Advertisement

Altın fiyatları, Fed Başkanı Jerome Powell’ın şahin konuşması sonrasında yükselerek son bir haftanın zirvesine tırmandıktan sonra geriledi. Gram altın ise küresel altın fiyatlarındaki yükseliş ve Dolar/TL ’deki yüksek seyirle 800 TL’nin üzerinde bulunuyor.

Altın yatırımcıları, Powell’ın açıklamaları sonrasında bugün saat 16:30’da açıklanacak ABD enflasyon verisine odaklandı. Ülkede enflasyon Kasım’da yıllık yüzde 6,8 olarak gerçekleşirken, Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin medyan beklentisi Aralık ayında enflasyonun yüzde 7,1’e ulaşacağı yönünde oldu.

Powell konuşmasında, ABD ekonomisinin en hızlı şekilde geliştiğini ve işgücü piyasasının “inanılmaz bir şekilde” iyileştiğini söyledi.

Faiz artırımı hakkında yaptığı değerlendirmede, “Fed, enflasyonu soğutmak için daha fazla agresif faiz artışı gerekiyorsa bunu yapacaktır” diyen Powell, düşük enflasyon çağında para politikası çerçevesini güncellediklerini ve enflasyon artışının pandemi ile ilişkili bozukluklara bağlı olarak geliştiğini açıkladı.

Fed’in para politikasını sıkılaştıracağına yönelik şahin mesajları sonrasında altının kayıp yaşamaması, parasal sıkılaşmanın ve faiz artırımlarının çoktan fiyatlanmış olabileceğine işaret ediyor.

“Küresel tahvil faizleri salgın döneminin en yüksek seviyesinde bulunmasına rağmen altın çok da kötü performans göstermiyor” diyen Oanda Kıdemli Piyasa Analisti Edward Moya, Fed’in bilançosunu küçültmesinin getirisi eğrisini düzleştireceğini ve bunun da altını destekleyeceğini söyledi.

Ons altın fiyatı

Yeni haftaya da düşüşle başlayan ons altın, salı günü Powell’ın açıklamaları sonrasında yeniden yükselişe geçerek 1.823 dolara kadar tırmandı. Sonrasında hafif bir gerileme kaydeden değerli metal, çarşamba günü sabah saatlerinde 1.818 dolar seviyesinde işlem görüyor.

Gram altın fiyatı

Gram altın, geçen haftanın başında 816 TL’ye kadar tırmandıktan sonra dolar/TL’deki düşüşle 750 TL civarına kadar gerilemişti. Geçen haftanın ortasında 800 TL sınırına çıpa atan gram altın, yeni haftaya da bu seviyelere yakın bir seyirle 796 TL civarında başladıktan sonra çarşamba günü sabah saatlerinde 804 TL seviyesinde bulunuyor.

Altın fiyatları, enflasyonun yükselmesi sonrasında Fed’in Mart ayında faizleri artıracağının neredeyse kesinleşmesiyle yükseldi. Gram altın ise küresel altın fiyatlarındaki yükselişe rağmen dolar/TL’deki düşüşle geriledi.

ABD’de enflayon Aralık ayında yüzde 7’ye çıkarak 39 yılın zirvesine tırmandı. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi yıllık enflasyonun yüzde 7 olması yönündeydi.

Doların en çok işlem gördüğü para birimleri karşısındaki performansını ölçen Bloomberg Dolar Spot Endeksi, enflasyon sonrasında yüzde 0,3 düşüşle 1.165 seviyesine geriledi. Doların zayıflaması dolar cinsinden fiyatlanan altın gibi emtiaları da destekledi.

Fed’in para politikasını sıkılaştıracağına yönelik şahin mesajları sonrasında altının kayıp yaşamaması, parasal sıkılaşmanın ve faiz artırımlarının çoktan fiyatlanmış olabileceğine işaret ediyordu. Yüksek gelen enflasyon ve Mart ayında faizlerin yükseltileceğine dair beklentilerin artmasına rağmen altın fiyatlarının yükselmesi de bunu doğruluyor.

Ons altın fiyatı

Yeni haftaya da düşüşle başlayan ons altın, salı günü Powell’ın açıklamaları sonrasında yeniden yükselişe geçerek 1.823 dolara kadar tırmandı. Sonrasında hafif bir gerileme kaydeden değerli metal, çarşamba günü enflasyon verisi sonrasında yükselerek 1.828 dolara kadar tırmandı.

