Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler AB, Çin ve ABD karşısında ekonomik güç arayışında; Merz ile Macron karşı karşıya

AB, Çin ve ABD karşısında ekonomik güç arayışında; Merz ile Macron karşı karşıya

  • AB liderleri, ABD ve Çin'in artan ekonomik baskısı karşısında Avrupa'nın rekabet gücünü nasıl artıracağını tartışırken, sanayi politikası, enerji maliyetleri ve ortak borçlanma başlıklarında Fransa ile Almanya arasında belirgin görüş ayrılıkları ortaya çıktı.

  • Macron, Avrupa sanayisini korumak için "Made in Europe" yaklaşımını savunarak stratejik sektörlerde yerli üretime öncelik verilmesi gerektiğini, büyük ölçekli yatırımlar için ortak AB borçlanmasına gidilmesi gerektiğini ifade etti.

  • Almanya Şansölyesi Friedrich Merz korumacı adımlara temkinli yaklaşarak büyümenin yeni borçlanmadan değil, bürokrasinin yavaşlaması, Avrupa tek pazarının güçlendirilmesi ve işletme dostu yapısal reformlardan geçmesi gerektiğini vurguladı.

12 Şubat 2026, 00:30
Güncelleme : 12 Şubat 2026, 00:30

Avrupa Birliği (AB) liderleri, ABD'nin artan korumacı politikaları ve Çin'in genişleyen endüstriyel gücü karşısında gerileyen Avrupa ekonomisini nasıl ayağa kaldıracaklarını tartışmak üzere Antwerp Zirvesi'nde bir araya geldi.

"Sanayinin Davosu" olarak anılan bu zirvede, enerji maliyetlerinden ortak borçlanmaya, kamu ihalelerinden AB pazarının geleceğine kadar uzanan başlıklar masaya yatırıldı.

Zirve, Fransa ile Almanya arasında yaşanan görüş ayrılıklarını da daha net bir biçimde ortaya çıkardı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, toplantıyı "Avrupa yeni küresel ekonomideki yeri için savaşıyor" sözleriyle açarken, sanayi liderleri ise planlardansa sonuçlara geçilmesi çağrısında bulundu. Ancak Avrupa'nın ABD ve Çin ile yaşanan rekabetçilik krizine nasıl yanıt verileceği konusunda Paris ile Berlin arasında belirgin bir yol ayrımı oluştu.

Macron'dan "Made in Europe" çağrısı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirve öncesinde "Made in Europe" yaklaşımını yeniden gündeme taşıyarak, Avrupa'nın stratejik sektörlerde daha korumacı bir çizgiye yönelmesi gerektiğini savundu.

Antwerp'teki iş dünyası toplantısında konuşan Macron, kimya, yarı iletkenler ve ileri teknoloji gibi alanlarda yerel üretim ve Avrupa menşeli girdilere öncelik verilmesi çağrısı yaptı.

Macron'a göre, istihdamın korunması ve Avrupa'nın sosyal modelinin sürdürülebilmesi için "Made in Europe" kavramının yapısal olarak tanımlanması ve korunması şart.

Fransa lideri, savunma sanayisinden kamu ihalelerine kadar geniş bir alanda "Avrupa malı satın alın" yaklaşımının benimsenmesini isterken, bunun küresel rekabete karşı Avrupa'nın elini güçlendireceğini savundu.

Macron ayrıca, uzay, savunma, temiz teknoloji ve yapay zeka gibi alanlarda büyük ölçekli yatırımların finanse edilebilmesi için AB'ye "ortak borçlanma" çağrısını yineledi. Macron, Avrupa'nın Çin ve ABD karşısında bağımsız bir güç haline gelmesinin başka bir yolu olmadığını da belirtti.

Macron konuşmasında "Avrupa dışına öyle çok sık yatırım yapıyor ve bunları finanse ediyoruz ki biz deliyiz" dedi.

Macron'dan Enerji Birliği çağrısı

Konuşmasında Çin'i, otoriter bir rejim olarak tanımlayan Macron "ABD, şirketler ve bazen ülkeler için öngörülemez bir ekonomi ve yönetime dönüşüyor. Tam ortasında AB var ve orada hukukun üstünlüğü ile öngörülebilirlik hâlâ geçerli bir yer olarak kalıyor" ifadelerini kullandı.

