Advertisement

Goldman Sachs Inc.'e göre bütçe açıklarını finanse etmek için yapılan trilyonlarca dolarlık tahvil arzı ile merkez bankalarının tahvil alımları arasındaki çetin savaşta kaybeden taraf merkez bankaları.

Parasal genişleme programlarının faizleri kontrol altında tutmaya yetecek kadar hazine tahvili alıp alamayacağına odaklanan banka, bu durumun özellikle ABD'de uzun vadeli borçlanma maliyetlerini artıracağını belirtiyor.

Goldman stratejisti Avisha Thakkar, müşteri notunda "Daha uzun vadeli arz daha yüksek faiz ve daha dik bir getiri eğrisi ihtimalini artırıyor. Merkez bankası alımları yeni ihraçların önemli bir kısmını sönümler. Yine de çoğu piyasada serbest dolaşımdaki tahvillerin artmasını bekliyoruz." dedi.

Küresel merkez bankaları, hükümetler koronavirüsün zararını hafifletmek için harcamaları öngörülmedik seviyelere tırmandırırken, şimdiye kadar faizleri rekor düşük seviyelere yakın tutmayı sağladı. Ancak yatırımcılar teşviklerin geri çekilmesi ya da enflasyonun hızlanması durumunda sorunların artmaya başlayacağından endişe ediyor.

Yatırımcıların erişebileceği tahvil havuzunun daralması beklenen tek gelişmiş ülke Yeni Zelanda. Goldman Sachs'ın analizine göre İngiltere'de merkez bankasının tahvil alım programının gelecek ay artacak olması bile ek arzı dengelemeye yeterli olmayacak.

Goldman, ek tahvil arzındaki 10 puanlık bir artışın, 5 ve 30 yıllık ABD Hazine tahvilleri arasındaki faiz farkında 10 - 20 baz puanlık bir dikleşme anlamına gelebileceğini belirtti.