Gram altın fiyatı

Gram altın, geçen haftanın başında 816 TL’ye kadar tırmandıktan sonra dolar/TL’deki düşüşle 750 TL civarına kadar gerilemişti. Geçen haftanın ortasında 800 TL sınırına çıpa atan gram altın, yeni haftaya da bu seviyelere yakın bir seyirle 796 TL civarında başladıktan sonra çarşamba günü sabah saatlerinde 804 TL seviyesinde bulunuyordu.

Gram altın, küresel altın fiyatlarındaki yükselişe rağmen ABD enflayon verisi sonrasında dolar kurunda yaşanan düşüşle 786 TL seviyesinde bulunuyor.

Dow Jones’un CryptoCompare verilerine dayandırdığı haberine göre, Türk lirası dolar ve euroyu geçerek Tether çaprazında en fazla işlem gören resmi para birimi oldu.

Dow Jones’a konuşan Bitlo Dijital Pazarlama Direktörü Esra Alpay, geçtiğimiz çeyrekte kullanıcılarının önemli derecede arttığını belirterek “Türk lirasındaki oynaklık ve son aylarda yükselen enflasyon yatırımcıların kripto paraları kârlı yatırım araçları olarak görmesine yol açtı” dedi.

Türk lirası 2021 yılında dolar karşısında yüzde 40’tan fazla değer kaybederken dolar kuru da 7,40 seviyelerinden 13’ün üzerine tırmandı. Türk lirasındaki değer kaybının son çeyrekte hızlanmasıyla Borsa İstanbul ve Türk lirası arasındaki ilişki de tersine dönmüştü.

Kripto para borsalarında işlem gören ve sabit koin olarak doların ikamesi olan Tether’in Türk lirası karşısındaki değeri ile doların Türk lirası karşısındaki değeri arasındaki fark da Aralık ayı başında kripto para piyasaları ve kurdaki oynaklıkla açılmıştı.

Daha önceki işlemlerde haftasonları Tether-Türk lirası çaprazı ve Dolar-Türk lirası çaprazı arasında fark artış gösterdikten sonra haftaiçi iki çaprazın da seviyesi neredeyse eşitleniyordu.

Fakat iki parite arasındaki fark Bitcoin’in sert düşüş yaşadığı 4 Aralık haftasonu neredeyse 1 TL’ye kadar ulaşmıştı.

Bitcoin’in 50 günlük hareketli ortalaması 200 günlük hareketli ortalamasını aşağı yönlü kesmeye doğru ilerliyor. Bu da piyasalarda düşüş trendinin başlayacağının işareti olarak yorumlanıyor.

En büyük piyasa değerine sahip kripto para olan Bitcoin’in 50 günlük hareketli ortalaması 200 günlük hareketli ortalamasını en son kestiği zaman yüzde 20’den fazla düşüş kaydederek 30 bin doların altına gerilemişti.

Bitcoin pazartesi günü sert bir düşüşle Eylül’den bu yana ilk defa 40 bin doların altını görmüştü. Kripto para piyasalarının geneline yayılan satış dalgası sonrasında Bitcoin salı günü toparlayarak yeniden 42 bin doların üzerine tırmandı.

BofA’dan balon uyarısı

Piyasada son günlerde kriptoda yine balon tartışmaları gündeme gelmişti. Aralarında Michael Hartnett’in de olduğu BofA stratejistleri, merkez bankası sıkılaştırmalarıyla sadece kripto paralarda değil, paladyum, teknoloji hisseleri ve tarihsel olarak riskli varlıklardaki balonların “eş zamanlı olarak patladığını” belirtti.

Infrastructure Capital Advisors Portföy Yöneticisi Jay Hatfield de “Fed’den gelen likiditedeki azalma, hem öz sermaye risk priminin hem de faiz oranlarının yükselmesine neden olacak ve bu da, para kaybettiren teknoloji hisse senetlerine ve özellikle kripto para birimlerine yapılan momentum odaklı yatırımlar da dahil olmak üzere piyasadaki en riskli varlıkları orantısız bir şekilde etkilemeye devam edecek” değerlendirmesini yaptı.

TAHSİN AKÇA

Metal işçi sendikaları ve işveren sendikası arasındaki görüşmeler anlaşmayla tamamlandı.

Anlaşma sonucunda işçilere yüzde 65,67 oranında zam yapılacak.

