Advertisement

Türk lirası temmuzda dolara karşı yüzde 3 yükselerek bu yılın en iyi performansını sergilese de bazı yatırımcılar bunun süregelen oynaklığın bir parçası olduğu görüşünde.

JPMorgan Chase & Co.’nun Türkiye ve Azerbaycan Direktörü Mustafa Bağrıaçık, Bloomberg’den Aslı Kandemir ve Ercan Ersoy'a verdiği röportajda, Türk lirasındaki dalgalanmaların yatırımcıları çekmenin önündeki en büyük engel olmaya devam ettiğini söyledi.

Bağrıaçık, “Enflasyon ve kurun öngörülebilirliği lira cinsi varlıklara ilgiyi artırmak için en önemli şeyler. Bunlar düzelirse gerisi gelir” diye konuştu.

Türk lirasının temmuz ayında diğer gelişen ülke para birimlerini geride bırakmasını sağlayan değer kazancında Fed’in güvercin yaklaşımı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın erken bir faiz indirimi gerçekleştireceği yönündeki beklentilerin azalması etkili oldu. Yine de Türk lirasının üç aylık ima edilen volatilitesi yüzde 14’ün üzeri ile dünya genelinin en üst sıralarında yer alıyor.

Türk lirasına dair olumsuz beklentiler, opsiyon piyasalarında da kendisini gösteriyor. Türk lirası satım opsiyonlarının primi ile alım opsiyonlarının primi arasında, risk reversal olarak bilinen fark yüzde 6’nın üzerinde seyrediyor. Bu oran Türk lirasının bir sıra altındaki Rus rublesinin iki katından fazla.

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın indirim çağrılarına karşın, göreve geldiği mart ayından bu yana politika faizini değiştirmeden %19’da tuttu. Bu da, liranın şu anda gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek nominal faizlerden birine sahip olduğu anlamına geliyor.

Bununla birlikte, yatırımcılar eski TCMB Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınmasından bu yana yerel para birimi cinsi tahvillerden net 472 milyon dolar çıkış gerçekleştirdi.

‘Kayda Değer Fonlama’

Bağrıaçık, “Rusya, Güney Afrika, MENA gibi karşılaştırılabilir ülkelere ve bölgelere baktığınızda, küresel piyasalardan büyümelerine belirgin şekilde katkı sağlayan önemli fon girişleri sağladıklarını görüyorsunuz” dedi.

Bu arada Türkiye’de enflasyon bu yıl neredeyse her ay artış kaydetti. Daha yüksek enerji maliyetleri ve yeniden açılan ekonominin gıdadan giyime kadar her şey üzerindeki etkisi, temmuz ayında fiyat artışlarının hızını yıllık yüzde 18,95’e yükseltti ve neredeyse TCMB’nin gösterge faiz oranı seviyesine taşıdı.

“Türkiye’de enflasyon şu anda herkesin endişe duyduğu bir konu”

Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon tahminini geçen hafta yüzde 12,2’den yüzde 14,1’e yükseltti. İki yıldan daha kısa bir süre önce, yıllık enflasyon kısa bir süreliğine yüzde 9’un altındaydı.

“Türkiye’de enflasyon şu anda herkesin endişe duyduğu bir konu” diyen Bağrıaçık, “Önümüzdeki birkaç ay piyasalar, enflasyonun yılın kalan kısmındaki trendine ve özellikle de 2022 beklentilerine bakacak” ifadelerini kullandı.

"Türk şirket tahvillerine karşı iştah hala çok yüksek"

"Türkiye, Hepsiburada istisna olmak üzere, birincil halka arzdaki küresel dalgayı büyük ölçüde kaçırdı" diyen Bağrıaçık, Türk şirket tahvillerine karşı olan iştahın hala çok yüksek olduğunu söyledi.

Piyasaların işleyişi bu şekilde olmalıdır. Uzun vadeli proje finansmanı Türk bankalarından değil, küresel sermaye piyasalarından sağlanmalıdır. Bankalar bilançolarından proje kredileri cikarsa daha likit enstrümanlarla kredi defterlerini geri dönüştürebilirler

Birleşme ve satın alma tarafında ise en büyük engel liranın öngörülemezliği olduğunu belirten Bağrıaçık, “Tüketim malları ve lojistikte şirketlere gerçekten ilgi var. Ancak masaya oturup her iki iş modelini de bir araya getirdiğinizde liranın nereye gidebileceği varsayımı önemli ölçüde farklılaşıyor ve değerleme konusunda tartışma yaratıyor” dedi.

Bağrıaçık son olarak, Türkiye’deki startup’larda son zamanlardaki değerlemeler yüksek görünebilir ancak küresel emsalleriyle aynı çizgideler; “Türkiye pazarı nispeten ucuz” diye ekledi.