Advertisement

Türkiye'nin 2018 yılı büyüme verisine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Turkey Macro View Consulting Yönetici Direktörü İnanç Sözer, Türkiye ekonomisinin geçen yılın son çeyreğinde piyasa beklentileri doğrultusunda daraldığını söyledi.

Bu yılın ilk çeyreğinde de yıllık bazda büyümenin negatif bölgede kalabileceğini tahmin eden Sözer, geçen yılın eylül ayından itibaren hükümetin aldığı tedbirler ve Merkez Bankasının sıkı para politikası doğrultusunda büyümenin 2. çeyrekte pozitife dönebileceğini dile getirdi.

Sözer, 2019'un geneli itibarıyla ekonomik büyümenin pozitif tarafta kalacağını, ancak bunun maliye ve para politikası ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Yatırımcı algısının iyileşmesinin ekonomik aktivite açısından vazgeçilmez olduğuna işaret eden Sözer, finansal piyasalar açısından en kötünün görüldüğünü, reel sektördeki iyileşmenin biraz zaman alacağını sözlerine ekledi.

“Kur ve enflasyon temelli olmak üzere 4. Çeyrekte daralma bekliyorduk”

Bloomberght’de Açıl Sezen’e konuk olan TOBB Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Atılım Murat bu durumun sürpriz olmadığını belirterek, “Özellikle yılın ikinci yarısında kur ve enflasyon temelli olmak üzere dördüncü çeyrekte ciddi bir daralma bekliyorduk. İhracat biraz dengelemiş gibi duruyor.  İhracattan gelen katkı da olmasa daha kötü bir rakam olabilirdi. Ağustos ve Eylül döneminde kurdaki artışlar algıyı ciddi bir şekilde bozdu.  Kurdaki artışla birlikte tüketim ve yatırımlar düştü. Bunların yansımalarını da görüyoruz.  Eylül- ekim döneminde başlayan vergi indirimleri de işe yaramamış ve tüketimi motive etmemiş. Görünen o ki ciddi bir algı bozulması var. 2019’a geçerken de 2018’in son çeyreğindeki olumsuz tablonun 2019’un ilk çeyreğinde de devam edeceğini düşünmek normal…” dedi.

4 sektördeki daralmanın ilk çeyrekte artıya geçmesini şu an için beklemediğini söyleyen Murat, “Önümüzde bir seçim var. Seçim öncesi yatırım, tüketim ciddi bir şekilde durmuş durumda.  Kredi hacimlerine baktığınız zaman da eksilerde özellikle özel bankalarda… Bu yüzden de 2019’un ilk çeyreğinde de çok fazla beklentiye girmemek gerekiyor. İlk çeyrekte benzer bir görünüm olacağını düşünüyorum.  Bundan sonra ne yapacağımız çok önemli. İlk indirimler eylül- ekim döneminde açıklanmıştı. Biz bunun son çeyrekte işe yaramasını bekliyorduk.  Alınan önlemlerin hafifte olsa son çeyrekte etkisini göstereceğini bekliyorlardı.  Bu yüzden 2019’da da benzer bir tablonun olacağını düşünüyorum” dedi

"Büyüme ikinci yarıda iyileşme gösterecek"

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı, geçen yılın yaz döneminde yaşanan finansal dalgalanma ve öncesinde başlayan parasal sıkılaşma adımlarının gecikmeli etkilerinin, üçüncü çeyrekten itibaren büyüme verilerine yansıdığını ve son çeyrekte daralma rakamı ile belirginleştiğini söyledi.

Geçen yılın ilk yarısında yüzde 5-7 bandında gerçekleşen yıllık büyüme oranının, üçüncü çeyrekte yüzde 1,8'e geriledikten sonra son çeyrekte yüzde 3'lük küçülme oranına dönüştüğünü belirten Tokalı, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak da son iki çeyrektir çeyreklik bazda daralmanın söz konusu olduğuna işaret etti.

Tokalı, geçen yılın ilk yarısında yüzde 6,3 olan yıllık büyüme oranının yılın sonunda yüzde 2,6'ya gerilediğini dile getirdi.

Bu yılın ilk yarısında da sınırlı kalmasını bekledikleri büyüme oranının ikinci yarıda iyileşme göstereceği ve yılı yüzde 2 seviyesinde tamamlayabileceği yönündeki öngörülerini koruduklarını söyleyen Tokalı, şu değerlendirmelerde bulundu:

"2018 yılının son çeyrek büyüme verilerine sektörel bazda baktığımızda, sanayi üretim verilerinde gözlenen yüzde 7-7,5 seviyesindeki yıllık daralma görünümüyle uyumlu olarak katma değerinde yüzde 6,4'lük yıllık gerileme gözlemliyoruz. Sanayi kesimindeki yavaşlama, son çeyrek büyüme performansındaki zayıflamanın ana unsuru olurken; hizmetler kesiminde kısmen sınırlı kalan yavaşlamanın genel büyüme oranında daha şiddetli daralmayı engellediği anlaşılıyor. Bu noktada, bilgi ve iletişim ile gayrimenkul ve kamu yönetimi faaliyetleri destekleyici sektörler olarak beliriyor. Finans sektörü ise, son çeyrekte ciddi bir zayıflamaya işaret ediyor. Diğer taraftan, tarım sektörü son çeyrekte eksi katkı kalemi olarak beliriyor."

 

AA/Bloomberg HT