Anlaşmayla metal işçilerinin ortalama ücretine brüt 4 bin 181 lira, net yaklaşık 3 bin 554 lira zam yapılmış oldu. Böylece metal işçilerinin ortalama net ücreti 5 bin liradan 8 bin 554 liraya yükselmiş olacak. Sosyal haklarla birlikte ortalama net ücret 9 bin liraya yaklaşacak.

İşçi kesimi yüzde 76,21'lik zam talep ederken, işveren tarafının teklifi yüzde 50,45 olmuştu.

Buna göre birinci 6 ay tüm işçilerin saat ücretine yüzde 10, bunun üzerine 3 lira 70 kuruş seyyanen zam olacak.

İkinci 6 ay ise tüm işçilerin saat ücretine yüzde 30 oranında zam yapılacak. Enflasyonun bu oranın üzerinde gerçekleşmesi halinde, enflasyon oranı geçerli olacak.

Sözleşmenin üçüncü ve dördüncü 6 aylarında ise enflasyon oranında artış yapılacak.

Sosyal haklarda da artış belli oldu

Anlaşmaya göre işçilerin sosyal haklarına birinci yılına yüzde 35 artış sağlandı. İkinci yılına ise enflasyon oranında zam yapılacak.

Kurban bayramı yardımı birinci yıl için bütün gruplara yüzde 75 oranında artırıldı.

Son olarak, ilki bu Ocak ayı olmak üzere herkese net 400 liralık erzak çeki ve 2023 Ocak ayında yine net 400 liralık erzak çeki verilecek.

MESS Başkanı Akkol: Süreç boyunca yapıcı adımlar attık

MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol toplu sözleşme ile ilgili şunları ifade etti:

Amacımız, metal sanayisinin büyümesini ve gelişmesini sağlamak. Süreç boyunca, sektörümüzün ülkemiz sanayisinde oynadığı kritik rolü göz önünde bulundurarak uzlaşma için yapıcı adımlar attık. Yeni nesil sendikacılık anlayışımızla, metal sektörünün çalışma hayatında öncülük ettiğimiz büyük değişimi ve iyileşmeyi daha da ileriye taşımak için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Ülkemiz ekonomisi ve ihracatı açısından büyük önem taşıyan sektörümüzde varılan bu anlaşma ile istihdam, çalışma barışı ve sektörün rekabet gücü korundu.

Dünya Altın Konseyi, salgın kaynaklı para politikaları, tedarik zinciri sorunları ve sıkı istihdam piyasasının yarattığı zincirleme etkilerden dolayı enflasyonun yüksek kalmaya devam edeceğini öngörüyor.

Yüksek enflasyonla beraber hisse piyasalarındaki aşırı değerlemeler, yeni koronavirüs varyantları ve geçtiğimiz dönemde daha az likit varlıklara olan talepteki artışın piyasalarda düşüşe neden olabileceğini belirten konsey, bunun da portföylerde hedge olarak tercih edilen altına olan talebi artıracağını düşündüğünü belirtti.

Altın fiyatlarının tüketicilerin ve merkez bankalarının talebinden de destek bulabileceğini ifade eden Dünya Altın Konseyi, bu iki etkenin de uzun dönemde altın fiyatlarını yukarı yönlü etkilediğini vurguladı.

Faizlerin beklenenden hızlı yükselmesinin ise altın fiyatlarını baskılayacağını belirten kuruluş, nominal ve reel faizlerin tarihsel olarak çok düşük kalmaya devam edeceğini ve bunun da portföylerdeki dağılımın yapısını etkileyerek altın gibi daha likit varlıklara olan talebi artırabileceğini söyledi.

2021’de altın hangi bölgeye aktı?

Dünya Altın Konseyi’nin raporuna göre, Kuzey Amerika’daki borsa yatırım fonlarından altın çıkışı 10.9 milyar dolara ulaşırken Asya’daki fonlara 1.5 milyar dolarlık altın girişi oldu.

Böylece Asya’daki borsa yatırım fonlarının yönettiği altın miktarı yüzde 20 artarken Kuzey Amerika’daki fonlardaki altın miktarı yüzde 8,9 azaldı.

Avrupa’daki borsa yatırım fonlarına altın giriş çıkışları 2021’de yatay bir seyir izledi. Küresel bazda tüm borsa yatırım fonlarına 2021’de 38,9 milyar dolarlık altın girişi olurken 48 milyar dolarlık altın çıkışı oldu.

