Advertisement

Tüketici fiyatları Kasım'da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,31 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu Kasım ayına ilişkin tüketici ve üretici fiyat endekslerini yayımladı.

Buna göre tüketici fiyatlarındaki aylık artış yüzde 3,51 oldu.

Yıllık çekirdek enflasyon ise yüzde 17,62'ye yükseldi.

Üretici enflasyonundaki artış ivmesi de devam etti. Buna göre üretici fiyat endeksi Kasım'da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 54,62 arttı. Aylık bazda artış ise yüzde 9,99 oldu.

Bu rakamların ardından tüketici fiyat endeksiyle üretici fiyat endekslerindeki yıllık artış hızları arasındaki fark da rekor seviyeye yükseldi.

Yıllık bazda en yüksek artış lokanta ve otellerde

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar sırasıyla, yüzde 28,90 ile lokanta ve oteller, yüzde 27,11 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 25,14 ile ev eşyası oldu.

Yıllık en düşük artış ise yüzde 5,77 ile haberleşme ana grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla yüzde 7,91 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 8,33 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 13,96 ile eğlence ve kültür oldu.

Aylık en yüksek artış ulaştırmada

2021 yılı Kasım ayında artışın önceki aya göre yüksek olduğu ana gruplar sırasıyla, yüzde 6,31 ile ulaştırma, yüzde 5,36 ile çeşitli mal ve hizmetler, yüzde 4,10 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2021 yılı Kasım ayında en az artış gösteren ana gruplar yüzde 0,03 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 0,08 ile eğitim ve yüzde 0,58 ile haberleşme oldu.

Beklenti yüzde 20,7 seviyesindeydi

Bloomberg HT’nin enflasyon anketine katılan 24 kurumun medyan beklentisi Kasım ayında enflasyonun yıllık yüzde 20,7; aylık ise yüzde 3 olması yönündeydi.

Ankete katılan kurumlar arasında en düşük beklentiyi paylaşan kurum aylık enflasyonun yüzde 1,80 olacağını belirtirken en yüksek beklentiyi paylaşan kurum enflasyonun Kasım ayında yüzde 3,6 olarak gerçekleşeceğini ifade etmişti.

Yıllık bazda ise en yüksek beklenti yüzde 21,4; en düşük beklenti ise yüzde 19,3 olmuştu.

Üretici fiyatlarında en yüksek artışlar enerji kalemlerinde

Yüzde 50'yi aşan üretici fiyatlarında ise en yüksek artışların enerji kalemlerinde olduğu izlendi.

TÜİK verilerine göre yıllık en yüksek artış kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 145,94, ham petrol ve doğalgaz yüzde 116,51, ana metaller yüzde 97,13 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Yıllık en düşük artış ise yüzde 12,60 ile giyim eşyası, yüzde 19,66 ile deri ve ilgili ürünler, yüzde 22,23 ile diğer madencilik ve taş ocakçılığı ürünleri alt sektörlerinde gerçekleşti.

Aylık bazda da benzer tablo izlendi. Buna bir önceki aya göre ham petrol ve doğalgaz yüzde 20,67, kömür ve linyit yüzde 16,72, tekstil ürünleri yüzde 14,37 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

"Kur 10-11'e gerilemezse kısa süre içinde yüzde 30 seviyeleri görülür"

Bloomberg HT yayınına katılan Gedik Yatırım Ekonomisti Serkan Gönençler Kasım enflasyon verileriyle ilgili şu yorumu yaptı:

Yukarı yönlü risklerin olduğu daha önce belirtilmişti ve bu risklerin gerçekleştiğini görüyoruz. Benim beklentim sene sonu için yüzde 24 civarı. Kur geri gelmezse Ocak ve Şubat için yüzde 30 olmasını bekliyorum. Merkez Bankası'nın öngörüsünün gerçekleşmesi için kurun 10-11 TL civarına gerilemesi gerekiyor. Aksi takdirde kısa süre içinde yüzde 30 seviyelerini göreceğiz gibi görünüyor.”

TCMB politika faizi ile manşet enflasyon farkı rekora çıktı

Verilerin ardından politika faiziyle manşet enflasyon arasındaki makasın 6,3 puana çıktığı görüldü. TCMB'nin dikkate aldığı çekirdek enflasyonla politika faizi arasındaki fark ise 2,6 puan oldu.

