Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Cevdet Yılmaz'dan ekonomiye ilişkin dikkat çeken açıklamalar

Cevdet Yılmaz'dan ekonomiye ilişkin dikkat çeken açıklamalar

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin olumlu bir gelecek vadettiğini belirterek, bunu doğrudan FDI yatırımlarındaki artışlardan net biçimde gördüklerini söyledi.

  • Pandeminin ardından dört yıllık dönemde dünya ekonomisinin yüzde 15, Türkiye'nin ise yüzde 30 büyüdüğünü belirten Yılmaz, enflasyona dair ise bu yıl hedefin 20'lerin altı olduğunu, dezenflasyon sürecinin de devam edeceğini vurguladı.

13 Şubat 2026, 21:01
Güncelleme : 13 Şubat 2026, 21:01

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin olumlu bir gelecek vadettiğini belirterek, bunu yatırımlardaki gelişmelerden net biçimde gördüklerini söyledi. Yılmaz, "Türkiye olumlu bir gelecek vadediyor. Bunu da yatırımlardan görüyoruz. Doğrudan, FDI dediğimiz yatırımlar dünyada daralırken, Türkiye'de artışta" dedi.

İl ziyareti kapsamında bir otelde düzenlenen Mersin İş Dünyası Buluşması programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonominin büyük bir belirsizlik döneminden geçtiğini, uluslararası kuralların ve kurumların zayıfladığı bir ortam oluştuğunu ifade etti. Yılmaz, buna karşın dünyada aynı zamanda büyük bir teknolojik dönüşümün yaşandığını söyledi.

Mevcut küresel tabloda daha dikkatli ve güçlü politikalarla hareket edilmesi gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Bu tür dönemler, risklerin yükseldiği dönemlerdir ama aynı zamanda fırsatların da ortaya çıktığı. Bunları değerlendirebilirseniz, küresel düzeydeki konumunuzu başka bir noktaya taşıyabileceğiniz dönemlerdir" diye konuştu.

Kalkınma Planları ve Orta Vadeli Programlar hazırlanırken bu gelişmelerin dikkate alındığını vurgulayan Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti olarak önemli bir mesafe almış durumdayız. Bu karmaşık dönemi iyi değerlendirebilirsek, risklerin ve belirsizliklerin arttığı bu dönemi kendi içimizde öngörülebilirliği ve istikrarı artırarak karşılayabilirsek, buradan büyük avantajlarla çıkma ihtimalimizin de yüksek olduğunu ifade etmek isterim" değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, Türkiye'nin kritik bir eşikten geçtiğini belirterek, orta gelir tuzağı kavramına değindi. Bu sürecin, artan emek maliyetleri, şehirleşme, eğitim düzeyi ve tüketim alışkanlıklarındaki değişimle birlikte ülkelerin düşük maliyetli emekle çalışan ekonomilerle rekabet etmekte zorlandığı bir aşamayı ifade ettiğini anlattı. Teknolojik dönüşümün yeterince sağlanamaması halinde ülkelerin, yüksek teknolojiyle üretim yapan ekonomiler ile düşük emek maliyetine sahip ülkeler arasında sıkışabildiğini söyledi.

Bu sürecin aşılmasının yolunun düşük ücret politikaları olmadığını vurgulayan Yılmaz, teknolojik seviyenin yükseltilmesi, emeğin katma değerinin ve verimliliğinin artırılması gerektiğini belirtti. Toplam faktör verimliliğinin artırılmasının, kurumlar, hukuk düzeni, teknoloji politikaları, eğitim, sağlık ve şehirleşme alanlarında bütüncül bir dönüşüm gerektirdiğini ifade etti. Yılmaz, bu eşiğin aşılması halinde ülkelerin gelişmiş ekonomiler ligine kalıcı şekilde girebildiğini söyledi.

Türkiye'nin bu dönüşüm sürecinden geçen bir ülke olduğunu kaydeden Yılmaz, son 23 yılda Türkiye'nin alt orta gelirli ülkeler liginden üst orta gelirli ülkeler ligine yükseldiğini dile getirdi.

