Advertisement

MEHMET FİLOĞLU

Türk bankaları önümüzdeki 2 aylık süreçte toplam 6,2 milyar dolarlık sendikasyon kredisini yenileyecek. Merkez Bankası’nda (TCMB) başkan değişimi ile yaşanan piyasa çalkantısının öncesinde sendikasyon maliyetlerinde yaklaşık 40 baz puan düşüş bekleniyordu. Türkiye Varlık Fonu da TCMB gelişmesi öncesi tamamladığı yenilemede maliyeti 2 yıl önce aldığı krediye göre 25 baz puan azaltmayı başarmıştı. Ancak bankaların yenilemelerinin piyasa çalkantısı sonrasına kalması ile hesaplar değişti.

Bankaların sendikasyon mevsimi ise nisan başı itibariyle Akbank ile başlayacak. Banka geçen yıl aynı dönemde ek taleple 312 milyon euro ve 256 milyon dolar, toplamda 605 milyon dolarlık sendikasyon sağlamıştı. Kredinin maliyeti Euro dilimi için Euribor + %2,00 ve dolar cinsi için Libor + %2,25 olmuştu. Bu oranlar daha sonra yapılan Eximbank dışındaki tüm yenilemelerde de geçerli olmuştu.

Mart başında tahminler iyimserdi

Bankalar, Kasım ayında göreve gelen yeni ekonomi yönetimi sonrası düşen risk primi ile sendikasyonların düşük maliyetle yenilenmesini bekliyordu. Mart başında Bloomberg HT yayınına katılan Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Türk bankacılık sektöründe sendikasyon kredilerinin yenilenme arayışlarına yönelik değerlendirmelerde bulunmuştu. Binbaşgil konuyla ilgili olarak şunları belirtmişti: Sendikasyon kredisi yenilenmesi konusunda çok şükür bir sorun yok. Biz orada maliyetleri düşürmeye çalışıyoruz. Son sendikasyonda maliyetleri aşağı yukarı 40 baz puan aşağı çekmeye çalışıyoruz. Türk bankacılığının 12 milyar dolarlık sendikasyonu olduğu düşünülürse bu sektör için de iyi bir şey.”

Tablo değişti, maliyetler beklendiği kadar düşmeyebilir

TCMB’de başkan değişimi sonrası sendikasyon maliyetini etkileyen iki temel göstergede ciddi bozulma yaşandı. Türkiye’nin 5 yıllık 306’dan 456’ya yükseldi. Henüz bir adım gelmese de kredi derecelendirme şirketlerinin açıklamaları Türkiye’nin kredi notu görünümde riskleri artırdı.

Bankacılık analistleri, sektörün daha önce beklediği 40-50 baz puanlık maliyet düşüşünün mevcut koşullarda mümkün olmadığını vurguluyor. Maliyetin nerede oluşacağı konusunda mevcut çalkantıda bir tahmin yapmak da güçleşiyor. Ancak analistler ilave bir şok olmaması durumunda geçen yılki oranların 25 baz puan altında bir maliyetin mümkün olduğunu düşünüyor.