Advertisement

Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yapılan bir araştırmaya göre ABD Merkez Bankası (Fed), parasal teşvikten çıkış sürecinde varlık satışlarından kaçınarak izlenen politikaların gelişmekte olan ekonomilere yansıyan olumsuz etkilerini sınırlandırabilir.

IMF yayımladığı araştırmada Fed’in izlediği politikaların gelişmekte olan ülkelere yan etkileri üzerinde durdu. IMF, Fed’in küresel finansal krizin ardından büyümeyi desteklemek için tahvil alımı gerçekleştirdiği dönemin gelişen ülkelere yan etkilerinin, gösterge federal fon oranlarında geleneksel değişikliklere bağlı kaldığı döneme göre çok daha büyük olduğunu belirtti.

Fed yetkililerinin kriz dönemi politikalarını normalleştirerek gelecek yıl içinde bir zamanda faizleri artırmaları bekleniyor. Fed’in 2008’de başlayarak trilyon dolarlar tutarında tahvil satın alımı gerçekleştirmesinden bu yana kriz dönemi politikaları gelişen piyasa para birimlerini zayıflattı ve sermaye akışlarını yavaşlattı. 

IMF yetkilileri, Fed’in kriz dönemi politikalarından çıkışı nasıl gerçekleştireceğinin gelişmekte olan ekonomiler için 2015’te hayati önem taşıyacağı konusunda uyarıda bulundu.

IMF’in söz konusu raporu yazarlarından Jiaqian Chen, Tommaso Mancini-Griffoli ve Ratna Sahay, “Fed ve diğer gelişmiş ekonomi merkez bankaları, geleneksel olmayan para politikalarından çıkarken sürprizlerin piyasalara etkilerini minimal hale getirmek için uzun vadeli tahvil faizlerinde şokları en aza indirmeye odaklanmalı. Bu, biriktirdikleri varlıklarda doğrudan satışa gitmeyerek veya en azından bunu tahmin edilebilir ve mekanik bir yolla yapabilirler” ifadelerini kullandı.