Advertisement

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, 2021 değerlendirmelerini ve 2022'den beklentilerini paylaştı. Tosyalı, yurt içi ve dışında gelecek 5 yılda 5,5 milyar dolar toplam yatırım yapmayı ve üretimlerini 15 milyon tona kadar çıkarmayı planladıklarını belirterek, "İhracat odaklı stratejimizi önümüzdeki dönemde daha da geliştirmek, özellikle Çin'in daha çok iç pazarına yönelmesi sonucu küresel pazarlarda yaşanan boşluğu iyi değerlendirmek istiyoruz." dedi.

Salgın nedeniyle ertelenen talebin güçlü olacağı ve pazarın dinamik seyredeceği öngörüsüyle 2021'e hazırlıklı girdiklerini belirten Tosyalı, düşündüklerine paralel bir yıl geçirdiklerini ve planlamaları doğrultusunda iç pazarı destekleyecek boyutta önemli bir kapasite ayırdıklarını söyledi.

Tosyalı, Türk şirketleri sayesinde iç pazarda yassı çelik ve demir fiyatlarının, dünya fiyatlarının altında kaldığını, bunun sonucunda yurt içinde yükselen talebin kendi satışlarını ciddi oranda artırdığını ifade etti.

Geçen yıl hem yurt içi hem de yurt dışı operasyonlarında ihracatlarını artırmaya devam ettiklerini aktaran Tosyalı, "İhracat coğrafyamızı her geçen yıl daha da genişletiyoruz. Avrupa'dan Asya ve Afrika'ya kadar birçok coğrafyaya ihracat gerçekleştiriyoruz.

İhracat yaptığımız ülke sayısı 100'ü aşmış durumda. Bu kapsamda geçen yıl ihracatımız 1,5 milyar doların üzerine çıktı. İhracat odaklı stratejimizi önümüzdeki dönemde daha da geliştirmek, özellikle Çin'in daha çok iç pazarına yönelmesi sonucu küresel pazarlarda yaşanan boşluğu iyi değerlendirmek istiyoruz." diye konuştu.

Tosyalı, Holding olarak 2020'yi 3,5 milyar dolar, geçen yılı ise yaklaşık 6 milyar dolar ciroyla tamamladıklarını vurgulayarak, istihdamlarını da ciddi oranda artırmayı başardıklarını kaydetti.

"İskenderun yatırımımız 4 milyar dolarlık ithal ikamesine katkı sağlayacak"

Fuat Tosyalı, Türkiye'deki yatırımlarının temelinde sürdürülebilirlik odaklı, katma değer yaratacak nitelikli ürün üretmeye yönelik bir vizyon olduğunu belirterek, bunun en güzel örneklerinden birinin, İskenderun 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde hayata geçirdikleri 2,5 milyar dolarlık çelik yatırımı olduğunu söyledi.

Söz konusu yatırımı bu yılın sonunda devreye almayı planladıklarını aktaran Tosyalı, yıllık 4 milyon tonluk bir üretimle devreye girecek bu tesiste yassı çelik başta olmak üzere nitelikli çelik üretimine odaklanacaklarını bildirdi.

Tosyalı, İskenderun Sarıseki tesisiyle daha düşük elektrik enerjisi tüketimi sağlayan Quantum Furnace teknolojisinin Türkiye'deki ilk kullanıcısı olacaklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"2 tane dev, kuantum teknolojili çelikhanesi olacak. İki limanıyla bu tesisimiz, güncel fiyatları baz alırsak yaklaşık 4 milyar dolarlık ithal ikamesine katkı sağlayacak. Türkiye'nin katma değerli ihracatına ve cari açığın daraltılmasına ciddi bir katkıda bulunacağız.

Bununla birlikte sanayi ve endüstri bölgeleri yönetimi ve işletmesinde uluslararası seviyede bilgi birikimine sahip bir grup olarak, sanayide kümelenme modelinin ve entegre işletmeciliğin de toplam katma değeri artıran önemli unsurlardan biri olduğunu düşünüyoruz. Bu anlayışla liman işletmeciliği ve endüstri bölgelerinin yönetimine yönelik yatırımlara büyük bir önem veriyoruz.

Bu kapsamda Türkiye'de İskenderun'da mevcut liman işletmemiz ve Erzin'de de hazırlıklarını tamamladığımız bir liman yatırımımız bulunuyor. Ayrıca, Filyos Endüstri Bölgesi'nin yönetimini üstleniyoruz. Yurt dışındaki yatırımlarımızı da düşünürsek önümüzdeki 5 yılda 5,5 milyar dolar toplam yatırım yapmayı planlıyoruz. Biz şu anda tonaj ve üretim olarak 6 milyon ton civarındayız. Devam eden yeni yatırımlarımızla birlikte önümüzdeki 5 yılda üretimimizi de 15 milyon tona kadar çıkarmayı planlıyoruz."

"Ciromuzun yarısı, üretimimizin yüzde 60'ı yurt dışı tesislerimizden geliyor"

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tosyalı, holdingin Karadağ, Cezayir, Senegal ve Angola'daki yatırımlarına değinirken, cirolarının yarısının yurt dışından geldiğini, ham çelik üretimlerinin de yaklaşık yüzde 60'ının buralardaki tesislerde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Demir-çelik sektöründeki istihdamlarının da yarıya yakınının yurt dışı tesislerindeki çalışanlardan oluştuğunu aktaran Tosyalı, global başarılarının temelinde yurt dışındaki ilk yatırımları Tosyalı Cezayir'in yer aldığını söyledi.

