Yılmaz: İstihdam birinci gündem maddesi olmalı
-
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, istihdam meselesinin ülkenin birinci gündem maddesi haline getirilmesi gerektiğini söyledi
TBMM (A.A) - 26.11.2010 - Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, istihdam meselesinin ülkenin birinci gündem maddesi haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Bakan Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı bütçeleri üzerinde milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtladı.
İstihdamın gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler için sonuç odaklı bir yaklaşım açısından temel bir gösterge olduğunu ifade eden Yılmaz, ''Ekonominiz bilmem yüzde kaç büyüyebilir, başka bir takım göstergeleriniz değişebilir, ama bunun sosyal hayata yansıması daha çok istihdam aracılığıyla gerçekleşiyor. Dolayısıyla istihdam rakamını tüm ülkeler dikkatle takip ediyorlar'' diye konuştu.
ABD'de hükümetin, ''istihdamda artış görmeyinceye kadar krizden çıktığımızı söylemeyiz'' gibi bir tavır içerisinde olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye'nin son derece olumlu performans sergilediğini söyledi. Yılmaz, ''Geçen Ağustos ayından bu yana istihdamda ciddi oranda bir artış görüyoruz. İşsizlik oranında bir azalış görüyoruz'' dedi.
Bakan Yılmaz, 9. Kalkınma Planı'nda belirlenen 5 temel eksenden birinin istihdam olduğunu kaydederek, istihdamı artırmanın hükümetin temel öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Yılmaz, şöyle devam etti:
''2023 vizyonumuzun alt açılımlarına baktığımız zaman, 2023'lere doğru ülkemizin istihdam sayısını 30 milyonların üzerine çıkarma gibi hedefimiz var. Bu da son derece önemli. Orta vadeli programımızda bu vizyonu yansıtacak şekilde yine aynı eksenlere sahip.
İstihdamı nasıl geliştireceğiz? Burada olmazsa olmaz hususlardan birisi büyüme. Büyüme olmadan istihdamı artırmak çok zor. Mutlaka büyümemiz gerekiyor ama her büyüme aynı oranda istihdam üretmiyor. 'İstihdamın büyüme esnekliği' dediğimiz bir durum var. Bizde arzu ettiğimiz ölçüde yüksek değil. İş gücü piyasalarının esnekliği açısından neredeyse en sonuncu ülkeler arasındayız. Bu da kayıtdışı istihdamı teşvik ediyor. Önümüzdeki dönemde gerek büyüme potansiyelimizi daha üst noktalara çıkarmamız, gerekse istihdamı artırmamız mutlaka iş gücü piyasasına ilişkin reformları yapmamıza bağlı. Bugün itibarıyla çok iyi bir performans gösterdik gerçekten 1 milyonun üzerinde istihdam artışımız var.''
Türkiye'nin sürekli olarak nüfusunun arttığına dikkati çeken Yılmaz, artan nüfusa iş bulma zorunluluğu olduğunu ifade etti.
Ülkenin geleneksel sektörlerden modern sektörlere geçiş sürecinde bir transformasyon içerisinde olduğunu belirten Yılmaz, ''Bunun getirdiği yükü de kaldırmak zorundayız. Hızlı ve büyüyen, toplam faktör verimliliği artan bir ekonomi var. Ülke olarak istihdam meselesini birinci gündem maddesi haline getirmemiz gerekiyor. Bu konuda önerisi, modeli olan tüm kesimlere açık olduğumuz ve etkili bir bir şekilde uygulamaya hazır olduğumuzu söylemek isterim'' diye konuştu.
-''SANAYİ İSTİHDAMINDA CİDDİ ARTIŞ VAR''-
Sektörel ve bölgesel politikaların çok önemli olduğunu vurgulayan Bakan Yılmaz, eğitim-iş gücü ilişkisini de istihdam politikaları bağlamında çok önemsediklerini söyledi. Yılmaz, ''Eğitim sistemimiz ile iş gücü piyasası arasındaki ilişkiyi güçlendirmek zorundayız. DPT bu konuda bir çalışma başlatacak. Küresel kriz ortamında işsizlik oranı artsa bile istihdam sayısında artış olduğunu görüyoruz. Mutlak değer olarak istihdam sayısında artış sağlamış durumdayız. Birçok ülke aynı performansı gösteremedi. ABD'nin istihdamı 5 milyon civarında kayıp yaşamış. Türkiye'de 80 binin üzerinde mütevazı da olsa artış yaşanmış'' diye konuştu.