Enerji ve iklim politikalarında da geri adım atılmasına karşı çıkan Macron, düşük karbonlu elektriğin birlik içinde serbestçe dolaşabildiği tam teşekküllü bir "Enerji Birliği" kurulması çağrısını yineledi.

Macron, dekarbonizasyonun rekabetçiliğin itici gücü olması gerektiğini vurgulayarak, Yeşil Mutabakat'tan vazgeçmenin aptallık olacağını, ancak Avrupalı şirketlerin daha gevşek karbon kurallarına sahip ülkelerden gelen rekabete karşı korunması gerektiğini dile getirdi.

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ise Fransa liderinin görüşlerine daha temkinli yaklaştı. Merz, "Made in Europe" yaklaşımının fazla dar kapsamlı ve riskli olabileceği uyarısında bulunarak, Avrupa tercihli kurallarının yalnızca kritik stratejik sektörlerde ve son çare olarak uygulanması gerektiğini savundu.

Merz'e göre Avrupa'nın asıl sorunlarından biri "aşırı düzenlemeler"

Merz'e göre Avrupa'nın asıl sorunu, aşırı düzenlemeler ve parçalanmış pazar yapısı. Merz, rekabet gücünün artırılmasının yolunun bürokrasinin azaltılması, tek pazarın güçlendirilmesi ve ticaretin çeşitlendirilmesinden geçtiğini söyledi.

AB'nin aşırı düzenlemelerle kuşatıldığını savunan Merz, karmaşık kural setlerinin birliğin büyüme hızını düşürdüğünü ve Avrupa şirketlerini yapay zeka gibi kritik teknolojilerde küresel rekabetin gerisinde bıraktığını söyledi.

Merz konuşmasında "Son 20 yılda Çin yıllık ortalama yüzde 8, ABD yüzde 2, AB ise sadece yüzde 1 büyüdü. Bu farkı kapatmalıyız" dedi.

"Mevcut AB mevzuatını sistematik olarak gözden geçirmemiz gerekli"

Merz ayrıca, AB Komisyonu'nun "28. Rejim" veya "EU Inc" olarak bilinen, şirketlerin AB genelinde tek bir gönüllü kurallar setiyle faaliyet göstermesini öngören planına güçlü destek verdi. Alman lider, mevcut tüm düzenlemelerin sistematik olarak gözden geçirilmesi ve birçok sektörde deregülasyona gidilmesi çağrısında bulundu.

Merz bu konuda şu ifadeleri kullandı: "Yasalara küçük düzeltmeler yeterli değil. Mevcut AB mevzuatının tamamını sistematik olarak gözden geçirmemiz gerekiyor."

Öte yandan Merz, Macron'un "ortak AB borçlanması" çağrısına mesafeli yaklaşımını korudu. Merz, ekonomik büyümenin yeni borç yükleri yaratmaktan değil, işletmeler için elverişli yapısal reformların hayata geçirilmesinden geçtiğini vurguladı.

Sanayiden sert mesaj: Teşhis koyma dönemi bitti, plandansa icraate geçmeli

Zirveye katılan ağır sanayi yöneticileri ise enerji maliyetleri ve iklim politikalarının maliyet yüküne dikkat çekti. Kimya sektörü üreticisi BASF CEO'su Markus Kamieth, "Teşhis koyma dönemi bitti, Avrupa artık plandansa icraate geçmeli" diyerek sanayinin yeniden canlandırılması çağrısında bulundu.

Çelik ve kimya sektörleri, elektrik fiyatlarının megavat-saat başına 50 euro seviyesine düşürülmesini talep ederken, mevcut elektrik piyasası tasarımında doğalgazın fiyat belirleyici rolünün azaltılmasını istedi. Kağıt sektörü temsilcileri ise AB Emisyon Ticaret Sistemi'nden elde edilen gelirlerin (ETS) sanayinin karbonsuzlaşmasına yönlendirilmesini ve karbon kıyaslama ölçütlerinin dondurulmasını savundu.

Von der Leyen ise bu konuda sınır ötesi enerji altyapısının güçlendirilmesinin fiyatları aşağı çekebileceğini belirtirken, ETS gelirlerinin sanayinin yeşil dönüşümünde daha etkin kullanılmasını liderlerle görüşeceğini açıkladı.