Advertisement

Fed küresel piyasaların odaklandığı faiz kararını açıkladı.

Fed piyasanın beklentilerini doğrultusunda politika faizini değiştirmeyerek yüzde 0-0,25 aralığında sabit bıraktı.

Noktasal grafikten 2022 için üç faiz artışı beklentisi çıktı. 2023 için de üç faiz artışı beklentisi belirlenirken 2024 için de 2 artış beklentisi öne çıktı.

Varlık alımında azaltım hızı ikiye katlanarak 30 milyar dolar olarak belirlendi. Buna göre Hazine kağıtları alımları aylık 20 milyar dolar, ipoteğe dayalı menkul kıymet alımları ise 10 milyar dolar azaltılacak.

Fed'in kararı oybirliği ile alındı.

Karar metninde enflasyonun pandemi ve tedarik zinciri sıkıntıları ile yükseldiği ifade edildi. Metinden enflasyonun geçici olduğu yönündeki ifadelerin de çıkarıldığı görüldü.

Metinde ekonominin görünüme yönelik devam eden risklerle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Ekonomik projeksiyonlar da yayımlandı

Fed ekonomiye ilişkin projeksiyonları da yayımladı. Buna göre Eylül ayında yüzde 5,9 olarak açıklanan 2021 büyüme beklentisi yüzde 5,5 seviyesine çekildi. 2022 büyüme beklentisi ise yüzde 3,8'den yüzde 4'e yükseltildi. 2023 büyüme tahmini yüzde 2,5'ten yüzde 2,2'ye düşürüldü.

İşsizlik beklentilerinde ise aşağı yönlü revizyonlar yapıldı. 2021 işsizlik beklentisi yüzde 4,8'den yüzde 4,3'e; 2022 işsizlik beklentisi de yüzde 3,8'den yüzde 3,5 seviyesine çekildi. 2023 beklentisi yüzde 3,5'te sabit kaldı.

Enflasyon beklentilerinde ise yukarı yönlü revizeler dikkat çekti. Buna göre 2021 PCE enflasyon beklentisi yüzde 4,2'den yüzde 5,3'e çıktı. 2022 için bu veriye ilişkin beklenti yüzde 2,2'den yüzde 2,6'ya yükseltildi.

Çekirdek PCE enflasyon beklentisi 2021 için yüzde 3,7'den yüzde 4,4'e; 2022 için yüzde 2,3'ten yüzde 2,7'ye 2023 için ise yüzde 2,2'den yüzde 2,3'e çıkarıldı.

Powell: Fed tam istihdam hedefine ulaşmadan faizi artırabilir

Powell toplantı sonrası yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Varlık alımlarının azaltımında hızı artırmaya karar verdik. Açıklayacağım üzere, ekonomik gelişmeler ve görünümdeki değişimler para politikasında değişikliği gerektirdi.

Ekonomik aktivite, bu yıl güçlü bir hızla genişlemeye devam etmekte ve toplam talep çok güçlü kalmaktadır.

Son dönemde hem Kovid-19 vakalarının artması ve Omikron varyantının gelmesiyle birlikte görünüme dair riskler oluşmuştur. Virüsün etkilerini ve arz tarafındaki kısıtlamaları düşündüğümüzde hızlı bir büyüme öngörüyoruz. Büyüme için bu yıl medyan tahmin 5,5, önümüzdeki yıl için ise yüzde 4 olarak belirlendi.

İş piyasası koşulları gelişiyor ve çalışana daha fazla ihtiyaç var. Maksimum istihdam tarafında güçlü adımlar atıyoruz. İstihdam artışı son aylarda güçlü. İşsizlik ise çok büyük oranda düştü. Son toplantımızdan beri 0,6’lık bir düşüş gösterdi. Fed tam istihdam hedefine ulaşmadan faizi artırabilir.

Bu arada ücretler hızlı bir şekilde artıyor. İşçi bulma sorununun daha ne kadar süreceği belli değil. Komite katılımcıları olarak, önümüzdeki dönemlerde iş piyasasının iyileşmeye devam etmesini bekliyoruz. İşsizlik oranı yılın sonu için medyan olarak 3,5’e düşmüştür.

Arz ve talep tarafındaki dengesizlikler, pandemi ve açılmalara bağlı olarak yüksek enflasyona etki etmeye devam etti. Virüs buna katkı sağlamaktadır. Bunun bir sonucu olarak enflasyon yüzde 2’lik hedefimizin çok üzerinde. Önümüzdeki yıl da yüksek ihtimalle bu şekilde kalmaya devam edecektir. Yüksek enflasyonu tetikleyen etmenler pandemiden kaynaklanmaktadır. Fiyat artışları bir çok mal ve hizmette görülmektedir.”

