Advertisement

Borsa İstanbul yatırımcılarına sunduğu ürün ve hizmetleri artırmaya ve çeşitlendirmeye devam ediyor. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) daha önce işleme açılan Platin ve Paladyum Vadeli İşlem Sözleşmeleri ile Fiziki Teslimatlı DolarTL Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmelerinin ardından Devlet İç Borçlanma Senedi Vadeli İşlem Sözleşmeleri (DİBS) de piyasanın ürün gamına dahil olacak.

DİBS Vadeli İşlem Sözleşmeleri özellikle finans sektörünün ve kurumsal yatırımcıların faiz risklerini daha etkin bir şekilde yönetmelerine imkân sağlayacak. Takasbank’ın Merkezi Karşı Taraf hizmeti vereceği bu sözleşmeler, ilgili DİBS’in vade sonunda fiziki teslimatı ile sonlanacak.

DİBS vadeli işlem sözleşmeleri, bankaların yanı sıra tahvil portföyü bulunan ve piyasa faiz oranlarının değişiminden korunmak isteyen kurumsal ve bireysel yatırımcılara da hitap edecek. Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, DİBS Vadeli İşlem Sözleşmeleri ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Bu sözleşmeler özellikle finans sektörünün ve kurumsal yatırımcıların faiz risklerini daha etkin bir şekilde yönetmelerine, spot/vadeli piyasa arasındaki akışkanlığı sağlayarak tahvil ve bono piyasasındaki derinliğin artmasına ve daha etkin fiyat oluşumuna imkân verecek. Borsa İstanbul olarak sunduğumuz ürün ve hizmetleri çeşitlendirerek hem piyasa katılımcılarının yatırım ve risk yönetimi konusundaki ihtiyaçlarının karşılanmasına hem de piyasalarda derinliğin artmasına katkı sağlamaya devam ediyoruz.”

Borsa İstanbul ve Türk lirası arasındaki 30 günlük korelasyon yılın son çeyreğinde 3 yılın ardından ilk defa tersine döndü. Kur korumalı vadeli TL mevduatının açıklanması Türk lirasını desteklerken borsadaki düşüş devam etti.

Ekim ve Kasım ayında Türk lirası dolar karşısında değer kaybederken Borsa İstanbul ise 6 Ekim'den 16 Aralık'a kadar yüzde 60'tan fazla yükseliş kaydetmişti.

BIST 100 Endeksi 16 Aralık’taki zirvesinden yüzde 20’den fazla gerilerken hafta başından bu yana yüzde 13 civarında düşüşle son 5 yıldaki en büyük haftalık kaybına doğru ilerliyor.

Dolar/TL , pazartesi günü kabine toplantısı öncesinde 18 seviyesini aşarak rekor kırdıktan sonra TL’yi özendirici önlemlerin açıklanmasıyla gerileyerek 12,27 seviyesine kadar düşmüştü.

Dolar kuru salı günü sabah saatlerinde yüzde 14'ten fazla düşüşle 11,09 seviyesini test ettikten sonra yeniden yükselişe geçerek 14 seviyesinin üzerine çıkmış, 14,37 ile salı günü gün içi zirvesini görmüştü.

Dolar kuru pazartesi günkü zirvesinden yüzde 30’dan fazla gerileyerek cuma sabah saatlerinde 11,55 seviyesinde işlem görüyordu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı kur korumalı TL vadeli mevduatlara ilişkin yayımladığı açıklamasında söz konusu ürüne en yüksek uygulanabilecek faiz oranını açıkladı.

Buna göre bankalarca uygulanacak azami faiz oranı politika faizinin 300 baz puan üstünde belirlenebilecek. Azami faiz oranı Bakanlık tarafından güncellenebilecek ve güncelleme tarihi ile sonrasında açılacak hesaplar için geçerli olacak.

TCMB'nin politika faizinin yüzde 14 olduğu düşünüldüğünde bankaların uygulayabileceği azami faiz yüzde 17'ye karşılık geliyor.

