Advertisement

Dünyada 50. yaşını kutlayan ve Türkiye’de 20 yıldır faaliyette olan yazılım şirketi SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan Bloomberg HT ekranlarında yayınlanan Dijital Strateji programına konuk oldu.

SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan pandemi ile başlayan dijital dönüşüm ile şirketlerin ne gibi süreçlerden geçtiğini ve bu dönüşüme ayak uyduran şirketlerin elde ettiği avantajları anlattı.

Pandeminin dijital dönüşüm sürecini hızlandırdığını vurgulayan Candan, “Pandemi ile 100 yılda yaşadığımız değişimi önümüzdeki 10 yıla sığdırma şansını bulacağız. Pandemi, kurumlarımızın içindeki kullanmadığımız teknolojileri de kullanma fırsatını beraberinde getirdi. Geleceği bugüne almak için güzel bir ortam oldu. Nadir olabilecek bir olay olduğu zaman etkisi büyük, kurumların verimliliğini koruyarak çevikliğine devam edebilmesi için dijital dönüşüm teknolojilerine yatırım yapmaları gerekiyordu. Verimlilik ana söylemdi ama dayanaklılık yeni bir terim olarak gündeme oturdu ve tabii ki sürdürülebilirlik ile kârlılığı aynı anda gerçekleştirebilmemiz gerekiyor” dedi.

“Yeni teknolojileri kullanmakla dijital dönüşüm arasında bir uçurum var”

Dijitalleşme ile dijital dönüşüm arasındaki farklılara değinen Candan, “Yeni teknolojileri kullanmakla dijital dönüşüm yapmak arasında bir uçurum var. Gündelik hayatımızda birçok teknoloji bulunur hale geldi ama bunları ne kadar kurumsal alanda kullanıyoruz. Mesela uzaktan eğitim bugünkü yaşantının içine koyduğumuz zaman süreç değişiyor. Eski alışkanlıklarınızı yeni teknolojilerin üzerine koyarak dijital dönüşüm sağlamış olmuyorsunuz eski sürecinizi pratikleştiriyorsunuz. Dünya üzerindeki en iyi iş süreçlerine 400 binin üzerindeki müşterimizden gelen deneyimler 25 tane farklı endüstriden gelen uygulamalara bakarak karşılıklı analizler sonucu en iyiyi bulmak en büyük amaçtır” dedi.

Candan sözlerine şöyle devam etti:

Dünyanın ağ şeklinde çalışmasının çok büyük etkileri var. Ağ ekonomisinin bulut teknolojileri ile yani bağlan- kullan mantığı ile hazır bazı tedarik zinciri fonksiyonlarını yürüttüğünüzü düşünürsek ciddi bir yapı var. 5,5 milyon kuruluş SAP’nın tedarik zinciri ağında birbirine entegre çalışıyor. Bunların ticaret hacmi Amazon ve Alibaba’nın ticaret hacmini üst üstte koyup üç ile çarpılması halindeki bir büyüklükten bahsediyoruz. Tedarik zincirindeki bu gibi kırılmaları bu gibi teknolojilerle cevaplayabilen kurumlar ile bu şekilde cevaplayamayan kurumlar arasında uçurum var.

Kendi yetkinlik envanterini geleceğin dalgalı denizine göre şekillendiren kurumlar bir adım öne geçti.

“Dönüşümün sürekli olarak yenilenmesi lazım”

Dönüşümün de bir ömrü olduğunu ve gelişen teknoloji ile bu ömrün giderek kısaldığının altını çizen Candan, “Kuruluşundan beri SAP ölçemediğimiz şeyi iyileştiremeyiz mottosuna sahip. 20 yıl ciddi bir süre. Türkiye’de bu yaptığımız çalışmalardan ciddi bir istatistik elde ettik. Tabii bunu dünyadaki 440 bin projenin istatistiği ile bunu evlendirmek mümkün oluyor. İSO 1000 listesindeki zamanında projeye başlayan ve başladıktan sonra dış göstergeleri devam eden kurumlarda ne gözlemledik diye bir çalışma yaptık. Bir kurumun dijital dönüşümde 3. ve 7. Yıl önemli bir kilometre taşı oluyor. İSO 1000 listesinde 3. yılda yüzde 12; 7. yılda yüzde 22 verimlilik artışını matematiksel olarak çıkarabiliyoruz. Mevcut durumunu koruyan ters kümedekilerde ise verimlilik oranları bunun 3’te 1’inde kaldığını gördük. Bu arada 7. yıldan sonra düşüş başlıyor çünkü dönüşümünde bir ömrü var belli zamanlarda yenilemek lazım. Eskiden bir kurum kendini 7 yılda bu dönüşüm ile götürebilirken şimdi bu sayı 2,3 yıllara kadar düşmüş durumda” dedi.

Şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerinde dijital dönüşümün önemi hakkında değerlendirme bulunan Candan şunları söyledi:

SAP markası Dow Jones’un sürdürülebilirlik endeksinde 14 sene arka arkaya bir numara olmuş bir yazılım üreticisi. Karbon ayak izinizi azaltmanız lazım. 2023 yılında SAP markası dünyadan aldığını dünyaya vererek dengeleyecek. Karbon ayak izini sıfırlayacağız.

TÜSİAD, TÜBİSAD, YASED gibi kurumlarla tabana yayılmış kurumları bilgilendirici ciddi bir çalışma içindeyiz. Bu çalışmaların sayısını ve derinliğini arttırmak için de derin çabamız var. Burada önemli olan dünyayı yeniden keşfetmek değil. U arada sürdürülebilirlik ekseni olmayan bir dijital dönüşümün başarıya kavuşması mümkün değil. Bütün dijital dönüşüm projelerimizde sürdürülebilirlik bacağının eklenmesi gerektiğini her seferinde vurguluyoruz.

Öngörülebilirliğin düşük olduğu yerde kendi verimlerine kendi analitik uygulamalarına en sıkı şekilde sarılıp bunu bir yönetim felsefesi ve gerçek zamanlı bir iş platformu olarak benimsemiş kurum çalışanlarının fark yaratacağını inanıyoruz. 16. laboratuvarımız Türkiye’de Türk mühendisleri ile büyük veri çalışıyor. 100’e aşkın buluttaki ürünümüzle bağlan kullan mantığı ile değer yaratmak. Bunu esnek tutamazsak sorunlar başlar.