Advertisement

Moody’s birçok G20 ülkesi için negatif büyüme öngörürken en olumlu büyüme tahminini %3,7 ile Endonezya için yaptı. S&P Global Ratings ise 2020’de ülkenin %3,8 büyümesini beklerken, Fitch Ratings de %2 büyümesini bekliyor.

264 milyonluk nüfusuyla en yüksek popülasyona sahip demokratik ülkeler arasında yer alan Endonezya. Ardı ardına %5’in üzerinde yakaladığı istikrarlı büyüme rakamlarıyla da seneler içinde iyi bir ekonomik görünüm çizmişti.

Büyüme beklentilerinin bu denli olumlu olmasının sebeplerinden biri resmi olarak ülkede bugüne kadar 3.,293 koronavirüs vakasının tespit edilmesi. Hükümet de vakalarla doğru orantılı olarak bazı bölgeler hariç çok sıkıcı tedbirler uygulamıyor, genellikle bar, restoran, sinema ve kafeler gibi sosyal toplanma alanlarını ve okulları kapatmakla yetiniyor..


Bu haftanın başlarındaysa 50 yıl vadeli tahvil ihraç ederek, en uzun süreli tahvil ihraç eden Asya ülkesi oldu. Koronavirüse karşı mücadele için ayrılan hükümet fonlarını desteklemek amacıyla ihraç edilen tahviller sayesinde 4,3 milyar dolar gelir elde edildi.

Tahvillere olan ilgi ve FED ile ile 60 milyar dolarlık bir repo alımı anlaşmasına varılması ülkeye olan olumlu bakışın somut adımlara dönüştüğünün de bir göstergesi. Fakat bu olumlu bakış hangi gerçekler üzerine kurulu?

Endonezya’ya karşı yapılan eleştirilerin başındaysa test yapılmaması ve doğru vaka sayısının belirlenememesi geliyor. Londra’da yer alan “Bulaşıcı Hastalıkları Matematiksel Modelleme Merkezi”ne göre, şu ana kadar tespit edilen vakalar aslında ülkedeki tüm vakaların %2’sini oluşturuyor. Bu modele göre ülkedeki gerçek vaka sayısı 89,000’den fazla.

Doktor ve hastane yatağı sayılarında da diğer Asya ülkelerinin gerisinde kalan Endonezya, yapılan olumlu büyüme tahminlerini karşılayabilecek gibi gözükmüyor. Eğer vaka sayıları tahmin edilen seviyelerdeyse zayıf karantina önlemleri ve gizlenen sayılar ileride ülkenin ciddi sorunlarla yüzleşmesine neden olur.

Erol Oytun Ercan