Advertisement

Türkiye'de Mart ayında ithalat ilk kez enerji fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle 30 milyar doları aşarken, dış ticaret açığı da önceki yıla göre yüzde 76 artışla 8,2 milyar dolar oldu.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş'un açıkladığı rakamlara göre ihracat aynı dönemde yüzde 19,8 artışla 22,7 milyar dolar oldu. Mart ayı ithalatı ise 30,9 milyar dolar olarak kaydedildi.

Bu rakamların ardından Mart ayında dış ticaret hacmi yıllık yüzde 26 artışla 53,6 milyar dolar oldu.

Verilere göre enerji ithalatı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 156 artarak 8,4 milyar dolar; Ocak-Mart döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 188 artarak 25 milyar dolar oldu.

Gülle: Rusya, Ukrayna ve Belarus'tan tedarik edilemeyen ürünlerde alıcılar Türkiye'yi tercih ediyor

Gülle, yılın ilk çeyreğinde ihracat ailesinin son derece başarılı bir performans gösterdiğini, mart ayı rakamlarında da bunun yine görüldüğünü ifade etti.

Mart ayının ihracatçılar için ayrı bir önem arz ettiğini belirten Gülle, "Çünkü Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan gelişmelerin etkileri bu dönemde tüm dünyada görülmeye başladı. Gelişmiş ekonomilerde savaştan doğan belirsizlik neticesinde sanayi PMI verileri ve ihracat taraflarında yavaşlamalar var. Bu anlamda, ihracatımızın bunca belirsizliğe, enflasyonist baskıya,
yüksek emtia ve ara mal fiyatlarına rağmen azimle yoluna devam etmesi son derece önemli. İşte bizi farklı kılan, ihracatçımızı 'güvenilir tedarikçi liman' yapan özelliğimiz burada saklı." diye konuştu.

Gülle, Avrupa'da yüksek enerji fiyatları ve belirsizlik nedeniyle kimi sektörlerde üretim bantlarının durmuş olduğunu, Asya tarafında ise artan koronavirüs vakaları sonucu kısıtlamaların yeniden başladığını, özellikle Avrupalı tedarikçilerin Asya'dan tedarik noktasında endişeleri bulunduğunu, ayrıca, Rusya, Ukrayna ve Belarus'tan tedarik edilemeyen ürünlerde alıcıların Türkiye'yi tercih ettiğini söyledi.

Salgın döneminden Türkiye'nin alnının akıyla çıktığını belirten Gülle, şöyle devam etti:

"Bildiğiniz üzere, o dönemde tedarik zincirleri ciddi manada bozulmuş ve Türkiye, bu süreçten ihracat hanesine ekstra 23 milyar dolar yazdırmıştı. Şimdi küresel tedarik zincirlerindeki dönüşümde savaş kaynaklı ikinci tur başlıyor. Böyle dönemler; markalar doğurur, işini iyi yapanı, hakkıyla yapanı parlatır. Türkiye, tedarik zincirlerindeki ilk kırılma sürecinin yükselen yıldızı oldu. Şimdi yine tarihi bir fırsat ihracatçılarımızı bekliyor. Bu sebeple altını çizerek ifade etmek istiyorum ki ülkemize yönelen ek talebe yanıt verebilmek adına daha fazla yatırım, daha fazla üretim ve en nihayetinde daha fazla ihracat yapmalıyız. Pandemi döneminde olduğu gibi, bu dönemi de iyi değerlendireceğimize yürekten inanıyorum."