Advertisement

Bloomberg HT medya sponsorluğunda düzenlenen 13. İstanbul Moda Konferansı, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) ev sahipliğinde 8 Ekim tarihinde gerçekleşti.

Salgın nedeniyle online olarak gerçekleşen organizasyonun bu yılki teması “Fashion's wake up call” olarak belirlendi.

Hazır giyim ve tekstil sektörünün bütün tedarik zinciri halkalarını bir araya getiren konferansta, Türkiye'de ve dünyada markalaşma, yeni dünya düzenindeki hazır giyimin paylaşımı, başarı öyküleri, dünyada global tedarik ve ekonomik geleceğimiz gibi konular ele alındı.

Konferansın açılış konuşmasını ev sahipleri Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Karasu ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe gerçekleştirdi.

Bakan Varank: Türkiye sektör genelinde dünyanın en büyük 6. ihracatçısı konumunda

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, video konferans yöntemiyle yaptığı konuşmada, etkinliğin hazır giyim sektörünün tedarik stratejileri, sürdürülebilirliği ve dijitalleşmeye uyumu gibi alanlarda yeni fikirlerin tartışılmasını sağlayacağını söyledi.

Hazır giyim sektöründe 40 senedir sanayinin medarı iftiharı konumunda olduğumuzu belirten Bakan Varank, Türkiye’nin sektör genelinde dünyanın en büyük 6. ihracatçısı konumunda olduğunu ve geçen yıl 16,5 milyar dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade etti.

Bakan Varank konuşmasında, Bolu, Bursa, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Yalova ve Kilis'te tekstil ihtisas organize sanayi bölgeleri kurup, sektörel kümelenmeleri teşvik ettiklerini söyledi. İş geliştirme merkezinde, yeni mezun olmuş tasarımcılara ev sahipliği yapacaklarını aktaran Bakan Varank, "Prototip üretim atölyemizden bireysel girişimciler, lise ve üniversite öğrencileri, ürün tasarımcıları, KOBİ'ler, kurumsal firmalar faydalanabilecek. Tasarım kümelenmesi, dijitalleşme ve elektronik ticaretin sunduğu imkanlarla geliştirilen ürünlerin daha geniş pazarlara ulaşmasına katkı sağlayacak." dedi.

Konferansın açılışını gerçekleştiren Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Karasu, hazır giyim ve tekstilde dönüşümün başladığını ve bu dönüşümde tedarik zinciri, oyun kuralları ve oyuncuları ile yeniden kurulduğunu dile getirdi.

Moda endüstrisinde Türkiye’nin en hazır ve güçlü aday olduğunu söyleyen Karasu, “Biz ne yapacağımızı biliyoruz. AB komisyonuna gerekli mesajı ulaştırdık. Dışarıda strateji yapanların masasında oyuna dahil olmamız ve yeni pazarlarda yeni işler yaratmamız, bizi bir üst lige taşır.” dedi.

Dijitalleşme ve sürdürülebilirliğin Türk tekstil ve hazır giyimin sıçrama tahtası olacağını belirten Karasu, “Müşterilerimiz bize verdiği sosyal sorumluluk ödevlerinden kendi üstlerine düşeni yapmalı. Böyle bir dönemde üreticilerini ortada bırakmamalılar.” ifadesini kullandı.

Gültepe: Türkiye'nin serbest ticaret anlaşmaları yapması gerekli

13'üncü İstanbul Moda Konferansı açılışında değerlendirmelerde bulunan İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe ise, Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim sektörünün altyapısının güçlü olmasıyla pandeminin getirdiği sıkıntıları rahat atlattığını söyledi. Yeni dönemde tedarik zincirlerinin değişeceğini, yakınlığın ön plana çıkacağını belirten Gültepe, Türkiye'nin serbest ticaret anlaşmaları yapması gerektiğini vurguladı.

Konferansın “Yeni Dönem Tedarik Stratejileri” oturumunda konuşma yapan H&M Group Üretim Tedarik Müdürü David Savman, sürdürülebilirliğin gelecekte bir talep haline geleceğini söylerken, “Sürdürülebilir Moda” oturumunda değerlendirmede bulunan Joor CEO'su Kristin Savilia ise modada gidişatın çevre açısından iyi olmadığını ancak pandemi ile gelen farkındalığın bu alanda fırsat yarattığını belirtti.

“Sürdürülebilirlik” oturumunda söz alan İpeker Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi İhsan İpeker, sürdürülebilirliğin bir zihniyet olduğunu ve döngüsel ekonominin gelecek için başarılı bir değişim sağlamanın anahtarı olduğunu söyledi. Boston Consulting Group Global Başkanı Sarah Willersdorf ise, pandemi döneminde tüketicilerin yüzde 40’ı kadarının daha önce elektronik alışveriş yapmadığını ifade etti. En az 3 sene sürecek değişimin salgın sürecinde 3 ayda yaşandığını vurgulayan Willersdolf, bu değişim ortamında perakendecilerin nakdi korumaya ve iş yapma biçimlerini değiştirmeye çalıştığını sözlerine ekledi.