Babacan: Vatandaşla kamu arasındaki borç, alacak meselelerini geniş kapsamak istedik
-
Devlet Bakanı Babacan, vergi ve sigorta prim borçlarıyla ilgili yapacakları düzenlemenin elektrik, su ve emlak borçlarını da kapsayacağını söyledi
ANKARA (A.A) - 25.10.2010 - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, vergi ve sigorta prim borçlarıyla ilgili yapacakları düzenlemenin elektrik, su ve emlak borçlarını da kapsayacağını söyledi.
Babacan, bir televizyon kuruluşunun soruları yanıtladı. Vergi ve sigorta primi borçlarının yeniden yapılanması kapsamında herhangi bir tarihin bulunup bulunmadığına ilişkin soru üzerine Babacan, ''Bu konuda Bakan arkadaşlarımızla beraber yaptığımız çalışmalar aşağı yukarı tamamlanma noktasında'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la bugün vergi ve sigorta primi borçlarının yeniden yapılandırılması konusunda bir toplantı yapacaklarını belirten Babacan, toplantının sonunda belli bir noktaya varabilecekleri gibi belki üzerinde biraz daha çalışmalarının gerekebileceğini anlattı. Babacan, ''Hatırlayacak olursanız Başbakanımız daha önce bununla ilgili Ekim ya da en geç Kasım gibi bir tarih de vermişti. Takvim içerisinde biz bunun tamamlanacağını düşünüyoruz'' dedi.
''Bu pakete elektrik, su, emlak borçları da girecek mi?'' sorusu üzerine de, ''Tabi onlar giriyor'' diyen Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Burada bir tek Ziraat ve Halk bankasıyla ilgili düzenlemeye gerek yok. Bir kanun çıkartmaya gerek yok. Onlar, bankalar kendi kanunları çerçevesinde tek tek bu işleri yapabiliyorlar. Yeniden yapılandırmayı yapabiliyorlar. Onun haricinde vatandaşla kamu arasındaki borç alacak ilişkilerinin mümkün olduğunca geniş bir şekilde kapsasın istiyoruz. Bunun içerisinde emlak vergileri, su var, elektrik var.''
Söz konusu düzenlemenin kapsamına ilişkin bir diğer soruyu, ''İşte ne kadar borçları varsa geciken, zamanında ödenemeyen ne varsa'' diye yanıtlayan Babacan, 2009'un hem Türkiye, hem dünya için zor bir yıl olduğunu, borçlarını ödeme konusunda iyi niyetli ve ödeme arzusu olduğu halde yaşanan kriz nedeniyle bunları ödeyemeyenler bulunduğunu anımsattı. Babacan, yapılacak düzenlemeye ilişkin ise ''Sadece alacağın ana parası ne ise o ana parasının değerini koruyup, bir de böyle bir taksitlendirme kolaylığı olsun diyoruz. Yani işin özü bu. Parametreleri, detayları yakında belli olur'' diye konuştu.
-KÖPRÜ VE OTOYOLLARIN ÖZELLEŞTİRMESİ-
Köprü ve otoyolların özelleştirilmesinin tarihine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta da Babacan, özelleştirmelerin başarılı olduğunu, şöyle bir bakıldığında artık birçok temel sektörün özel sektörün kontrolünde olduğunu belirterek, enerji gibi oldukça temel bir konuda bile enerji dağıtım özelleştirmelerinin hızla devam ettiğini ve yakında tamamlanacağını bildirdi.
Özelleştirmelere ilişkin kesin tarih, kesin takvimler ortaya koymanın güçlüğüne değinen Babacan, akıllarına hiç gelmeyen sorunların ortaya çıkabildiğine vurgu yaptı. Özelleştirmelerin mümkün olduğunca en erken tarihte olmasını istediklerini belirten Babacan, şunları kaydetti:
''Yeni otoyol projelerinin tek yolu artık özel sektör eliyle ya da kamu özel sektör ortaklığıyla yapılması. Şu anda aşağı yukarı 30 milyar dolarlık bir proje stoğu, proje tanımlaması yaptık. Bunların tamamı kamu, özel ortaklığıyla yapılacak. Yani devlet bütçesinden, yatırım bütçesinden para ayırmadan, tamamen düzenlemelerle bu işin götürülmesi. Resmi gelirlere bakacak olursak 2010 yılında 10 milyar dolar bir özelleştirme geliri hedeflemişiz. Şu anda 3,9 ancak gelir. 2010 yılı özelleştirmeye, dövize de ihtiyacımızın olduğu bir yıl. 3,9'u anca bitireceğiz. Orta Vadeli Programa, gelecek yıl için 13,7, ondan sonra ki yıl için 12,7, 2013'de de 10 milyar dolarlık bir rakam koyduk.''
