Advertisement

Elektrik 4.0 sayfası Schneider Electric Türkiye’nin destekleriyle hazırlanmaktadır.

Sürdürülebilirlik ve biyolojik çeşitlilik konusunda farkındalık oluşturmak ya da en azından durum tespiti yapmak için dünya genelinde 125'in üzerinde gün kutlanıyor. Bunlar arasında Dünya Çevre Günü, Uluslararası E- Atık Günü, Sıfır Emisyon Günü ve hiç araba kullanılmayan Dünya Arabasız Günü gibi küresel çaptaki etkinliklerin yanında Japonya’nın Yunus Günü ve Ulusal Temizlik Günü gibi ülkeye özel günler de bulunuyor. Bunların herbiri çevreyi korumaya yönelik atılacak adımlara ve alınacak aksiyonlara ilham oluyor.

Sanayileşme ve kentleşme konusundaki gelişmeler büyük zorlukları da peşi sıra getiriyor.

Gezegenimizin geleceği için sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmak konusunda farkındalık yaratacak özel günler ilan etmenin ötesinde somut adımlar atmamız gerekiyor. Paris Anlaşması’nda uzun vadeli bir hedef olarak belirlenen küresel ortalama sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 2 °C (3,6 °F) altında tutulması ve bu artışın 1,5 °C (2,7 °F) ile sınırlandırılması iklim değişiklğinin etkilerini önemli ölçüde azaltacaktır. Bu amaca ulaşmanın en önemli itici güçlerinden biri, enerji verimliliğini sağlayarak enerji denklemi dediğimiz şeyi çözmektir.

Hindistan'ın elektrik tüketimi, dünyanın toplam elektrik tüketiminin yaklaşık %4'ünü oluşturuyor ve yılda %8 ila %10 arasında artış gösteriyor. Hindistan şu anda Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nden sonra dördüncü en büyük küresel enerji tüketicisi konumunda.

Dünya genelinde karbon emisyonlarını durdurmaya yönelik çabaların bir parçası olarak biz de Hindistan'da hem sanayide hem de binalarda kullanılan enerjiyi ve bu enerjinin üretimi ve tüketimini daha verimli hale getirmek üzere bir değişim başlattık. Mevcut enerji talebini karşılamaya devam ederken enerji kaynaklı emisyonları düşürmemizi sağlayacak cesur, eyleme geçirilebilir yol haritaları ve çözümleri geliştirmemiz ve uygulamamız gerekiyor.

Geleceğin 'Yeni Hindistan'ının binaları için iyi hazırlanmış, standartları belirlenmiş yeni elektrik şartnameleri benimsenmelidir.

Elektrik 4.0'ın sanayi tarafından binalar özelinde de etkin bir şekilde benimsenmesi ve uygulanması, enerji altyapımızı daha verimli ve sürdürülebilir kılacak kapsamlı bir dönüşümü başlatabilir.

Dünyadaki CO2 emisyonlarının neredeyse üçte biri binalardan kaynaklanıyor; ki inşaat aşaması da hesaba katıldığında bu oran neredeyse %40'a çıkıyor. PNAS'ta (Ulusal Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabı) yayımlanan bir rapora göre, kısa süre içinde sera gazı emisyonunun en büyük tek kaynağı gelişmekte olan ülkelerdeki konutlar olacak.