Öncü göstergeler yükselişe işaret etmişti

Enflasyon açısından öncü gösterge olarak değerlendirilen İstanbul Ticaret Odası (İTO) perakende ve toptan fiyat endeksleri ile Türk-İş gıda fiyatları endeksi Kasım ayında yükselişe işaret etmişti.

İTO verilerine göre perakende fiyatlardaki artış hızı 18 yılın zirvesine çıkmıştı.

İstanbul'da perakende fiyatlar Kasım'da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24,05 artış kaydetti. Aylık bazda artış yüzde 4,71 oldu.

Üretici fiyatları açısından öncü göstergelerden biri olan toptan eşya fiyat endeksi ise Kasım'da yıllık yüzde 34,08 arttı. Aylık bazda artış ise yüzde 6,77 olarak kaydedildi.

Türk-İş gıda endeksinde de rekor artış kaydedilmişti.

Türk-İş'in verilerine göre Ankara'da gıda fiyatları Kasım'da aylık yüzde 3,18; yıllık yüzde 26,82 arttı.

Kurda rekor ayı

Kasım ayında Dolar/TL kurunda hızlı bir yükseliş yaşanmıştı.

Aya 10 seviyesinde başlayan dolar/TL kuru ay sonunda güniçi işlemlerde 13,95 seviyesini görmüştü.

Kur Kasım'da yüzde 40 artış kaydetmişti. Bu rakam 2001'den sonra bir ayda yaşanan en yüksek kur artışına işaret etmişti.

Yabancıların enflasyon beklentileri yukarı yönlü

Gevşek para politikası tercihi ve petrol fiyatlarındaki artış TÜFE beklentilerinin yukarı yönlü hareketine sebep oluyor.

MUFG Bank EM Araştırma Müdürü Ehsan Khoman bozulan fiyatlamalar, enflasyonun yüksek trendi ve zayıf liranın TCMB’nin öngördüğü enflasyon tahmin patikasından daha zorlu bir enflasyon görünümüne işaret ettiğini söyledi.

Coex Partners Stratejisti Henrik Gullberg’e göre mevcut durumu tersine çevirecek tek şey “agresif” bir faiz artışı yapılması ve enflasyonun aşağı yönlü patikaya girene kadar sıkı para politikası uygulanması.

Gullberg “Ancak bunu yaparak daha zayıf iç talebi ve böylece daha düşük bir büyümeyi kabul etmeniz gerekir. Şu aşamada bunun tolere edilmesi mümkün gözükmüyor” değerlendirmesini yaptı.

Fitch Ratings, “erken” olarak nitelendirdiği parasal gevşemenin yurtiçi güvende bozulmaya neden olduğunu belirterek, Türkiye’nin kredi notunun görünümünü “negatif”e indirdi.

Türkiye'nin kredi notunun da "BB-" olarak teyit edildiği belirtildi.

Fitch raporunda “Merkez Bankası’nın erken parasal gevşeme döngüsü ve daha fazla faiz indirimi veya 2023 seçimleri öncesi ek ekonomik teşvikler yurtiçi güvende erozyona yol açıyor. Bu durum lirada, gün içinde benzeri görülmemiş oynaklık dahil, keskin bir düşüş ve artan enflasyon olarak kendisini gösteriyor” denildi.

Fitch analisti Erich Arispe Morales, söz konusu erozyonun zayıflayan liraya yansıdığını belirtirken bunun finansman baskılarını artırabilecek makroekonomik ve finansal istikrar riskleri yarattığına dikkat çekti.

Fitch, Türkiye’nin notunu BB- ile yatırım yapılabilir seviyenin üç kademe altında belirlemişti. Bu not seviyesinde Brezilya ve Güney Afrika da bulunuyor.

Büyüme beklentisini yükseltti

Kuruluş, Türkiye için bu yılki büyüme beklentisini yüzde 9,2'den yüzde 10,5'e çıkardı.

