Advertisement

Hisse senetlerinden tahvillere kadar riskli varlıklar için şimdiye kadar iyi bir yıl oldu. Gelişen piyasa varlıkları da yükselişe katıldı ancak EM paraları bu yükselişten son dönemde payını alamadı.

Gelişen piyasa paralarının yükselişe katılmamasına ilişkin giderek büyüyen tartışmanın gözlemcileri arasında bazı fon yöneticileri küresel yavaşlama risklerine dikkat çekiyor. EM kurlarının Ocak sonundan beri iki yönlü hareket etmesi, küresel hisse senetlerinin ilk çeyrek kazançlarını artırmasına karşın endişelerin sürdüğünü işaret ediyor.

Aynı şekilde gelişen piyasa paralarındaki herhangi bir yükseliş de küresel risk iştahının tekrar sahne aldığı şeklinde iyi bir sinyal olabilir.

Londra'da JPMorgan Asset Management gelişen piyasa tahvil birimi yöneticisi Pierre-Yves Bareau, “Gelişen piyasalar için iki engel öngörüyorum. İlki ABD Doları hala görece güçlü. İkinci olarak piyasanın 2018'de düşük performans gösteren gelişen piyasaları satın alması için piyasanın dibi görmüş olması lazım.” dedi.

Büyüme sorunu

EM paralarının yükselmemesiyle ilgili perspektiflerden biri büyüme sorununu işaret ediyor. Buna göre merkez bankalarının politika normalleşmesinden uzaklaşması tahvil ve hisse senetleri için cesaret verici olsa da Döviz piyasasında tepki için büyümenin hızlandığına dair gerçek bir kanıt gerekiyor.

EM pozisyonlanmasına doyma”

Başka bir bakış açısına göre önemli merkez bankalarının on yıllık geniş para döneminin ardından gelişmiş ülke fon yöneticileri gelişen piyasa paralarına doydu. Aralarında baş ekonomist Robin Brooks'un da bulunduğu Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) analistleri bu durumu “Gelişen piyasa pozisyonlanmasına doyma” olarak tanımlıyor.

Gelişen piyasalara zayıf giriş

UniCredit Bank AG'den Kiran Kowshik'e göreyse “Gelişen piyasa pozisyonlanmasına doyma” teorisi tatmin edici değil. Bankanın uzmanları bunun yerine gelişen piyasalara doğrudan yabancı yatırım girişlerinin en zayıf seviyelerde durgun kaldığı açıklamasını tercih ediyor. Kowshik'in 2 Nisan tarihli notunda doğrudan yabancı yatırımların (FDI) ve cari işlemler girişlerinin merkez bankası politika değişimlerine ve küresel risk iştahına bağlı olarak hızla değişmediği belirtildi.

Dolar beklentileri ve temkinli duruş

Londra'da Hans Redeker liderliğindeki Morgan Stanley döviz stratejistleri Fed'in bu yılki faiz artırımı planlarını terketmesinden dolayı daha fazla dolar tepkisi bekleyen yatırımcılar arasında tereddüt tespit ettiğini söylüyor.

Redeker'in 4 Nisan notunda “EM paralarının yükseleceğine ve doların zayıflayacağına ilişkin artan sinayllere rağmen yatırımcılar pek ikna olmamış ve temkinli görünüyor.” dedi. Bankanın uzmanları yanıltıcı başlangıçların daha öncede olduğunu ve yatırımcıların daha net sinyaller için beklediğinin altını çizdi.

Diğer MB'ler de Fed'e uyum sağladı”

Bir grup analistin açıklamasıysa Fed'in para politikasındaki dönüşünün döviz piyasası üzerinde fazla etkili olmadığı, çünkü gelişen piyasalar dahil diğer merkez bankalarının da aynı yönde politika değişikliğine gittiği şeklinde. Örneğin Hindistan geçtiğimiz hafta bu yılın politika faiz indirimine gitti.

Londra'da Vanguard Asset Management küresel EM aktif tahvil fonu yöneticisi Nick Eisinger, Fed'in büyük bir dönüş yaptığını ancak diğerlerinin de ardından hızla güvercine döndüğünü belirtiyor.

Siyasi volatilite

Toronto'da Westwood Management Corp. fon yöneticisi Patricia Perez-Coutts, “Gelişen piyasalarda yukarı yönlü potansiyel Türkiye gibi yerlerden kaynaklı volatilite nedeniyle sınırlı.” dedi. Perez-Coutts, Türkiye'de yakın zamandaki fonlama sıkılaştırmasının, haberlere sert tepki veren Brezilya parası gibi gelişen piyasalarda şok dalgasına neden olduğunu belirtti.

Bazı uzmanlara göre Türkiye, Nijerya, Tayland'da geçtiğimiz haftalarda seçimlere gidilmesi ve Filipiler, Endonezya, Güney Afrika'da da seçimlere gidilecek olması gelişen piyasa paraları üzerinde baskı oluşturuyor.

EM'ler blok olarak görülmemeli”

Birçok piyasa katılımcısı gelişen piyasaları bir blok olarak görmenin hata olduğunu vurguluyor. JPMorgan Asset Management'tan Bareau, sermaye girişleri ve ödemeler dengesinin değiştiğine ve Asya varlıklarının iyi durumda göründüğüne dikkat çekiyor.

UniCredit'ten Kowshik de benzer bir şekilde, güçlü cari denge ve FDI pozisyonu olan ekonomilerin para birimlerini uygun görüyor.