Milletvekillerinin, TÜİK'in çalışmalarına yönelik bazı eleştirileri olduğunu hatırlatan Yılmaz, kurumun son yıllarda çok önemli çalışmalar yaptığını söyledi. İstatistik çalışmalarında hata marjları olabileceğine işaret eden Yılmaz, ''Bunlar kötü niyetli, kasıtlı, manüpilasyon amaçlı değil. İşin tabiatında olan hadiseler'' dedi.
Yılmaz, sanayi istihdamında çok ciddi bir artış olduğunu belirterek, ''Sanayi istihdamında yüzde 8,8'lik artış var. Bu gerçekten son derece sevindirici. 343 bin kişilik istihdama tekabül ediyor'' diye konuştu.
-''ÜNİTER YAPIYI SAVUNMALIYIZ''-
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, bugün komisyonda kendisine yönelik yaptığı konuşmayı anımsatan Yılmaz, bölgesel politikaları hiçbir şekilde ülkeyi farklı idari alanlara ayıran bir yapı olarak görmediklerini söyledi.
Bölgesel politikaların sırf bu temeldeki tartışmalar nedeniyle etkili bir şekilde uygulanamamasından yakınan Bakan Yılmaz, şöyle konuştu:
''Halbuki birçok üniter yapıya sahip ülkede bölgesel politikalar çok güçlü bir şekilde oluşturuluyor ve etkili bir şekilde uygulanıyor. Bölgesel politikanın federasyonla falan hiçbir alakası da yoktur. Şunun altını çizmek isterim 'üniter yapı' dediğimiz hadise, sadece hukuki bir gereklilikten dolayı değil, insanımızın refahı ve mutluluğu için de savunması gereken bir yapı. Ekonomik ve sosyal açıdan da savunmamız gereken bir yapı. İnsanların serbestçe dolaşabildiği, malların, fikirlerin, sermayenin her yere özgürce hareket edebildiği bir ortam, aslında refahın da bölgeler arası dayanışmanın da yürütülmesi için en uygun ortam. Dolayısıyla, üniter yapıyla bölgesel politikaların hiçbir çatışması söz konusu değil. Tam aksine bence üniter yapı etkili bir bölgesel politika için çok daha güçlü bir yapı.
Diğer türlü bu bölgeler arası kıskançlıklar, çekişmeler belki bölgesel politika açısından çok daha olumsuz bir çerçeve oluşturabilir. Biz bölgesel gelişmeyi veya bölgelerimizi fonksiyonel bazda tarif ediyoruz. İdari bir yapı, idari bir sınır gibi değil, ekonomik ve fonksiyonel bir yapı olarak görüyoruz ve bu fonksiyonel yapı içinde katma değeri artırmaya, potansiyelimizi yükseltmeye gayret ediyoruz.''
-''(EFES PİLSEN KAPANSIN) DEMİYORUZ''-
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Mehmet Küçük de milletvekillerinin bazı sorularını yanıtladı.
Bir spor kulübünün isminde alkol markasının yer alması uygulamasının dünyanın hiçbir yerinde olmadığını belirten Küçük, ''Liverpool futbol takımının göğsünde sponsor bir firmanın ismi var, ama 'Efes Pilsen' takımın ismi'' dedi.
Anayasanın ilgili maddesi, AB'nin ilgili direktifleri ve daha birçok düzenlemenin gençleri alkol düşkünlüğünden koruma görevi verdiğine dikkati çeken Küçük, 28 ülkede bu konunun sınırlandığını ya da tamamen yasaklandığını anlattı. Küçük, ''Biz, 'kulübü kapat' demiyoruz, ama bizzat markanın ismi olmaz. Ayrıca, 'pilsen' Latince'de 'alt fermantasyon birası' anlamına geliyor'' diye konuştu.
Sarmalık kıyılmış tütün üretimi için sınırlama ve yasaklama olmadığına dikkati çeken Küçük, satış yaptığı için ceza verilen işletmelerin mevzuata aykırı uygulama yaptıklarını söyledi.
Komisyonda yapılan oylamada, DPT, TÜİK, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun 2011 yılı bütçeleri kabul edildi.