Daha önce açıklandığı gibi üründe en düşük faiz ise TCMB'nin politika faizi seviyesinde olacak.

Açıklamaya göre üründen Türkiye'de yerleşik gerçek kişiler faydalanabilecek. Uygulamadan birden fazla kez yararlanılması mümkün olacak ve alt-üst limit olmayacak.

Hesap vade öncesi kapatılırsa ne olacak?

Vade sonunda kur farkı desteğinin tamamı hesap sahibine aynı gün ödenecektir. Vade sonunda kur
farkından kaynaklı bankalara ödeme yapılması gerekmesi halinde, bankalar tarafından ödenecek tutara ilişkin talepler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na iletilecek. Hazine tarafından ödenecek kısım Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından bankalara aynı gün aktarılacak.

Vadeden önce hesabın kapatılması halinde; hesabın kapatıldığı tarihte saat 11:00’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca ilan edilen kurun vade başında esas alınan kurdan yüksek olması durumunda Hazine tarafından kur farkına ilişkin ödeme yapılmaz.

Vadeden önce hesabın kapatılması halinde; hesabın kapatıldığı tarihte saat 11:00’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca ilan edilen kurun vade başında esas alınan kurdan düşük olması durumunda, hesabın vadeden önce kapatıldığı tarihte saat 11:00’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen döviz alış kurundan hesap bakiyesi güncellenir.

Aradaki fark banka tarafından Hazineye aktarılmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ilgili TL hesabına aktarılır.

Bitcoin, finansal piyasaların genelindeki olumlu havayla beraber 51 bin doların üzerine tırmanarak son iki haftanın en yüksek seviyesine çıktı.

Son iki günde yüzde 4’e yakın yükseliş kaydeden kripto para cuma günü 51 bin 524 dolara kadar ulaşırken, en büyük ikinci kripto para olan Ether 4 bin 100 dolara yaklaştı.

Baird Yatırım Stratejisti Ross Mayfield, Bitcoin’i beta riski yüksek bir varlık olarak gördüğünü belirterek “Risk iştahı yükseldiğinde Bitcoin aşırı yükseliyor, risk iştahı düştüğünde ise aşırı düşüyor. Tamamen böyle bir korelasyon yok ama Bitcoin’in oynaklığa karşı hedge olmadığını söyleyebilirim” dedi.

Bitcoin yatırımcıları 51 bin dolarlık dirençten sonra 53 bin ve 55 bin dolar seviyesine odaklandı. Asya’daki kripto para ilişkili hisselerde piyasalardaki yükselişten destek buldu.

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD ekonomisindeki belirsizliklere ağırlık vermesiyle son bir ayn en yüksek seviyesinde bulunuyor. Gram altın ise dolar/TL’deki inişli çıkışlı seyirle beraber 600-700 TL fiyat aralığında dalgalanıyor.

ABD eski Hazine Bakanı Lawrence Summers ABD ekonomisinde önce resesyon ve ardından ekonomik durgunluk dönemine girilebileceği konusunda uyardı. Summers aşırı ısınmış ekonominin sadece enflasyonu yükseltmediğini, enflasyonda 'sürekli' artışa neden olduğunu belirterek "Endişem, resesyona neden olmadan enflasyonu indirmenin zor olacağı bir noktaya doğru ilerliyor olmamız..." diye ekledi.

Ons altın fiyatı

Haftaya 1.800 dolar civarında başlayan ons altın, salı günü 1.785 dolara kadar geriledikten sonra yükselişe geçerek 1.805 doların üzerine tırmanmıştı. Cuma günü 1.810 dolar seviyesini de geçen ons altın, son bir ayın en yüksek seviyesine yakın bir seyir izliyor.

Gram altın fiyatı

Haftaya dolar/TL’deki yükselişten destek bularak 1.000 TL'nin üzerinde başlayan gram altın, salı günü dolar/TL’deki dalgalı seyri takip etmişti. Gram altın perşembe günü dolar/TL'deki düşüşün yüzde 10'un üzerine çıkmasıyla 600 TL'nin altına kadar gerilemişti. Cuma günü dolar kurundaki yükselişi takip eden gram altın, 668 TL civarında işlem görüyor.