Tosyalı, temelleri 2011'de atılan ve 4. etap yatırımı devam eden Cezayir'deki yatırımları Tosyalı Algerie'nin, ülkenin en büyük tesisi ve ihracatçısı konumunda bulunduğunu belirterek, "Tosyalı Algerie, tüm etaplar tamamlandığında 7,5 milyon tonu entegre maden tesisinden olmak üzere 8,5 milyon tona ulaşan yassı ve uzun mamul kapasiteli bir sanayi tesisine dönüşecek." dedi.

Holding olarak Afrika'daki yatırımlarını Cezayir'den sonra Senegal ve Angola'ya taşıdıklarını hatırlatan Tosyalı, şöyle devam etti:

"Afrika'daki ikinci yatırımımız olan Senegal'de hem inşaat demiri hem de filmaşin üretmek için çok fonksiyonlu tasarıma sahip olacak bir çelikhane ve haddehane yatırımımız devam ediyor. Ayrıca, Senegal'de Özel Ekonomik Bölge statüsünde endüstri bölgesi oluşturmak için çalışmalar yapıyoruz. Her türlü altyapı sağlanmış durumda olan bu bölge, Türkiye'den gelecek yatırımcılara da açık olacak. Bunun dışında Angola'da, çelik üretimi için ham madde tedarik etmek, demir madeni yatırımı yapmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Angola'daki en büyük demir cevheri rezervlerinden biri olan Kassinga bölgesinde bulunan demir cevheri madenlerini işletmek amacıyla bölgedeki yatırımlarımıza başlamış bulunuyoruz. 2 milyar ton demir cevheri rezervi bulunan bölgede, başlangıçta 2 milyon ton toz cevher ve parça cevher üretmeyi planlıyoruz. Devamında da yıllık 5 milyon ton kapasiteyle konsantre edilmiş yüksek tenörlü cevher üretimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Uzun dönemde ise burada yıllık 10 milyon ton demir cevheri işleme kapasitesine ulaşacağız."

Ara malların ithalattaki payı 200 milyar dolar

Fuat Tosyalı, her şeyin yerli üretilmesinin ekonomik olmayabileceğini belirterek, stratejik ve katma değeri yüksek alanlarda yerli üretim yapmanın hem finansal kaynakların yurt içinde kalmasını hem de ülkeye Döviz girmesini sağladığını, bu tarz yatırımları destekleyen teşviklerin değer yarattığını söyledi.

Tosyalı, Proje Bazlı Teşvik Sistemi'yle büyük çaplı dev projelerin hayata geçirildiğine işaret ederek, KOBİ'lerin de bu dönüşümün bir parçası haline gelmesinin ekonominin bütünü için çok kritik olduğunu vurguladı.

Geçen yıl ara malların toplam ithalattaki payının yüzde 77,4 olduğunu, bunun çok daha aşağıya çekilmesi gerektiğini aktaran Tosyalı, "Sadece yurt içinde üretmenin ekonomik açıdan anlamlı olmadığı ara mallarını ithal ettiğimiz, diğerlerini ise yurt içinde ürettiğimiz bir modele geçmemiz gerek. Bu yöndeki destek ve teşviklerin tabana yayılmasıyla daha da güçlü sonuçlar alacağımızı düşünüyorum." değerlendirmelerinde bulundu.

Tosyalı, ithalatın 200 milyar dolar civarındaki kısmının ara mallarından oluştuğu düşünüldüğünde, ara mallara odaklı stratejik yatırımların da devreye girmesi durumunda cari açığın ciddi oranda bir sorun olmaktan çıkabileceğine dikkati çekerek, "Yapılması gereken çok fazla stratejik yatırım var. Demir-çelik, petrokimya, endüstriyel tarım, gübre ve daha birçok sektörde çok ciddi kapasitelerde stratejik yatırımlara ihtiyaç var. Bunların öncelik sırası belirlenip iyi bir yol haritasıyla ilerlediğimizde, yapılacak yatırımlarla cari açık vermeyen bir ekonomiyi rahatlıkla inşa edebiliriz." dedi.

"Tedarik zincirlerinde Çin kaynaklı boşluğu şirketler çok iyi değerlendirdi"

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, küresel salgının ilk döneminden sonra Türkiye ekonomisinin, küresel çapta iş yapma becerileri yüksek olan şirketlerin öncülüğünde yeni döneme hızla uyum sağladığını ifade etti.

Esnek ve çevik şekilde hareket ederek hem yurt içindeki ihtiyaçlar için kapasite ayırılabildiğine, hem de dış pazarlara ihracat yapılabildiğine vurgu yapan Tosyalı, şirketlerin, tedarik zincirlerinde Çin kaynaklı boşluğu çok iyi değerlendirdiğini kaydetti.

Tosyalı, bu süreçte daha önce ihracat yapılmamış pazarlara girilirken Avrupa'nın taleplerinin de hızla karşılandığını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tedarik zincirinde yaşanan sorunlar bizim için iyi bir fırsattı ve bunu çok iyi değerlendirdik. Şimdi bunu katma değerli, sürdürülebilirlik kriterlerine uygun bir ihracat yapısıyla 2022 ve sonrasında kalıcı hale getirme zamanı. Baktığımızda, tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, görece 2022'nin belirli bir bölümünde de devam edecek gibi görünüyor.

O yüzden iç pazarda da üretim kapasitelerini destekleyecek şekilde sanayinin önünün açılmasında, sanayinin elini rahatlatacak önlemlerin alınmasında fayda var. Bununla birlikte uluslararası kurumların 2022 için yaptığı öngörüler Türkiye için yüzde 3,5-4 bandında bir büyümeye işaret ediyor. Eğer ihracat odaklı büyüme modelimizin gereğini yerine getirir, özellikle gerçekleştirdiğimiz ihracatın katma değerini artırırsak büyümemizin sürdürülebilirliğini sağlar ve mevcut başarımızı gelecek yıllara da taşırız."