''Bunun ne kadarını köprüler ve otoyollardan bekliyorsunuz?'' sorusu üzerine de Babacan, ''Şimdi bir liste var. Bir liste var ama bu liste bir yerde iskontoya tabi'' dedi. Özelleştirmelerin bir kısmında bazı problemler yaşandığını bunun da proje proje, tek tek sebepleri bulunduğunu belirten Babacan, özelleştirmelerde arzu edilenle, gerçekleşen arasında farkların ortaya çıkabildiğini anlattı.
Özelleştirme ihalelerinden önce yaklaşık bir rakam söylememe konusuna çok dikkat ettiklerini belirten Babacan, fiyatların ihalede oluştuğuna vurgu yaptı. Söz gelimi dağıtım ihalelerine bakıldığında ortaya çıkan rakamların herkesi şaşırtan, yüksek rakamlar olduğunu belirten Babacan, ''Bizim kendi iç hesabımız neydi? Hedeflerimiz neydi? Biz bunu pek fazla konuşmuyoruz. İhaleye çıkıyoruz. O günün arz-talebi işte. Her yatırımcının kendi farklı hesabı olabiliyor. Hiç kimsenin hesap etmediği çok farklı bir unsuru yatırımcılardan birisi dikkate alabiliyor ve ona göre diğerlerinden çok daha yüksek teklif verebiliyor. Dolayısıyla biz özelleştirme konusunda, sadece yıllık toplam konusunda o da bir mertebe hedefi olsun diye bir rakam açıklıyoruz'' dedi.
-2-B SEÇİM SONRASINA KALMAYACAK-
2-B'ye ilişkin soru üzerine de 2-B'nin önemli ve hassas bir konu olduğunu söyleyen Babacan, 2-B ile ilgili düzenlemeyi seçimden sonraya bırakmamayı düşündüklerini, en kısa sürede tamamlayıp Meclis'e sunmayı istediklerini söyledi. Babacan, çalışmanın belli bir noktaya geldiğini kaydetti.
Bazı ürünlerde vergi artışı yapılıp yapılmayacağına dair soruya verdiği yanıtta da Babacan, şunları söyledi:
''Bizim 2011 bütçesini hazırlarken yine bazı kararlar vermemiz gerekiyor. Bu önemli kararlar içerisinde özellikle enerji konusu var. Elektrik fiyatları, doğalgaz fiyatları ve akaryakıt üzerindeki özel tüketim vergileri. Biz eğer hani maliyet tarafından, petrol, gaz fiyatlarında çok anormal değişiklikler, çok anormal gelişmeler olmazsa ve bugünkü maliyet yapısı 2011 sonuna kadar devam ederse, bu kalemlerde bir değişiklik yapmama kararı aldık...
Dediğim gibi bunlar dışarıya bağımlı olduğumuz konular. Dışarıda olabilecek çok anormal maliyet gelişmeleri olursa, o zaman tekrar tabii bunlar masaya yatırılır, bakılır. Ama şu anki varsayım, şu anki bütçemiz o çerçevede.
Onun dışında bütçe gelir tarafına baktığınızda bunlar her sene yeniden değerleme oranında enflasyona yakın oranlarda büyümeleri temin edilir. Yaklaşık yuvarlak bazı rakamlar bütçeye konuldu, varsayıldı. Ama nihai kararlar günü gelince açıklanacak. Orada ciddi miktarda bir vergi artışı, yeniden hani şu olur, bu olur. Çünkü geçen sene biz yaptık bunu. 2009'un son gününde böyle toplu vergi ayarlamaları yaptık. Böyle bir şeyi 2011 için öngörmüyoruz. 2011 sadece Haziran-Temmuza kadar değil, 2011'in sonuna kadar. 2012 bütçesi yapılırken de ayrıca bakılacak.''
(Memur maaşları iyi bir şekilde arttı. Emeklilere normalin çok dışında artışlar yapıldı. Peki bunları nereden nasıl karşılıyorsunuz. Değirmenin suyu nereden geliyor) denilebileceğini söyleyen Babacan, büyüme ve büyümeyle birlikte gelen yüksek vergi gelirlerinden bunların karşılandığını anlattı.
''Ama bunu yaparken de bütçe hedeflerimizden taviz vermedik'' diyen Babacan, temel kriterlerinin faiz dışı denge olduğunu kaydetti.
Mali kuralla ilgili düzenlemenin bir kenarda beklediğini, ''o günün şartlarıyla değerlendirileceğini'' de belirten Babacan, 2011 bütçesine bakıldığında mali kural olsa da olmasa da daha farklı bir bütçe olmayacağının görüldüğünü söyledi. Babacan, ''Dolayısıyla kenarda bekleyen bir konu. İlerde zamanı gelince ele alınır'' dedi.