Advertisement

Koronavirüs karşısında, geçmişte yaşanan büyük salgın felaketlerinden sonra ilk kez, tüm dünya vatandaşları olarak aynı endişeli günleri yaşamaktayız. 21’inci yüzyılda, teknolojiyle iç içe olduğumuz bir dönemde bile, gözle görülemeyen bir virüs, hepimizin hayatının merkezinde yer alarak sosyal yaşamlarımızı ve iş dünyasını yeniden şekillendirmektedir.

Bu süreci alınan hızlı önlemlerle en az zararla atlatan ülkelerin, salgının sona erdiği günlerde ekonomik ve toplumsal açıdan öne çıkacağını hep birlikte göreceğiz. Salgın sürecini başarıyla atlatan ülkelerin, uluslararası siyasi ve ekonomik sahnede başrol oyuncusu olarak yer alacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Dünyanın en güçlü ülkelerine ekonomik ve toplumsal ölçekte adeta diz çöktüren koronavirüs salgını karşısında Türkiye, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde dünyada örnek olarak gösterilen bir kriz yönetimi uygulamaktadır. Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın olağanüstü performansı, Bilim Kurulumuz ve tüm sağlık çalışanlarımızın fedakâr çalışmalarıyla Türkiye; salgınla baş etmekte zorluk çeken dünyanın en büyük ekonomileri tarafından ilgiyle takip edilmektedir. Alınan önlemler sayesinde, Türkiye’nin salgınınnbaşarıyla üstesinden gelen nadir ülkeler arasında ilk sıralarda yer alacağına hiç şüphe yoktur.

Kendi vatandaşına sağlık ekipmanı sıkıntısı yaşatmayan ülkemiz, diğer dünya ülkelerinin de yardımına koşacak kadar güçlü bir donanıma sahiptir. Dünyanın en güçlü ekonomileri, krizin yarattığı hasarları tamir etmekle uğraşırken, umut ediyorum ki Türkiye başarılı kriz yönetiminin ardından hızla normalleşme sürecine girecektir.

Salgınla baş etmede dünya ekonomilerinin karneleri, ihracatın yol haritasını şekillendirecektir. Salgının yeni merkezi olarak ilan edilen Amerika ile virüsün ortaya çıktığı ilk ülke olan Çin arasında salgın öncesine dayanan ticaret savaşları sebebiyle, Türkiye’yi yeni fırsatlar beklemektedir. Özellikle salgın nedeniyle Çin’de oluşan kriz ortamının, dünya ticaretini derinden etkilemeye başladığı düşünüldüğünde, Türkiye pek çok sektörde, Çin’in yerini alabilecek üretim gücü ve tedarik zincirine sahiptir. Ülkemiz üretimdeki entegre alt yapısı ve lojistik gücüyle uluslararası alıcılar için çok avantajlı bir konumda yer almaktadır.

Bundan sonraki süreçte normalleşme elbette kısa sürede gerçekleşmeyecektir. Hepimiz virüsle en azından bir süre daha birlikte yaşayacağız. Bu süre içerisinde alınan önlemler sayesinde ekonominin tüm çarklarının devreye alınmasıyla birlikte, Türkiye 3’üncü çeyrekten itibaren ekonomisinde artı yönlü hareketleri görecektir. Yeter ki, devletimizin aldığı önlemlere uyalım, salgında olası bir 2. dalgaya asla müsaade etmeyelim.

Erkan GÜRAL

Tugik Genel Başkanı