Bugün ABD’de aralık ayı tüketici enflasyonu verileri TSİ 16:30’da açıklanacak. Bloomberg anketine göre tüketici fiyatlarında aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 7 artış bekleniyor. Ülkede yıllık enflasyon beklendiği gibi yüzde 7’ye çıkarsa, 1982’den bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış olacak.

Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyonun ise aylık bazda yüzde 0,5’e, yıllık bazda yüzde 5,4’e çıktığı tahmin ediliyor. Veri, Fed’in faiz artırımlarına mart ayında başlayıp başlamayacağı açısından önemli bir gösterge olacak.

Bloomberg Economics, omikron varyantı kaynaklı arz sıkıntılarının ABD enflasyonu üzerinde ilk çeyrekte ilave yukarı yönlü baskı kurabileceğini öngörüyor. Bununla birlikte ülkede fiyatları yukarı iten unsurların yılın kalan kısmında etkisini azaltacağı da tahmin ediliyor.

Öncelikle omikrona bağlı bir kapanma beklenmiyor. Bu da tüketicilerin kapanma döneminde talebinin arttığı önemli harcama kalemi ürün gruplarına saldırmayacağı anlamına geliyor. Başta petrol olmak üzere, önemli emtia fiyatları zirve seviyelerinden indi ve Fed de para politikasını sıkılaştırmaya başlıyor.

Tüm bunlar, birçok ekonomistin neden 2022 sonunda ABD’de yüzde 3’ün altında enflasyon beklediğini de ortaya koyuyor. Ancak ekonomistlerin büyük bölümü geçen yılki tırmanışı da öngöremeyerek, yine daha ılımı bir enflasyon tahmin etmişlerdi.

Ekonomistlerin fazla iyimser olabileceğine dair işaretler ise; kiralarda yükseliş beklentisi, ücretlerde artışın ivme kazanması, omikron varyantına bağlı olası arz sıkıntıları olarak sıralanıyor.

DoubleLine Capital CEO’su Jeffrey Gundlach, Fed’in ücret artışları konusunda geriden geldiğini belirtti ve “Resesyon konusunda hiç olmadığımız kadar tetikte olacağız” dedi. Milyarder fon yöneticisi ABD’de enflasyonun 2021’de yüzde 7’yi aşmış olabileceğini, 2022’nin ilk yarısında zirve seviyesine ulaşacağını tahmin etti.

Powell: Gerekirse daha fazla faiz artırırız

ABD Merkez Bankası Fed’in Başkanı Jerome Powell, yüksek enflasyonun ABD’deki ekonomik toparlanma için “ciddi bir tehdit” olduğunu ve Fed’in enflasyonu dizginlemek için gerekeni yapacağını söyledi.

ABD Senatosu Bankacılık Komitesi’ne hitap eden Powell, Fed’in sıfıra yakın seviyedeki faiz oranlarını artırmaya ve $8,8 trilyonluk bilançosunu küçültmeye başlayacağını söylerken, bunu aşırı ısınan bir ekonomiyi soğutmaya yönelik bir politika olarak değil, pandemi döneminde uygulamaya sokulan ultra gevşek acil önlemlerin kaldırılması olarak sundu.

Bu yıl normal arz koşullarına dönüleceğini düşündüğünü belirten Powell, “Enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek seviyelerde kaldığını görürsek, faiz oranlarını zaman içinde daha fazla artırmak zorunda kalırsak, artırırız.” dedi.

“Gerçekten bu yıl boyunca normale daha yakın bir politikaya geçeceğiz, ancak şu an bulunduğumuz yerden normale giden uzun bir yol var” diyen Powell, bu sürecin istihdam oranı üzerinde olumsuz bir etkisi olmasını beklemediklerini belirtti.

Powell, faizlerin hangi ay itibarıyla artmaya başlayacağı konusunda işaret vermese de bilançoyu küçültmeye bu yıl başlayacaklarını net olarak ortaya koydu. Fed’in iki bölgesel başkanı dünkü açıklamalarında Powell’ı destekledi.

Bu yıl faiz kararlarında oy hakkı bulunan Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester, ekonomi mevcut görünümünü korursa mart ayında faiz artırmayı destekleyeceğini söyledi. Kansas City Fed Başkanı Esther George da Fed’in bilançosunu, normalleşmenin erken aşamalarında küçültmeye başlamaktan yana olduğunu belirtti.