Advertisement

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P) Perşembe günü yayınladığı notta Türk bankalarıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Kurumun notu şu şekilde:

Türkiye'de son haftalarda yeniden gündeme gelen piyasa volatilitesi bankaları etkiliyor ve Türk finansal sisteminin güvenilirliğine yönelik yatırımcı endişelerini ön plana çıkarıyor. Bugün RatingsDirect'te yayınlanan raporda belirtildiği üzere yatırımcılar TL'nin yılbaşından bu yana yüzde 10'dan fazla düşmesi ve 2018 başından beri yüzde 35'ten fazla değer kaybetmesiyle (29 Nisan itibariyle) kısmen kurda devam eden değer kaybından ürktü.

Siyasi belirsizlik de, özellikle yerel seçim sonuçları sonrasında (yatırımcıların ürkesinde) rol oynadı. Para politikasında Eylül'deki geç kalınmış sıkılaştırma dışında siyasi adımlar sınırlı kaldı.

Türk ekonomisi resesyonda ve Türk bankalarının varlık kalitesi hızla kötüleşiyor. Bu da bankaların karlılıklarını ve eninde sonunda sermaye pozisyonlarında gerginlik oluşturabilir.

Türk bankaları piyasa türbülansına ve kurdaki değer kaybına karşı yüksek derecede kırılgan. Bunun nedeni Türk ekonomisindeki yüksek dolarizasyon, bankaların dış fonlamaya bağlılığı ve toplam finansman içerisinde kısa vadenin payının yüksek olması. Sounç olarak biz yatırımcı güveni eksikliğinin Türk bankalarının sermaye piyasalarına erişimini sınırlamayı sürdüreceğini düşünüyor. Bankaların gelecek birkaç çeyrekte kısa vadeli borçlarını tam olarak çeviremeyebileceklerini düşünüyoruz.

Bizim tahminimize göre Türk bankalarının çoğu TL'deki mevcut volatilite ve sermaye piyasalarına sınırlı erişime dayanabilecek yeterli likiditeye sahip. Ancak koşulların kötüleşmesi durumunda bu rezervler yeterli olmayabilir. Bu durum ile ilgili olarak Türk hükümeti bankacılık sektörünü güçlendirmek için son dönemde ekonomik önlemler açıkladı. Bunların içinde kamu bankalarına 28 milyar TL'lik (yaklaşık 4.7 milyar dolar) sermaye enjeksiyonu ve inşaat ve enerji sektörleriyle ilgili Tahsili Gecikmiş Alacakları (TGA) almak üzere iki fon oluşturulması yer alıyor. Açıklanan sermaye artırımı kamu bankalarının borç ödeme yeterliliğini artırabilir. Yine de reform paketindeki birçok detayın hala belirsiz olması nedeniyle büyük bir uygulama riski görüyoruz ve şu aşamada piyasa katılımcılarını ikna etmek için yetersiz kalabileceğine inanıyoruz.

Kredi notumuz Türk bankacılık sisteminde artan riskleri ve bankaların finansal ve iş profillerinin zayıf ekonomik ve işletme ortamına karşı kırılganlığını koruduğu yönündeki görüşümüzü, TL'deki değer kaybını, kötüleşen ekonomik beklentileri, yüksek siyasi ve jeopolitik riskleri yansıtıyor. Kredi notları, kamu bankaları için planlanan sermaye enjeksiyonlarının ve son dönemdeki bazı özel bankalarda görülen sermaye güçlendirme adımlarının gerekli sermaye seviyelerinin sürdürülmesine yardımcı olacağı yönündeki baz senaryo beklentimizi de içeriyor.

Buna karşın TL ve yatırımcı güveninin daha fazla düşmesi durumunda bankaların likidite, sermaye ve varlık kaliteleri etkilenerek kredi notu üzerinde baskı oluşturabilir.