Powell söylem değiştirmişti

İki hafta önce Fed Başkanı Jerome Powell, bankanın tapering temposunu yükseltmeyi düşünebileceğini söyleyerek piyasa aktörlerini şaşırtmıştı.

Yüksek fiyatların Kovid-19 salgını kaynaklı arz ve talep dengesizliklerine bağlı olduğunu yineleyen Powell, "Son birkaç ayda fiyat artışları ekonomide çok daha geniş bir alana yayıldı, daha yüksek enflasyon riskinin arttığını düşünüyorum." demişti.

Powell, enflasyonun uzun süredir Fed'in yüzde 2 hedefinin çok üzerinde seyrettiğine işaret ederek, enflasyonun "geçici" olduğu değerlendirmesinin bir kenara bırakılmasının zamanı olduğunu söylemişti.

Fed'in araçlarını yüksek enflasyonun kalıcı hale gelmediğinden emin olmak için kullanacaklarını vurgulayan Powell, yüksek enflasyonun gelecek yılın ortalarına kadar sürmesinin beklendiğini belirtmişti.

ABD'de enflasyon 39 yılın zirvesine çıkmıştı

ABD'de Kasım ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 artış kaydetmişti.

Söz konusu veri 1982'den bu yana en yüksek artışa işaret etmişti.

Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi TÜFE'nin yıllık bazda yüzde 6,8 artması yönündeydi.

Aylık bazda bakıldığında ise enflasyonun yüzde 0,8 olarak kaydedildiği görülmüştü.

Ankette enflasyonun bir önceki aya göre ise yüzde 0,7 olması bekleniyordu.

Çekirdek enflasyon göstergesi olan gıda ve enerji hariç enflasyon yıllık bazda yüzde 4,9 ile beklentilere paralel gerçekleşmişti. Aylık çekirdek enflasyon da yüzde 0,5 ile beklentiler doğrultusunda kaydedilmişti.

Dolar son altı yılın en büyük yıllık kazancına hazırlanıyor ve Singapur’dan Tokyo’ya, piyasa katılımcılarına göre, bu ralli bitmekten uzak görünüyor. Bu hareketin ardındaki temel faktör, önümüzdeki üç yıllık dönem boyunca faiz artırımları için bir yol haritası çizen şahin bir Fed’e karşılık diğer merkez bankalarının teşvikleri azaltma konusunda çok daha suskun kalması gösteriliyor.

Mizuho Bank Ltd. ekonomi ve strateji müdürü Vishnu Varathan, “Genele yayılan bir dolar yükselişi. Hazırlanılması gereken bu. Emtia paraları daha sert satışlarla karşılaşabilir ve gelişen piyasalar da, merkez bankaları faiz artırımlarına gitse bile, baskı altında kalacak. Bu artırımlar, Fed’in atacağı muhtemel adımların etkisini dengelemek için yeterli olmayacak” dedi.

Bank of America Corp.’un bu ay açıklanan bir anketine göre, yatırımcıların dolarda pozisyonlanması ve bu para birimine yönelik fikirleri 2015’ten bu yana en yukarı seviyeye yükseldi. Dolar 2021 yılında, G-10 ülkelerinin para birimlerinin tümü karşısında güç kazandı ve doların bu paralar karşısındaki seyrini gösteren Bloomberg Dolar Spot Endeksi söz konusunda dönemde yüzde 5,9 tırmanarak Temmuz 2020’den bu yana en yüksek seviyesine yaklaştı.

Dolar geçmişte de buna benzer bir hareket gerçekleştirdi. Amerikan para birimi 2016 yılı itibarıyla dört yıl üst üste değer kazandı ve bu süre boyunca toplam yüzde 28 yükseldi.
Bloomberg Dolar Spot Endeksi Çarşamba günü, Fed’in kararının piyasa beklentileri doğrultusunda çıkması ile birlikte yüzde 0,2 geri çekilirken, piyasa katılımcıları bu gibi düşüşlerin muhtemelen kısa ömürlü olacağını söylüyorlar.

Sumitomo Mitsui DS Asset Management Co., doların Japonya Merkez Bankası’nın zayıf enflasyon ortamında para politikasını normalleştirmekte zorlanmasından dolayı daha iyi performans göstereceğini kaydederek, yen karşısında doları tercih ediyor.