"2020-2024 döneminde dünya yüzde 15, Türkiye yüzde 30 büyüdü"

Yılmaz, Türkiye'nin ilk kez 2025 yılında kişi başına gelirde 18 bin dolara yaklaşan nominal bir seviyeye ulaştığını ve milli gelirin 1,5 trilyon doları aştığını belirtti. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ülkenin gelişmiş ekonomiler arasında kalıcı hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, bunun yapısal bir dönüşümü zorunlu kıldığını söyledi.

Son yıllarda pandemi ve deprem gibi önemli şokların yaşandığını hatırlatan Yılmaz, enflasyonun 2024'te yüzde 75'in üzerine çıktığını, bu seviyeden yaklaşık 45 puanlık bir düşüş sağlandığını ifade etti. Uygulanan programla enflasyonun düşürülmesi ve finansal istikrarın güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Pandemi döneminde Türkiye'nin reel ekonomiyi güçlü tuttuğunu belirten Yılmaz, 2020-2024 döneminde dünya ekonomisinin yüzde 15 büyürken, Türkiye'nin yüzde 30 büyüdüğünü söyledi. Reel ekonomide önemli bir başarı elde edildiğini, ancak bu süreçte finansal tarafta dengesizliklerin ortaya çıktığını ifade eden Yılmaz, önceliğin finansal istikrarı sağlamak olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, geçen yıl enflasyonun yüzde 30'un biraz üzerinde kapandığını, bu yıl hedefin enflasyonu 20'lerin altına indirmek olduğunu belirtti. Ocak ayında beklentilerin üzerinde bir artış görülmesine rağmen yıllık bazda dezenflasyon sürecinin devam ettiğini söyledi.

Tarım sektörünün geçen yıl don ve kuraklıktan olumsuz etkilendiğini hatırlatan Yılmaz, bu durumun hem büyümeyi hem de enflasyonu olumsuz etkilediğini ifade etti. Bu baz etkisiyle 2026'da tarımın ters yönde bir katkı sunmasının beklendiğini belirterek, "Hem büyümemize hem enflasyonla mücadelemize inşallah tarımın çok ciddi katkısı olacak" dedi.

Enflasyonla mücadelenin arz yönlü politikalarla desteklendiğini dile getiren Yılmaz, selektif finansal araçlarla ihracatçılara ve hassas sektörlere destek verildiğini kaydetti.

"Doğrudan yatırımlar dünyada daralırken, Türkiye'de artışta"

Yılmaz, cari açığın yüzde 1,5 seviyelerine gerilediğini, bütçe açığının yüzde 3'ün altında olduğunu ve kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 24-25 civarında seyrettiğini söyledi.

Doğrudan yabancı yatırımların dünyada daralmasına karşın Türkiye'de arttığını belirten Yılmaz, geçen yıl FDI girişlerinde yaklaşık yüzde 12 artış yaşandığını ve bu yatırımların daha üretken alanlara yöneldiğini ifade etti. Sermaye piyasalarına ve borsaya olan ilginin de bu güvenin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Büyük Çukurova ve Doğu Akdeniz'in stratejik önemine dikkat çeken Yılmaz, küresel rekabet gücünün ancak bölgesel bir bakış açısıyla oluşturulabileceğini belirtti. Kalkınma ajanslarının bu amaçla kurulduğunu hatırlatan Yılmaz, bölgesel planlamanın ve iş bölümünün önemini vurguladı.

Ulaştırma ve lojistik sektörlerinin tüm sektörleri etkileyen kritik alanlar olduğunu ifade eden Yılmaz, eğitim, insan kaynağı ve tarımda verimliliğin artırılmasının da büyük önem taşıdığını söyledi. Su kaynaklarının verimli kullanılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, özellikle Akdeniz Bölgesi'nin küresel ısınmadan daha fazla etkileneceğini dikkate alarak kapsamlı planlamalar yapılması gerektiğini vurguladı.

Yılmaz, suyun şehirlerde ve tarımda verimli kullanılmasının öncelik olması gerektiğini belirterek, "Ama hepsinden önemlisi verimli kullanma çünkü siz şehirde suyu verimli kullanmadığınız sürece yapılan her yatırımın yüzde 40'ı boşa gidiyor demektir" dedi.