Advertisement

İLAYDA KILIÇAY

Sanayi sektöründen temsilciler Türkiye’nin yatırım alabilecek bir ülke olduğunu belirtse de mevcut politikalar ve belirsizliklerden ötürü geleceğe dair öngörünün zorlaştığını ifade etti.

Bazı temsilciler yaklaşan seçimlerin de yatırım kararlarının bir süreliğine askıya alınmasına neden olabileceğine vurgu yaptı.

Finansmana erişim, yaklaşan seçim ve enerji krizi gibi etkenler sanayiciler tarafından öne çıkarılan başlıca unsurlar.

Makina İmalat Dernekleri Federasyonu (MAKFED) Başkanı Adnan Dalgakıran yurt içinde yatırımcının önünü göremediğini belirtirken enflasyonun aşağı inmesi ve finansmana erişimin kolaylaşmasıyla yatırımların hızlanacağına dikkat çekti ve “Türkiye her zaman belirli bir şansa sahip olacak ancak dalgalı denizde yatırım kolay değil, hangi finansmanla yatırım yapacaksınız? Yüzde 30-40 faizlerle yatırım yapılamaz. Stabilite sağlanana kadar yatırımların yavaşlaması normal” diye konuştu.

Dalgakıran pazara yakın yerlerde üretim yapmanın büyüme için önemli bir kavram haline geldiğini ifade ederken, “Sanayicinin yatırım ikliminin en uygun olduğu ve pazarlara en yakın olan yerlerde yatırım yapmayı düşünmesi son derece normal” diye konuştu. Komşu ülkelerde istikrarlı ortamın olmadığına da vurgu yapan Dalgakıran Doğu Avrupa’nın ise yatırım yapmak için uygun görüldüğünü belirtti.

“Şirketler fabrikalarını yeşil ekonomiye uygun hale getirmek durumunda. Bu bizi bekleyen önemli tehditlerden” diyen Dalgakıran, Avrupa’nın ve ABD’nin Çin’de üretim yapıp satma modelini yavaş yavaş terk ettiğini, bunun da yeni yatırımların önünü açacağını söyledi.

“Serbest piyasa mekanizması ağırlıklı bir model izlenmeli”

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan ise enerji maliyetlerinin çelik sektörünü çok olumsuz etkilediğini vurguladı. Yayan, “İhracatımızda yüzde 50 civarında düşüş oldu. Pandemide bile bu kadar büyük düşüş yaşamadık. Enerji maliyetlerdeki artışın bu kadar yüksek olması sürdürebileceğimiz bir şey değil. Enerjinin üretim maliyetleri içindeki payının yüzde 8’den yüzde 28’e çıkması rekabet gücümüzü olumsuz etkiledi” diye konuştu.

Enflasyonda belirli noktaya gelindikten sonra döviz kurundaki baskının azaltılıp serbest piyasa mekanizması ağırlıklı bir model izlenmesinin daha dengeli bir yapının oluşmasına katkıda bulunacağını ifade eden Yayan sözlerini şöyle sürdürdü: “İthalatın ihracata göre daha fazla arttığı bir durumda uygulamaları gözden geçirmeye ihtiyaç var. Türkiye yatırımlar açısından son derece uygun bir ülke ancak piyasaya çok fazla müdahale edildiği imajı veren uygulamalar gözden geçirilmeli. Yurt içinde yaşanan ekonomik sıkıntılardan dolayı yatırımlar yavaşlıyor. Ekonomik sıkıntılar olmasa çelik sektörü zor zamanlarda yatırım yapmayı tercih eder. Sektör zor zamanlarda büyüme ve krizi fırsata çevirme gayreti içerisindedir.”

“Yatırımcı seçimin bitmesini bekliyor olabilir”

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister de yatırımcılar için en önemli konuların başında yatırım ortamının ve öngörülebilirliğin olduğunu belirtirken, “Ülkemiz seçim döneminde olduğu için yeni yatırımcı seçimin bitmesini bekliyor olabilir. Yatırım için finansmana ulaşım ve maliyetler çok önemli. Finansal kaynakların temini, bunların pahalılığı ve yetersizliği noktasında bazı yatırımların öz kaynakla, öz sermaye ile gerçekleştirilmesi zorunluluğu ortaya çıkıyor” dedi.

Pelister, krediye erişim zorluğu ve dış kaynaklı kredilerdeki faizlerin yüksek olması sebebiyle bazı firmaların üretimlerinin bir kısmını yakın coğrafyadaki Bulgaristan, Romanya gibi Avrupa Birliği ülkelerine taşıdığını belirtti.

“Yatırımlarımızı yavaşlatma yoluna girdik”

Erin Motor Genel Müdürü Ersin Şahin global anlamda belirsizliğin sürdüğünü ifade ederken, kötümser havanın ise gerçekçi olmadığını belirtti.

Şahin, “Belirsizlik havasından yatırımcı etkileniyor, hepimiz yatırımlarımızı yavaşlatma yoluna girdik. Türkiye’nin yatırım alabileceği büyüyebileceği bir dönemde olduğunu düşünüyorum ancak yatırımlarımızı seçime kadar yavaşlattık” dedi.