Advertisement

Credit Suisse Group AG'nin yeni CEO’su, bankayı bulunduğu zor durumdan kurtaracak yeni bir geri dönüş stratejisi sumak için yatırımcılardan 100 günden daha kısa bir süre istedi.

Ancak piyasalarda yaşanan dalgalanmalar göz önünde bulundurulduğunda bu süre çok daha uzun bir süre gibi algılanıyor.

Peki bankacılığın merkezi olarak bilinen İsviçre’nin en büyük bankalarından Credit Suisse nasıl bu hale geldi? Geçtiğimiz yıl Greensill ve Archegos gibi skandallarla yatırımcı güvenini önemli derecede zedeleyen banka, Ulrich Koerner’in Temmuz ayından itibaren CEO olarak atanması sonrasında yeni bir çıkış yolu belirlemeye çalışırken piyasa spekülasyonları, yetenekli bankacıların şirketi terk etmesi ve sermaye şüpheleri gibi sorunlarla boğuştu.

Yılın ilk yarısında 1,4 milyar dolarlık kayıp

Yılın ilk yarısında yatırım bankacılığı alanında yaklaşık 1,4 milyar dolarlık kayıp açıklayan bankanın, üst düzey bankacılara verdiği bonusları 106 milyon dolar kısması sonucu yetenekli çalışanlarını kaybetmesi ve Ukrayna işgali sonrası yaptırımlar nedeniyle Rusya ayağından yaklaşık 10 milyar dolarlık iş kaybı yaşaması, hali hazırda sıkılaşan piyasalar nedeniyle zor günler yaşayan bankaya olan yatırımcı güveninin dibe vurmasına yol açtı.

Geçtiğimiz hafta FRA-OIS makasının sert şekilde yükselmesiyle bazı bankaların para piyasasında borçlanmakta sorun yaşadığı ve Credit Suisse’in bu bankalar arasında başı çektiği konuşulmaya başlanmıştı.

Sonrasında şirketin tahvillerini temerrüde karşı sigortalamanın maliyeti (CDS), hisse senetlerinin yeni bir rekor düşük seviyeye ulaşmasıyla geçtiğimiz hafta yaklaşık yüzde 15 artarak 2009’dan beri görülmeyen seviyelere ulaşmıştı.

Bankanın CEO’su Ulrich Koerner, çalışanlara bankanın güçlü bir sermaye tabanına ve likidite pozisyonuna sahip olduğu konusunda güvence verirken firmanın 27 Ekim’de açıklayacağı stratejik plana dek personele düzenli güncellemeler gönderileceğini belirtti.

Credit Suisse yöneticileri şirketin 30 Haziran’daki yüzde 13,5’luk CET1 sermaye oranının 2022 için planlanan yüzde 13-14 aralığının ortasında olduğunu belirtti. Firmanın 2021 yıllık raporunda uluslararası düzenleyici asgari oranının yüzde 8 olduğu belirtilirken İsviçre otoriteleri yüzde 10’luk daha yüksek bir seviye talep etmişti.

Varlık satımından sonra 4 milyar İsviçre Frangı gerekebilir

Kroll, Becker & Wing (KBW) analistleri bankanın yeniden yapılanma, büyüme çalışmaları ve belirsizlikleri finanse etmek için bile bazı varlıklarının sattıktan sonra 4 milyar İsviçre Frangı sermaye artırımına gitmesi gerekebileceğini öngörüyor.

Son bir yılda hisse değeri yaklaşık yüzde 60 düşen bankanın piyasa değeri Mart 2021’de 30 milyar Frank civarında iken mevcut değeri yaklaşık 10 milyar franga düştü ve bu da yapılacak olası bir hisse satışının uzun vadeli yatırımcılar için seyreltici bir etkiye sahip olacağı anlamına geliyor.

Bloomberg’ün haberine göre banka şu anda yatırım bankacılığı iş kolunda kapsamlı değişikliklere gitmeyi ve birkaç yıl içinde binlerce işten çıkarmayı gerçekleştirmeyi planlıyor.

Deutsche Bank'ın güven kriziyle arasında önemli farklar var

Mevcut durumu altı yıl önce Deutsche Bank’ın yaşadığı güven kriziyle karşılaştıran analistler iki durum arasında farklılıklar olduğuna dikkat çekiyor.

Alman bankası o dönemde izlediği strateji ve ABD’nin mortgage varlıklarıyla ilgili soruşturmasına maliyetinin yakın vadeli etkileriyle ilgili geniş çaplı sorularla karşılaşmıştı. Sonrasında bankanın CDS oranı hızla yükselmiş, kredi skoru düşürülmüş ve müşterileri bankayla çalışmaktan imtina etmeye başlamışlardı.

Deutsche Bank endişe edilenden daha düşük bir miktar karşılığında anlaşmaya varmış, yaklaşık 8 milyar euro yeni sermaye toplamış ve stratejisini yenilediğini duyurarak üzerindeki stresi hafifletmeyi başarmıştı. Ancak bankanın azalan gelirleri ve artan finansman maliyetlerinden oluşan “kısır döngü”nün tersine çevirmesi yıllar almıştı.

Credit Suisse ise Deutsche Bank'ın yaşadığı gibi 7,2 milyar dolarlık uzlaşma ölçeğinde herhangi bir sorunla karşı karşıya değil ve yüzde 13,5'lik CET1 sermaye oranı, Alman firmasının altı yıl önce sahip olduğu yüzde 10,8'den daha yüksek.

Öte yandan yaklaşık 250 baz puanlık beş yıllık CDS fiyatı, yılın başında yaklaşık 55 baz puandan yükseldi ve rekor seviyelere yakın seyrediyor. Bu seviyeler hala sıkıntılı olmaktan uzak ve geniş bir piyasa satışlarının parçası olsa da, mevcut ortamda bankanın kredibilitesinin bozulduğuna işaret ediyor.