İrfan Donat

Tarımda Milli Birlik Projesi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak,  "Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019" başlığıyla ‘reform paketi’ni açıkladı.

Reform paketinde tarım ve gıda sektörüne dair başlıklar da var.

Bakan Albayrak, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çalışılan başlıkların Mayıs ayında kamuoyuna açıklanacağını söyleyerek, ilk etapta ana hatlarıyla bazı bilgiler paylaştı.

Gelin isterseniz önce Bakan Albayrak’ın açıklamalarına kısaca göz atalım, sonra da söz konusu açıklamaları yorumlamaya çalışalım.

“TARIMDA MİLLİ BİRLİK PROJESİ”

Gıda enflasyonu ile mücadele için en önemli yapısal reformun “Tarımda Milli Birlik Projesi” olacağını söyleyen Albayrak, bölge ve ürün bazında bir makro arz, talep ve ticari planlama sürecinin kurumsal alt yapılarının tesis edileceğini kaydetti.

Sahada operasyonel yetkinliği kooperatif yapısının merkezde olduğu güçlü kurumsal alt yapılarla sağlayacaklarını ifade eden Albayrak, “Bu kurumsal altyapı ürün ve bölge bazında sözleşmeli tarımın yaygınlaştırılmasını sağlayacak” dedi.

Açıklamalar sırasında, 2,5 yıl önce dönemin Tarım Bakanı Faruk Çelik öncülüğünde dönemin Başbakanı Binali Yıldırım tarafından açıklanan “Milli Tarım Projesi”nin biraz revize edilerek “Tarımda Milli Birlik Projesi” şeklinde karşımıza geldiği hissi uyandı.

Kelimelerin yeri değişse de içerik ve kapsam çok benzer.

Keşke 2,5 yıl önce açıklanan ve kırsalda değişim yaratabilecek o proje daha sonra rafa kaldırılmasa ve hemen uygulamaya konulabilseydi.

Bizim açımızdan yarattığı his, aynı projenin raftan indirilerek, üzerinde biraz çalışılıp yeniden açıklandığı yönünde oldu.

SERA A.Ş.

Bir diğer adımın Sera A.Ş. olduğunu ifade eden Albayrak, “Özellikle mevsimsel dalgalanmalarla enflasyonla mücadelede önemli yer tutan taze meyve sebze pazarında dengeleyici unsur olması amacıyla Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığıyla Sera A.Ş kurulacak. Sera A.Ş bünyesinde 2019 yılında ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa edilecek. Orta vadede 5 bin hektar üretim alanına ulaşılırken, uzun vadede örtü altı sebze üretiminin yüzde 25’inin karşılanması hedeflenecek” açıklamasında bulundu.

RAKAMLARDA SEHVEN HATA OLABİLİR Mİ?

İklim değişikliği risklerini arttığı, arzda dalgalanmaların yaşandığı dönemde modern sera yatırımı yaş meyve sebzenin arz ve fiyat istikrarı açısından önemli bir konu.

Ama Bakan Albayrak’ın sanırız ya dili sürçtü ya da kendisine verilen rakamlarda sehven bir hata söz konusu.

Zira Türkiye’nin toplam sera alanı 750 bin dekar civarında iken bunun sadece yüzde 2’sine denk gelen yaklaşık 13-15 bin dekarlık kısmı modern sera olarak karşımıza çıkıyor.

Yapılan açıklamada Sera A.Ş bünyesinde 2019 yılında ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa edileceği belirtiliyor ki bu da 20 bin dekar anlamına geliyor.

SERKONDER Başkanı Halil Kozan, geçtiğimiz aylarda Tarım-Analiz programında modern sera yatırım maliyetleriyle ilgili bazı rakamlar paylaşmıştı.

Bugünkü şartlarda anahtar teslim kurulum maliyeti dekar başına 50 bin Euro seviyesinde olan modern seranın 20 bin dönümlük kurulum maliyeti kabaca 1 milyar Euro’ya denk geliyor.

3-5 yıl gibi bir vadede rahatlıkla yapılabilecek bu yatırımın yaklaşık 8 ay gibi kısa bir sürede gerçekleştirileceğinin açıklanması bize oldukça iddialı geldi.

Bu konuyla ilgili detayları da Mayıs'ta öğreneceğiz. 

KÜÇÜKBAŞTA 4 YILDA 100 BİN BAŞ HEDEFİ

Bakan Albayrak’ın değindiği bir diğer başlık ise küçükbaş hayvancılık tarafında.          

“Ülkemiz coğrafi gerçeklerine uygun şekilde kırmızı et fiyat istikrarını küçükbaş hayvancılık hamlesi ile destekleyeceğiz” diyen Albayrak, ihracat kapasitesi, yerli yem ve coğrafi şartlara uygunluk gibi özellikleri dikkate aldığımızda, küçükbaş hayvancılıkta potansiyelin gerisinde olunduğunu kaydetti.

Albayrak, verilecek desteklerle 47 milyon olan küçükbaş hayvan varlığının 4 yıl içinde 100 milyona yükseltileceğini dile getirdi.

KURGUNUN DİĞER KISIMLARI DA PLANLANDI MI?

Küçükbaş hayvan varlığımızı artıralım, bunu zaten her fırsatta dile getiriyoruz.

Zira toplam kırmızı et üretiminde bir zamanlar yüzde 35 paya sahip olan küçükbaş etinin oranı şimdilerde yüzde 10-11 seviyelerine kadar gerilemiş durumda.

