Advertisement

Aralarında Andre de Silva’nın da bulunduğu HSBC analistleri, yayımladığı bir araştırma raporunda Hindistan, Endonezya, Türkiye, Meksika ve Brezilya’daki uzun vadeli tahvillere karşı temkinli duruşlarını koruduklarını ama Çin’de ve Rusya’da uzun vadeli tahvillerde fırsatlar gördüklerini belirtti.

Nisan ayından bu yana dolardaki zayıflama ve gelişen ülke para birimlerindeki güçlenmenin gelişen ülke tahvil getirilerini desteklediğini belirten analistler, kurdan kaynaklanan güçlenmenin Mayıs ayında da gelişen ülke tahvillerini destekleyen en büyük faktör olduğunu vurguladı.

Analistlerin derlediği verilere göre, Mayıs ayında toplam tahvil getirisi en yüksek ülke Güney Afrika olurken en düşük ülke ise Şili oldu. Türkiye ise kurdaki değer kaybından dolayı toplam tahvil getirisi en düşük ikinci ülke oldu.

Türk lirası mayıs ayında yüzde 2,32 düşüş ile en fazla değer kaybeden gelişen ülke para birimi olurken Güney Afrika randı aynı dönemde yüzde 5,52 yükseliş ile en fazla değer kazanan gelişen ülke para birimi olmuştu.

Raporda benzer ülkeler arasında kısa vadeli dış borcunun Döviz rezervlerine oranı en fazla olan ülke yüzde 231,1 ile Türkiye olurken ithalatı karşılama oranı en düşük olan ülke yüzde 3,1 ile yine Türkiye oldu.

Türkiye’de merkezi yönetimin toplam borç stokunun vadeye kalan ortalama süresi 2019 Ocak ayında 6,4 yıl civarındayken 2021’in Nisan ayında bu süre 5,3 yıla geriledi. Bu da geçen sürede uzun vadeli tahvil ihraçlarının azaldığına işaret ediyor.

Hazine uzun vadeli tahvilleri programdan çıkarıyor

Hazine ve Maliye Bakanlığı Temmuz 2018’de 10 yıllık tahvil ihalesini programından çıkardıktan sonra 2020 Kasım ayında yeniden 10 yıllık ihraca başlayarak 1,5 milyar TL’lik tahvil satışı gerçekleştirmişti.

Sonrasında bakanlık Nisan ayında açıkladığı Mayıs-Temmuz dönemi borçlanma programında 10 yıl vadeli tahvil ihracına yer vermemişti.

Bakanlığın öncesinde yayımladığı Nisan-Haziran dönemi borçlanma programında ise ilgili dönem içerisinde Mayıs ayında 10 yıllık, Haziran ayında ise 9 yıllık borçlanma öngörülmüş bununla birlikte programda Mayıs ve Haziran ayına ilişkin takvimin geçici olduğu, piyasa koşullarına göre değiştirilebileceği vurgulanmıştı.