Sumitomo Mitsui DS Asset kıdemli fon yöneticisi Kei Yamazaki, “Fed’in bilançosunu daraltmaya 2023’te başlamasını bekliyorum. Bu doları destekleyici bir hareket. ABD’nin ekonomik büyümesinin diğerlerini aşması, Fed’in politika normalleştirmesini makul kılıyor. Doların, Fed’in geleceğe yönelik politika patikası dikkate alındığında daha da güçlenmesini bekliyorum” dedi.

National Australia Bank Ltd.’ye göre, piyasalar hali hazırda Fed’in birkaç faiz artırımına gitmesini fiyatlarken, ilave şahinliğin fiyatlanması için halen alan var. Banka, tersine, euro ve sterlinin artan enerji fiyatları ve güvercin bir Avrupa Merkez Bankası’ndan dolayı düşüşe hazırlandığını kaydetti.
National Australia Bank kıdemli döviz stratejisti Rodrigo Catril, “2022 riski, Fed’den üç değil de dört faiz artırımı gelmesi. Bu doların gücünü destekleyecektir. Euronun 1,10 dolar ve sterlinin 1,30 dolar seviyelerinin altında seyretme riskini görüyoruz” dedi.

“Daha Kırılgan”

Fon yöneticileri, doların, ABD faizlerindeki yükselişin muhtemelen birçok gelişen ülkede cari işlemler açığı üzerinde baskı oluşturacağı iddiası ile, gelişen piyasa paralarının büyük kısmı karşısında da yukarı trendde kalacağını düşünüyor.

MSCI gelişen piyasa para endeksi bu yıl sert dalgalanmalar gösterdi ve şimdilerde İsrail şekeli ve Çin yuanındaki yükselişlerin Türk Lirası ve Arjantin pesosundaki düşüşlerle dengelenmesinin etkisi ile yılın başındaki seviyelerin yakınında seyrediyor.

Scotiabank stratejisti Qi Gao, dolardaki topyekun alım çılgınlığı bankanın baz senaryosu olmazken, Hindistan, Kore ve Tayland paralarının en kırılgan paralar arasında yer alacağını söyledi ve rupinin sermaye çıkışları ve petrol fiyatlarındaki sıçrama ile karşı karşıya olduğunu sözlerine ekledi.

Fed’in 2022 Haziran ayında faiz artıracağına dair beklentiler, çarşamba günü gerçekleştirilen toplantı sonrasında zirveye çıktı. Beklentiler Kasım sonunda Omikron varyantına dair endişelerle hızlı bir şekilde geriledikten sonra Aralık ayında neredeyse ikiye katlandı.

Federal Açık Piyasa Komitesi, çarşamba günü politika faizinde herhangi bir değişiklik yapmadı fakat varlık alımı azaltımı hızını ikiye katlayarak 30 milyar dolara çıkardı. Fed politika yapıcıları ise 2022 ve 2023 yıllık üçer faiz artırımı, toplamda 6 faiz artırımı gerçekleşmesini bekliyor.

Karar metninde enflasyonun pandemi ve tedarik zinciri sıkıntıları ile yükseldiği ifade edildi. Metinden enflasyonun geçici olduğu yönündeki ifadelerin de çıkarıldığı görüldü. Metinde ekonominin görünüme yönelik devam eden risklerle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Fed ekonomiye ilişkin projeksiyonları da yayımladı. Buna göre Eylül ayında yüzde 5,9 olarak açıklanan 2021 büyüme beklentisi yüzde 5,5 seviyesine çekildi. 2022 büyüme beklentisi ise yüzde 3,8'den yüzde 4'e yükseltildi. 2023 büyüme tahmini yüzde 2,5'ten yüzde 2,2'ye düşürüldü.

Dolar/TL, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz kararı sonrasında 15,65 ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Sterlin/TL 20 seviyesini geçerken euro/TL 17,22 civarında bulunuyor.

Dolar/TL pazartesi günü rekor tazeledikten sonra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın müdahalesiyle 14 seviyesinin altına geri çekilmişti. Salı günü öğleden sonra yeniden yükselişe geçen dolar kuru çarşamba günü 14,80 seviyesinin üzerine tırmanmıştı.

