Advertisement

Rusya-Ukrayna gerilimi devam ederken, ABD’nin konuya ilişkin bazı açıklamalarını değiştirme çabaları dikkati çekti.

Günlük basın toplantısında, bir gazetecinin yönetimin “Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının an meselesi” olduğunu ifade ettiğini ve buna ne kadar kaldığına ilişkin sorusuna yanıt veren Dışişleri Sözcüsü Ned Price şu ifadeleri kullandı:

“Hiçbir zaman saldırının an meselesi olduğunu söylemedik. Şayet (Rusya Devlet Başkanı) Vladimir Putin işgale karar verirse kuvvetlerini bunu her an yapabilecek bir pozisyona getirdiğini söyledik. Bu bir gün olur, iki hafta olur ama o noktaya varmışlar. Yani oradaki ‘an meselesi’ kaçınılmaz son anlamına geliyor.”

Gazetecinin “Yönetimden kimse işgal an meselesidir demedi mi diyorsunuz yani?” sorusuna ise Price, “potansiyel olarak an meselesidir.” demiş olabileceklerini iddia etti.

Price, “Eğer işgal an meselesi olsaydı, diplomasiye ve diyaloğa öncelik vermezdik.” iddiasında bulundu.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, pazar günü ABC televizyonunda yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının an meselesi olduğunu ifade etmişti.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki de defalarca Rusya’nın her an Ukrayna’yı işgal edebileceğini dile getirmişti.

Psaki daha sonra 2 Şubat'ta, Beyaz Saray'da düzenlediği günlük basın toplantısında Rusya'nın olası Ukrayna işgali için "an meselesi" açıklamalarına ilişkin “Bu kelime bizim kastetmediğimiz yerlere çekiliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in hala işgal kararı alıp almadığını bilmiyoruz." ifadelerini kullanmıştı.

ABD Başkanı Joe Biden da daha önce Rusya’nın Ukrayna’yı şubat ayında işgal edebileceğini söylemişti.

Altın fiyatları, Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan gerilimin jeopolitik riskleri artırması ve güvenli limana olan talebin artmasıyla toparladı. Gram altın ise küresel altın fiyatları ve dolar/TL’deki yükselişle 800 TL sınırında.

Fransa Başkanı Emmanuel Macron ve mevkidaşı Vladimir Putin pazar günü gerçekleştirdikleri görüşmede önemli bir ilerleme kaydedemedi. ABD Başkanı Joe Biden ise Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi halinde Kuzey Akım 2 Boru Hattı ile ilgili sürecin daha fazla devam etmeyeceğini belirti.

Piyasalar ise Fed’in baharda art arda iki faiz artırımı gerçekleştirmesini fiyatlamaya başladı. Bloomberg’in opsiyon kontratlarının fiyatlamasından yaptığı hesaplamalara göre, traderlar Mart ve Mayıs ayında25 baz puanlık faiz artırımına kesin gözüyle bakarken Mart ayında yüzde 40 ihtimalle 50 baz puanlık bir artırım olacağını düşünüyor.

Ons altın fiyatı

Ons altın, geçen haftaya 1.791 dolar seviyesinde başladıktan sonra iniş çıkışlara rağmen haftayı 1.808 dolar seviyesinde kapatmıştı. Yeni haftaya da hafif bir yükselişle başlayan değerli metal, salı günü kazançlarını artırarak 1.821 dolar civarında bulunuyor.

Gram altın fiyatı

Gram altın, geçen hafta 766 TL’ye kadar geriledikten sonra kademeli bir yükselişle 792 TL’ye kadar tırmanmıştı. Geçen haftayı 788 TL civarında kapatan gram altın, küresel altın fiyatları ve dolar kurundaki yükselişle 797 TL seviyesinde bulunuyor.

Bankanın Savita Subramanian liderliğindeki stratejistleri, ABD hisse senetlerinin daha önceki Fed faiz artırımları sonrası pozitif getiriler kaydetmesine karşın, bu kez sıkılaştırma döngüsünün “piyasanın aşırı değerli” olduğu bir döneme denk geldiği uyarısında buludu.

Stratejistlerin konuya ilişkin notunda, “S&P 500, 1999-2000’deki sıkılaştırma döngüsü dışında, tüm ilk faiz artırımları öncesi seviyelerinin üzerinde” denildi. Kurum bununla birlikte endekslerde sert bir satış dalgası beklemiyor. Stratejistler S&P 500 endeksinin yılı, mevcut seviyelerden yüzde 2’lik bir yükselişe işaret edecek şekilde, 4.600 seviyesinde tamamlamasını bekliyor.

Notta, “Süper güvercin politikasından daha şahin politikaya geçiş, likiditede zirve noktada olduğumuzun altını çiziyor” değerlendirmesine yer verildi. BofA’nın stratejistlerine göre, değerlemeler, algı, makroekonomik temeller ve teknik faktörler dahil olmak üzere çok sayıda negatif sinyal, hisse senetleri için zayıf bir yıla işaret ediyor.

Notta, “Ayrıca, Fed hiçbir şey yapmazsa hisse senetlerine yönelik risklerin daha büyük olacağına inanıyoruz. Bu durumda yüksek enflasyon muhtemelen S&P 500 çarpanlarını baskılayacak ve karları azaltacaktır” ifadelerine yer verildi.