Türkiye'nin Kovid-19 salgınının etkili olmaya başladığı 2020'de gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 1,8 arttığı anımsatılan açıklamada, ülke ekonomisinin 2021'de ise yüzde 10,5 büyümesinin tahmin edildiği aktarıldı. Fitch, eylül ayında yayımlanan Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'nda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 9,2 büyüyeceğini öngörmüştü.

Açıklamada, ülke ekonomisine ilişkin 2022 yılı büyüme tahmininin ise yüzde 3,5'ten yüzde 3,6'ya yükseltildiği kaydedildi.

Türkiye'nin ekonomik büyümesinin, emsallerine göre güçlü olduğuna işaret edilen açıklamada, ancak ülkede kişi başına düşen milli gelirin dolar bazında 2013'ten bu yana düşüş eğiliminde olduğu ifade edildi.

Fitch yetkilileri TL'deki kaybın riski artırdığını belirtmişti

Fitch Kıdemli Bankacılık Direktörü Lindsey Liddell daha önce Bloomberg HT’ye yaptığı değerlendirmede Türk lirasındaki değer kaybının Türk bankalarının kredi profilleriyle ilgili riskleri artırdığını belirtmişti.

“Sektörün kredilerinin yüzde 36’lık önemli bir kısmının Döviz cinsi olduğu düşünüldüğünde TL’deki değer kaybı varlık kalitesi risklerini artırıyor” diyen Liddell, döviz cinsi risk ağırlıklı kalemlerdeki artıştan dolayı kurdaki yükselişin aynı zamanda sermaye yeterlilik oranlarında düşüşe neden olduğunu dile getirmişti.

Liddell, bankaların döviz cinsi risk ağırlıklı kalemlerdeki hesapta 252 günlük ortalamayı kullanmalarına izin verilmesini sağlayan sermaye hesabı kolaylıklarıyla ilgili düzenlemenin uzatılmasının Türk lirasındaki düşüş durumunda sermaye yeterlilik oranlarına destek sağladığını vurgulamıştı.

Türk lirasındaki değer kaybının yüksek döviz cinsi borçluluktan dolayı Türk bankaları için refinansman riskini de artırdığını belirten Liddell, Türk lirasındaki değer kaybının döviz cinsi mevduat çıkışları düşünüldüğünde likidite riskleri de yaratabileceğini ifade etmişti.

Kurda görülen oynaklığı yakından takip ediyordu

Geçen hafta Bloomberg HT'ye konuşan diğer Fitch yetkilisi Kıdemli Direktör Erich Arispe, “Son günlerde kurda görülen oynaklık düşünüldüğünde bunun makroekonomik ve finansal istikrara olan etkilerini ve ilgili makamların tepkilerini yakından takip ediyoruz” demişti.

En son yaptıkları not değerlendirmesinde ödemeler dengesi ve makroekonomik istikrar ile ilgili risklere vurgu yaptıklarını belirten Arispe, “Bunların arasında döviz rezervlerinin erimesi ya da beklenenden erken gelen faiz indiriminin yatırımcı güvenini düşürerek bankacılık ve özel sektör üzerindeki baskıyı artırması da yer alıyordu” diye eklemişti.

“Türk banka notları operasyonel ortamın baskısı altında

Fitch Ratings, Ekim ayında yayımladığı bir raporda Türk bankaların büyük bölümünün kredi notlarının zorlu operasyonel ortam nedeniyle baskı altında kalmaya devam ettiğini belirtmişti.

Kredi derecelendirme kuruluşu tarafından yayımlanan raporda, Fitch’in Türk bankacılık sektörü için operasyonel ortam puanının ‘B+’ olduğunu hatırlatılarak, bu puanın “Türkiye’nin makro ve siyasi oynaklığını, para birimi zayıflığını, enflasyonist baskılarını ve yatırımcı algısını” yansıttığı ifade edilmişti.

Raporda, “Bankaların varlık kalitesi operasyonel ortam oynaklığı, kayda değer döviz borçlanması, yüksek TL faiz oranları ile inşaat, gayrimenkul, enerji ve turizm gibi yüksek riskli sektörlerle ilişkileri nedeniyle baskı altında” denilmişti.

Fitch Ratings, Ağustos ayında Türkiye’nin kredi notunu "BB-" , görünümünü ise “durağan” olarak teyit ettiğini açıklamıştı.