Kırmızı et fiyatlarındaki oynaklığı azaltmak ve istikrar sağlamak adına küçükbaş hayvancılık sigorta niteliğinde.

4 yıl gibi kısa bir sürede küçükbaş varlığımızı iki katına çıkarak proje gerçekten merak uyandırıcı.

100 milyon hedefine mevcut üreticilerin ölçeğini büyüterek mi ulaşmak hedefleniyor, yoksa yeni yatırımcılarla mı?

Merak ettiğimiz diğer nokta ise bu hayvanları besleyecek altyapımız ne durumda?

Bununla ilgili de çalışma var mı?

Bugün hayvancılıkta en büyük maliyetlerin başında gelen yem hammaddesi tarafında yaklaşık yüzde 55-60 seviyesinde ithalata bağımlıyız.

Kaba yem tarafında da önemli bir açık söz konusu.

Nicelik ve nitelik açısından ciddi bir kayba uğrayan meralarda ıslah çalışmaları yeterli seviyede ve etkinlikte yapılamıyor.

Üreticilerin meralardan faydalanma oranı çok düşük.

Küçükbaş hayvan varlığında artış hedeflenirken konunun bu boyutları da kurgulandı mı?

HAL YASASI VE GIDA REGÜLASYONU

Reform paketinde yer alan bir diğer başlık da son 2-3 yıldır gündemden düşmeyen yeni hal yasası ve regülasyonlarla ilgili.

Hal yasası kapsamında üretici kooperatiflerinin haller içerisindeki payının artırılmasının hedeflendiğini kaydeden Albayrak, toptan, perakende ve lojistik alanlarında daha rekabetçi bir yapının oluşturulmasını sağlama sözü verdi.

Albayrak, “Bu kapsamda tarladan sofraya daha kısa, daha etkin, daha rekabetçi ve daha denetlenebilir bir değer zinciri oluşturacağız. Ayrıca, üretimde rekabeti, toptan, perakende ve lojistikte denetim ve gözetimi sağlayacak bir regülasyon çerçevesi de devreye alacağız” dedi.

Bu konuyla ilgili sıkça yazdık, çizdik.

Burada yeniden tekrar etmeyelim, merak edenler bu konuyla ilgili önceki yazılarımızı internetten bulup okuyabilir.

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ NE DİYOR?

Reform paketinde yer alan tarımla ilgili açıklamalara sektör temsilcileri de farklı yorumlarda bulundu.

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, “Bizim çiftçi olarak açıklanan reform paketinden anladığımız satır başları şöyle” diyerek maddeler halinde şu özeti yaptı:

*** Büyükbaşa destek verilip sıfır faizle işletmeler kuruldu, şimdi küçükbaşa dönüş söz konusu.

*** Olmayan kooperatiflere destek açıklandı.

*** Milli Tarım Projesi, Tarımda Milli Birlik Projesi oldu.             

*** Kooperatifçilikte başarısız olan kuruma, Sera A.Ş. kurdurarak üretim ve pazarlamaya da el atılacağı anlaşılıyor. Tarımda reform için önce girdi maliyetlerini düşürmede başarılı olunmalı.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk ise reform paketinde tarımla ilgili yer alan başlıklar için,İnsana dokunmayan, kırsalda bütüncül kalkınmayı göz ardı eden, tabana dayalı üretici örgütlenmesini önceliklendirmeyen, üretim için yatırım desteklerini kapsamayan reformlarla tarımın sorunları çözülebilir mi? Umut olur ama kalıcı çözüm vermez” yorumunda bulundu.

Tarım- Analiz programına konuk olan Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu ise ‘Tarımda Milli Birlik Projesi’nin daha önce de ‘Milli Tarım Projesi’ adı altında denendiğini hatırlatarak, “İşi bilen, liyakat sahibi kadrolarla bu projelerin temellerinin sağlam oluşturulması çok önemli. Sadece temennilerle yola çıkıldığında mevcut durumdaki problemleri yaşamaya devam ederiz” dedi.

Tarımda en temel problemin verimlilik tarafında yaşandığını kaydeden Solakoğlu, “100 milyon küçükbaş projesi gibi büyük projelerde, hedeflerde kârlılık esas alınmalı. Mesela Türkiye’de koyun başına et verimi 16 kilogram iken bu oran Malezya’da 50 kilogram, Polonya’da 34 kilogram, İran’da 30 kilogram seviyelerinde. Dolayısıyla hayvan varlığı kadar o varlığın niteliği, kalitesi ve verimini de artırmak zorundasınız. Aksi takdirde hayvan sayısını tek başına artırmak çok anlamlı değil” ifadelerini kullandı.

Solakoğlu, tarımda reformu konuşurken ithalata bağımlı tarımsal üretimde kırılganlıkların giderilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mayıs ayında reform paketinin detaylarını açıklaması bekleniyor.

İzleyip göreceğiz.

Detaylar geldikçe sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com 

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
12 Nisan 2019 Cuma, 16:23 Misafir Köylü sınıfında koyun-kuzu bakacak genç insan kalmadı.Tüm gençler şehirde ve devletten masa başı iş bekliyor.Genç nüfus köye nasıl döndürülecek. Bence bu projenin eksik kısmı kalifiye ve genç insan olmamasıdır.
Yukarı