Advertisement

Petrol Ofisi Üst Yöneticisi (CEO) Selim Şiper katıldığı Bloomberg HT yayınında Ukrayna sorunun etkilerinden, akaryakıt bayilerinin sorunlarına kadar bir dizi açıklamalarda bulundu.

Şiper'in sorulara verdiği yanıtlar özetle şöyle:

"Ukrayna Rusya sorunu eninde sonunda özellikle enerji fiyatlarına artış yönünde etki edeceği herkesin beklediği bir şey. Bunun yanında dolar kurundaki yükselişlerle önümüzdeki günlerde maalesef olumlu veya içimizi ferahlatan haberler vermek pek mümkün olmayacak. Maalesef bu artışların faturaları bizlerin yani tüketicilerin cebinden çıkacak.

"Akaryakıt dağıtım şirketleri olsun, bayilerimiz olsun, biz zaten kârlılık konularını son iki yıldır fazla konuşamıyoruz. Günü kurtarıp ayakta kalabilme modundayız. Çünkü fiyatların bu şekilde fırlaması çok büyük bir işletme sermayesi ihtiyacı ortaya çıkartıyor ki maalesef bu kredilerle bile zorlanarak çevrilebilir.

Kârlılığı bir kenara bıraktık

"Tabi yine bu doların fırlamasından dolayı meydana gelen enflasyon, asgari ücretin de yukarıya doğru evrilmesiyle, maliyetlerin de başka sebeplerle yukarıya doğru gelmesi söz konusu oldu. Maalesef bugün için kârlılık konusunu bir kenara bıraktık, ayakta durabilmek ve bu çarkı döndürebilmek için bir çaba içindeyiz. Nasıl oluyorsa oluyor bu fiyatlandırma olaylarında biz bayilerin paylaştıkları marj gittikçe azalıyor ama diğer bütün maliyetler artıyor. Yani böyle bir ikilemin içine girdik gidiyoruz. Allah sonumuzu hayır etsin...

Bundan sonra sübvansiyon biraz suni oluyor. Birazcık tüketilen ürünün kıymetinin bilinmesi lazım. Bugün eğer petrol 105 dolara çıktıysa veya benzin 1000 dolara çıktıysa metreküpü, bütün dünya insanları bunu ödemek zorunda. Eğer suni desteklere de gidilirse gün geliyor öyle bir zıplama oluyor ki vatandaş isyan noktasına geliyor.

Süreç umut vermiyor

"OPEC üretimi artırsa bile bu gerginlik bu sıkıntı devam ettiği sürece bu fiyatlar politik sürecin altında kalacaktır. Arz talep dengesinden bir şey olacak gibi gözükmüyor.

O kadar inişli çıkışlı zamanlar yaşıyoruz ki, artık bu durumlara göre her gün strateji değiştirip vaziyet almak bizi yordu. Dolayısıyla bunları bir kenara kaldırdık ve en azından orta ve uzun vadede neler yapmak istediğimize odaklandık.

Hâlâ cazip olma şansı var

"Şu anda mevcut durum çok dramatik. Ama Türkiye hâlâ potansiyelini kaybetmedi ve cazip bir pazar olma şansımız hâlâ var.

Bizim büyümemiz lazım çünkü kârlılık çok düşük olduğu için en azından tonaj ve iş hacmi çarpanını yüksek tutmak lazım yoksa ayakta duramayız.

Bu zorlu zamanlarda tabi ki öncelikle nakit akışına çok dikkat etmek lazım. Mümkün olduğunca maliyetleri minimumda tutmak lazım ve yatırımı kesmemek lazım."