varlıklarıyla birlikte Türk varlıkları da etkilendi. Türk Lirası dolar karşısında 2020 yılı içinde tüm zamanların en yüksek seviyelerini görürken, risk priminde de yukarı yönlü bir ivme izlendi. Yılın sonuna doğru ise ekonomiye yönelik yeni mesajların etkisiyle Türk Lirası'nda ve risk priminde fiyatlamaların pozitif yönde değiştiği görüldü.

Bloomberg HT Araştırma Birimi'nin yaptığı hesaplama yılın son döneminde Türk varlıklarında kaydedilen normalleşmeye ilişkin farklı bir veri seti sağladı.

İlgili veri seti hazırlanırken her ayın ilk iş günündeki kur dikkate alındı. Bundan sonra ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti ve dolar üzerindeki libor faizleri alınarak günlük bir maliyet hesabı çıkarıldı. Hesaplamada stopajlar ve vergiler de dikkate alınmadı. Böylelikle ortaya gösterge bir tablo çıktı.

Yapılan hesaplamaya göre Ocak ayında 5,9575 seviyesinden dolar alan yatırımcının maliyeti 30 Aralık tarihi itibariyle 6,5943 oldu. Kurdaki 30 Aralık seviyesi dikkate alındığında yatırımcının priminin yüzde 10,7 olduğu görüldü. Haziran ve Temmuz döneminde kurda yatay seyrin görüldüğü dönemlerde doları tercih eden yatırımcı da 30 Aralık itibariyle yüzde 5'in üzerinde prim sağladı.

Eylül'den sonra ise bu hesaba göre dolar alan yatırımcı kazanç yaşayamadı. Yılın son 4 ayında dolarda kalan yatırımcı ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti ve libor faizlerin dikkate alınarak yapılan maliyet hesabına göre 30 Aralık itibariyle kayıp yaşadı.