Advertisement

İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın, Avrupa Birliği ile önümüzdeki dönemi kapsayan ticaret anlaşması konuşmalarından çekilip çekilmeyeceğini Cuma günü açıklaması bekleniyordu. Johnson geçen ay yaptığı açıklamada, 15 Ekim’e kadar bir anlaşmaya varılamadığı takdirde konuşmalara devam etmenin bir anlamı olmadığını belirtmişti.

Başbakan Johnson Cuma günü yaptığı açıklamayla, İngiltere'nin br değişiklik olmadığı müddetçe "Avustralya modeli" bir anlaşma planladıklarını söyledi. Johnson, Avrupa Briliği'nin Kanada'ya önerdiği koşulları İngiltere'ye önermediğini de belirtti.

İngiltere tarafı AB’nin konuşmalara olan yaklaşımından dolayı hayal kırıklığına uğradığını söylerken, birliğin liderlerinin gerçekten iyi niyetle pazarlık edip etmediklerini açıkça sorguladı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ise günün erken saatlerinde İngiltere’nin, AB’nin yaklaşımından dolayı “şaşırdığını ve hayal kırıklığına uğradığını” söylemişti.

Brexit sonrası ilişkiler?

31 Ocak'ta AB'den ayrılan İngiltere, Birlik'le ticaret başta olmak üzere ikili ilişkiler konusunda kapsamlı müzakereler yürütüyor. 31 Aralık'ta sona erecek olan geçiş dönemi boyunca İngiltere, AB kurallarına tabi olmayı sürdürüyor.

İngiliz yetkililer, AB'nin itirazlarına rağmen geçiş dönemini uzatmamakta ve müzakerelerin 2020 sonuna kadar tamamlanmasında ısrar ediyor. Ancak müzakerelerin tıkanması, olası bir anlaşma şansını giderek azaltıyor.

Eğer anlaşmaya varılamazsa iki taraf arasındaki ticari ilişkiler, 31 Aralık 2020 sonrasında Dünya Ticaret Örgütü kurallarına göre yapılacak

Kanada modeli nedir?

AB’nin Kanada ile olan anlaşması Brexit’in kampanya sürecinde revaçtaydı ve bir anda Johnson’ın en gözde modeli oldu. Anlaşmanın İngiltere’de popüler olmasının nedeniyse AB’nin “tek pazar”ında olmadan serbest ticarete izin vermesi ve uyumlu kurallar ve insanların serbest dolaşımını kapsamamasıydı.

Kanada modeline göre, göç kontrolü ve ticaret anlaşmalarına dair pazarlıklar taraflar arasında kabul edilirken, bütçe taahhütleri, finansal pasaport ve AB’nin serbest ticaret anlaşmlarından faydalanma gibi başlıklar modelin dışında kalıyor.

Avustralya modeli nedir?

Avustralya modeli en basitinden tamamen anlaşmasız bir ayrılık ve Dünya Ticaret Örgütü üzerinden tarafların ticaret ilişkilerini yönetmesi demek.

Anlaşmasız bir Brexit’in “nükleer” bir opsiyonu olarak düşünülen model, gümrük vergisine konu malların ve anlaşmaların düzenlenmesi için Dünya Ticaret Örgütü üzerinden görüşmelerin gerçekleşmesini öngörüyor.

Avustralya modelinin iyi tarafı, ülkeye regülasyonlar konusunda bir özgürlük tanırken aynı zamanda ortak ticaret ve yatırım hedeflerinin de bulunması. Kötü tarafı ise Avustralya bir Avrupa gümrük birliği ülkesi olmadığı ya da tek pazarda bulunmadığı için ihracatçılar AB tarafından uygulanan kota ve vergilere tabi.