Artan bu tüketimi yönetebilmenin bir yolu, yeni binalar için standartlar ve yönetmelikler oluşturmak ve bunların hızla benimsenmesini sağlamaktır. Bina Enerji Performansı Direktifi (EPBD) kapsamında Avrupa'da, 2021'den itibaren yapılan tüm yeni binaların neredeyse Net Sıfır Enerjili Bina (NZEB) olması şart koşuluyor. Hindistan'da ise enerji verimliliğini tasarlarken ya da yeni bina inşa ederken, en asgari zorunlulukları içeren 2017 yılının 'Enerji Tasarrufu Bina Yönetmeliği’ (ECBC) geçerli. Biz yeni binaları enerji açısından daha verimli hale getirecek yönetmeliklere odaklanırken, on yıl ve üzeri bir süre öncesinde inşa edilmiş binalara ne olacak? Bu nedenle, eski binalarda büyük yapısal değişiklikler getiremeyebiliriz. Ancak, enerji denetimi açısından binalardaki kritik bölümleri ele alabiliriz, elektrik dağıtım sistemine enerji verimliği sağlayan teknolojiler entegre edebilir, bina yönetim uygulamaları getirebiliriz.

Yeni elektrik yoğun dünyada dijital çözümler

Schneider Electric olarak elektrifikasyon ve dijitalleştirmeyi sürdürülebilirliğin ayrılmaz kritik bir parçası olarak görüyoruz.

Veri ve yapay zeka gibi dijital teknolojiler, bu sürdürülebilirlik dönüşümüne ivme katabilir. Attığımız adımları ne kadar hızlı ve bütünsel bir bakış açısıyla atarsak o kadar iyi olacaktır. Bir binadaki DG (dizel jenaratör) setlerinden klimaya, aydınlatmadan akıllı prizlere kadar tüm nesnelerin interneti (IoT) sistemlerinin hepsinin son teknoloji dijital yazılım çözümleriyle yönetilmesi durumunda, sürdürülebilirlik tam anlamıyla mümkün olacak. Binaların farklı bölümlerinin enerji kullanımı verilerini analiz etmek, etkin enerji yönetimi için eyleme geçirilebilir girdiler sağlayacaktır. Bu, birden çok binalı ve çok kiracılı tesisleri olan büyük teknoloji parkları göz önüne alındığında daha da önemli bir konudur. Hele ki, bu teknoloji parkları, mikro şebekelerden elde edeceği yenilenebilir enerjiyi kullanarak, kendi enerji ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilirse yüksek enerji verimliliği seviyelerine kolaylıkla ulaşılabilir.

Yarını güçlendirmek

Uzun bir süredir enerji üretimindeki en temel kaynak fosil yakıtlar, özellikle de kömür oldu. 2018-19 mali yılında ülke elektriğinin yaklaşık dörtte üçü kömür kullanılarak elde edildi. Fosil yakıtlara ve diğer mevcut kaynaklara baktığımızda, en verimli enerji şekli elektrik. Bu yüzden elektriğin çok daha yoğun şekilde kullanılacağı bir dünyaya hazır olun. Ama bu bugünkü gibi bir elektrik olmayacak; yenilenebilir kaynaklardan üretilecek bir elektrik olacak. Elektrik, bugün sahip olduğumuzdan çok daha iyi bir gelecek inşa edecek; yeşil bir gelecek… Güneş enerjisinin, mikro şebekelerin, net sıfır binaların ve elektrikli araçların olduğu bir gelecek düşünün.

Bugün inovasyon ve dijitalleşme ile elektriğin daha yoğun kullanıldığı bir dünya için müşterilerimizle iş birliği yapıyoruz. Daha sürdürülebilir ve yeşil enerji kullanımı için güçlerimizi birleştiriyoruz. All Electric (tamamen elektrikli) ve All Digital (tamamen dijital) bir dünyaya yönelik çözümlerimiz, müşterilerimizin enerji verimliliği sağlamasına ve böylece sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına destek oluyor. Örneğin açık IoT platformumuz EcoStruxure™ binalarda, veri merkezlerinde, sanayide ve elektrik şebekelerinde kullanılan enerji ve kaynakları optimize etmek için bağlantılı ürünler, Edge kontrolü, yazılım ve analitik gibi dijital araçlardan yararlanıyor.

Schneider Electric olarak misyonumuzu, “Sürdürülebilirlik ve Verimlilik için müşterilerimizin dijital ortağı olmak” olarak belirledik.