Dolar/TL Kasım ayında yüzde 40’a yakın yükseliş kaydettikten sonra Aralık başından bu yana da yüzde 10 civarında yükseldi. Türk lirası dolar karşısında sene başından bu yana yüzde 50'den fazla değer kaybederken en son 2001 yılında yıllık bazda bu kadar büyük bir değer kaybı yaşanmıştı.

Türkiye’nin kredi temerrüt risk primi (CDS) 524 baz puan seviyesinde bulunurken 10 yıllık tahvil faizi yüzde 22,1 civarında seyrediyor.

TCMB faizleri 100 baz puan indirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini beklentiler doğrultusunda 100 baz puan indirdi. Karar metninde arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki arızi faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin ima ettiği alanın kullanımının tamamlanmasına karar verildiği belirtildi.

Bloomberg HT Araştırma Birimi'nin 17 kurumun katılımıyla gerçekleştirdiği ankette medyan beklenti politika faizinin 100 baz puan indirimle yüzde 14'e çekilmesi yönündeydi.

Ankette iki kurum 200 baz puanlık faiz indirim beklentisi içinde olduğunu belirtirken, bir kurum 75 baz puan ve diğer bir kurum ise 25 baz puan indirim tahmininde bulunmuştu.

TCMB Döviz piyasasına satım yönünde müdahaleye başlamıştı

Faiz kararından önce en kritik gelişmelerden birisi döviz piyasasına satım yönünde yapılan müdahaleler oldu.

TCMB’nin 1 Aralık tarihindeki ilk müdahalesi yaklaşık 650 milyon dolar, 3 Aralık’taki ikinci müdahalesi yaklaşık 400 milyon dolar, 10 Aralık’taki üçüncü müdahalesi ise yaklaşık 500 milyon dolar seviyesindeydi. TCMB’nin dördüncü ve 2,5 milyar dolarlık son müdahalesi ile birlikte toplam tutar yaklaşık 4 milyar seviyesine yükseldi.

Altın fiyatları, Fed belirsizliğinin ortadan kalkmasıyla son iki gündeki kayıplarını silerek haftaya başladığı fiyata geri döndü. Gram altın ise dolar/TL ve küresel altın fiyatlarındaki yükselişle 850 TL’ye doğru yöneldi.

Fed politika faizinde herhangi bir değişiklik yapmadı fakat varlık alımı azaltımı hızını ikiye katlayarak 30 milyar dolara çıkardı. Fed politika yapıcıları ise 2022 ve 2023 yıllık üçer faiz artırımı, toplamda 6 faiz artırımı gerçekleşmesini bekliyor.

Karar metninde enflasyonun pandemi ve tedarik zinciri sıkıntıları ile yükseldiği ifade edildi. Metinden enflasyonun geçici olduğu yönündeki ifadelerin de çıkarıldığı görüldü. Metinde ekonominin görünüme yönelik devam eden risklerle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Ons altın fiyatı

Geçen haftaya 1.783 dolar civarında başlayan ons altın, hafta boyunca dar bir fiyat aralığında seyrettikten sonra cuma günü açıklanan enflasyon verisi öncesinde 1.770 dolara kadar gerilmişti. Enflasyon verisiyle beraber toparlanan güvenli liman, haftayı 1.782 dolar ile kapatmıştı.

Ons altın, haftanın ilk iki günü dar bir bantta işlem gördükten sonra Fed toplantısı öncesinde 1.760 dolara civarına gerilemişti. Ons altın, Fed toplantısının yarattığı belirsizliğin kalkmasıyla son iki gündkei kayıplarını silerek hafta başına göre yatay bir seyir izliyor.

Gram altın fiyatı

Gram altın, geçen haftaya 785 TL civarında başladıktan sonra salı günü 773 TL’ye kadar gerilemişti. Çarşamba gününden itibaren dolar/TL ve küresel altın fiyatlarındaki seyirle kademeli olarak yükselen gram altın, haftaya 796 TL civarında başladıktan sonra dolar/TL'deki yükselişle 800 TL'yi geçerek 837 TL’ye kadar ulaşmıştı.

Dolar/TL’nin 14,75 seviyesine kadar tırmanması gram altındaki bu yükselişi etkilerken, dolar kurunun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın müdahalesi sonrasında 14’ün altına çekilmesiyle gram altın da yeniden 800 TL’nin altına gerilemişti.

Gram altın, küresel altın fiyatlarındaki yükseliş ve dolar kurunun 14,76 seviyesini görmesiyle perşembe günü 849 TL ile yeni bir zirve görmüş oldu.