Advertisement

Yabancı yatırımcılar, Fed'in faiz artırımına gideceği endişelerine ek olarak, seçimler sonrası artan siyasi belirsizliğin de etkisi ile, Türkiye'den son 10 yılın en hızlı para çıkışını yaptı.

Denizaşırı yatırımcılar, Merkez Bankası'nın Perşembe günü açıkladığı verilere göre, 19 Haziran'da biten haftada, yaklaşık 875 milyon dolarlık hisse senedi ve tahvil satışı gerçekleştirdi. Bu satışlarla birlikte, bu yıl 4.7 milyar dolara ulaşan çıkışlar, Türk varlıklarının fiyatları üzerindeki baskıya katkıda bulundu. Türk Lirası 2015 yılında yüzde 12 değer kaybederken, tahvil faizleri, gelişen piyasa tahvilleri arasında en hızlı yükselişi gerçekleştirdi.

İstanbul'da BGC Partners baş ekonomisti Özgür Altuğ, Bloomberg News'a e-posta yoluyla yaptığı değerlendirmede, "Açık olan nokta şu ki, Türk tahvillerinde satış dalgası bir süredir istikrarlı bir şekilde devam ediyor," dedi ve "Siyasi risk, Fed öncesi gelişen piyasalarda tahvil varlıklarını azaltma eğilimini daha da yoğunlaştırdı" şeklinde görüş bildirdi.

Yatırımcılar, Fed'in büyük ölçüde bu yıl yapması beklenen 2006 yılından bu yana ilk faiz artırımı öncesi daha sıkı likidite koşullarına göre pozisyon almaları ile birlikte, gelişen piyasalardan 2015 yılında 26 milyar dolarlık fon çekti. Türkiye'de 7 Haziran'da gerçekleştirilen parlamento seçimleri 13 yıl süren Ak Parti hükümetini sonlandırdı. Ancak partiler koalisyon hükümeti kurma konusunda anlaşamazlarsa, seçimlerin yenilecek.

Erken Seçimler

İstanbul'da Gedik Menkul Değerler Yurtiçi Satış Müdürü Eral Karayazıcı, e-posta yoluyla yaptığı değerlendirmede, "Yabancı yatırımcılar erken seçim olasığından dolayı pozisyonlarını kapıyor," dedi ve "8 Haziran sabahı uyandıklarında, yüzde 50 erken seçim şansı vardı. Bu durum geçen hafta bir ölçüye kadar sürdü. Muhtemelen koalisyon görüşmeleri le birlikte, bu hafta bir miktar giriş görebiliriz" yorumunda bulundu.

TEB Yatırım Stratejisti Işık Ökte, bazı hisse senedi yatırımcılarının hali hazıra partilerin hükümet konusunda anlaşamaya varabileceğine ilişkin işaretlerdend estek aldığını söyledi. Ökte, ayrıca, Türkiye tahvillerinin temel olarak ABD faizlerinin artırılacağı beklentilerinden ve kötüleşmekye olan lokal enflasyon görünümünden dolayı satılmakta olduğunu sözlerine ekledi.

Berenberg ekonomisti Wolf-Fabian Hungerland, e-posta yoluyla yaptığı değerlendirmede, "Son satış dalgası, Fed'in eylül ayında faiz artırıdğında ne olacağının bir provasıydı," dedi.

Yıl başından bu yana, tahvil piyasasından net çıkışlar, Merkez Bankası verilerine göre, 4.5 milyar dolara ulaşırken, hisse senedinde net satışlar 227 milyon dolar oldu. 2012 yılında toplam 22 milyar doların üzerinde giriş gerçekleşmişti.

Tam Dönem

Türk Lirası dolar karşısında Perşembe günü yüzde 0.9 değer kazanarak, TSİ 17:20'de 2.6547 seviyesine geldi ve hükümetin kurulabileceğine ilişkin beklentiler ile seçim öncesi seviyelerine geri döndü. Bu hareketin ardından, Türk Lirası bu yılki kaybını yüzde 12'ye daraltmasına akrşın, tüm dünyada Brezilya realinden sonra en fazla değer kayben para oldu. İki yıl vadeli lira cinsinden tahvillerin faizi yüzde 9.86'ya düşmesine rağmen halen Ocak ayındaki düşük seviyesinin 3 yüzde puanı üzerinde.

Washington Institute'un Türkiye Araştırma Programı direktörü Soner Çağaptay, gelecek hafta yapılacak Meclis başkanlığı seçiminin koalisyonun kurulup kurulamayacağının açık bir işareti olacağını söyledi.

Çağaptay, "Vekiller eğer, üçte iki çoğunluğun gerektiği ilk ya da ikinci turda başkanı seçerse, hükümet mümkün olabilir. Aksi halde erken seçim ihtimali daha güçlü" şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 23 Haziran'da yaptığı açıklamada, partiler arasındaki görüşmelerden bir anlaşma çıkmazsa, seçimin en erken Kasım ayında olabileceğini söyledi.

Çağaptay, siyasi tartışmalardan ne sonuç çıkarsa çıksın, tarihin, yatırımcıların 2020'de yapılması programlanan seçimler öncesi için plan yapmasının daha iyi olacağını gösterdiğini belirtti.

Çağaptay, "Zira Türkiye'de bugüne kadar hiçbir koalisyon ya da azınlık hükümeti tam yasama dönemini tamamlayamadı" dedi.