ABD’de ekonomik toparlanmanın, omikron varyantının yayılmaya devam etmesine karşın sürdüğüne işaret eden verilerle Wall Street endeksleri Perşembe günü rekor seviyelere yükseldi.

S&P 500 endeksi yüzde 0,62 yükselişle 4.725,9 puana çıkarken, Nasdaq 100 yüzde 0,79 artıda kapandı.

Güçlü ABD verileri ile İngiltere’deki bir çalışmanın Omikron varyantı kaynaklı hastaneye kaldırılma ihtimalinin yüzde 50-yüzde 70 daha düşük olduğunu ortaya koyması yükselişlerde etkili oldu.

Asya’da Japon Nikkei, Hong Kong Hang Seng sınırlı yükselirken, Çin CSI 300 düşüyor. Japonya’da taze gıda hariç tüketici fiyatları kasım ayında yıllık yüzde 0,5 ile yaklaşık iki yılın en yüksek seviyesinde ve beklentilerin üzerinde arttı.

Altının ons fiyatı dün bir ayın en yüksek seviyesine yaklaşırken, ham petrolün varil fiyatı aralıksız üç günde yüzde 8 yükseldi. Bitcoin finansal piyasalardaki iyimser algı ile iki haftadan uzun bir süredir gördüğü en yüksek seviye olan 51 bin dolara çıktı. Bugün Noel tatili nedeniyle ABD’de piyasaların işleme kapalı olması nedeniyle işlem hacimlerinin düşük olduğu görülüyor.

Ralli sürecek mi?

Yurt dışı borsalarda haftalardır devam eden yüksek oynaklık, yılın son günlerine girilmesiyle yerini sakin bir havaya bırakıyor. Ancak Aralık ayında yaşanan satışların büyük bir bölümü hedge fonlarından gelirken, son 10 yılda büyük teknoloji şirketlerinin hisselerinde görülen en oynak yıl sonlarından biri yaşandı.

Morgan Stanley verilerine göre son birkaç haftada hedge fonların pahalı teknoloji hisselerindeki net pozisyonları yaklaşık 4 yüzde puan düşüşle 2020 ortalarından bu yana en düşük seviye olan yüzde 14’e geriledi. Aynı dönemde risk alma iştahında düşüş yaşanırken, bu durum, Bank of America Corp.’un son anketinde de kendisini gösterdi. Ankete göre, küresel fon yöneticileri bu ay nakit pozisyonlarını Mayıs 2020’den bu yana en yüksek seviyeye çıkardı ve hisse pozisyonlarını da 13 ayın en düşük seviyesine düşürdü.

Buna karşın Nasdaq 100 endeksi bu ay yüzde 1, yıl başından bu yana da yüzde 27’ye yakın artıda. Son üç işlem gününde aralıksız yükselen S&P 500, önceki hafta yaşadığı kaybın büyük bölümünü telafi etti. Her ne kadar piyasalarda omikron varyantının seyri ve merkez bankalarının enflasyonla nasıl mücadele edeceğine dair belirsizlik sürse de, S&P 500 endeksi yıl başından bu yana yüzde 26’ya yakın yükselmiş durumda.

Cantor Fitzgerald Türev İşlemler Direktörü Eric Johnston’a göre “bildiğimiz boğa piyasasının sonuna gelindi.” Johnston, “Sistemden çekilen likidite ve Fed’in sıkı politikası risk alma iştahı için karşıdan esen rüzgar olacak” değerlendirmesini yaptı. Ancak Marko Kolanovic liderliğindeki JPMorgan Chase & Co. stratejistleri yeni yılda güçlü bir ralli öngörürken, Morgan Stanley Investment Management Kıdemli Portföy Yöneticisi Andrew Slimmon da şu anda riskten kaçışın bir hata olabileceği öngörüsünde bulundu.