Advertisement

Danimarkalı online yatırım ve finansal alım satım kurumlarından Saxo Bank Üst Yöneticisi (CEO) Lars Seier Christensen, Avrupa'nın dışında daha uzak, daha başka ülkelere yönelmeyi planladıklarını, büyük bir pazar olan Türkiye'de fiziksel olarak varlıklarını kanıtlamak istediklerini bildirdi.

Christensen, bankanın Türkiye'ye ilişkin planlarına dair bir grup gazetecinin katılımıyla düzenlenen sohbet toplantısında yaptığı konuşmada, 1992 yılında kurulan bankada yeni teknolojilere büyük önem verdiklerini belirterek, bin 500 çalışanı bulunan bankada 600 çalışanın son derece yüksek teknolojik ortamda görev yaptığını söyledi.

Bankanın foreks, menkul kıymet, vadeli işlemler, opsiyon ve diğer türev piyasalarında alım satım işlemleri gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini anlatan Christensen, farklı Borsalar ve yatırım bankalarıyla çalıştıklarını belirtti.

Dünyada büyük ve küçük finans kurumlarının platformlarını kullandıklarını, Türkiye dahil 50 ülkede işbirliklerinin bulunduğunu ifade eden Christensen, dünyada 24-25 ofisleri olduğunu bildirdi.

Stratejik açıdan Avrupa'yı aşıp başka ülkelerden pazar payı kazanmak istediklerinin altını çizen Christensen, şöyle devam etti:

''Avrupa'nın dışında daha uzak, daha başka ülkelere yönelmeyi planlıyoruz. Son 12 ayda 6 ofis açtık. Bunlardan sadece biri Avrupa'da... Stratejimize inanıyoruz ve İstanbul'da da bir ofis açmayı planlıyoruz. 2012 içinde herhalde tekrar ülkenize böyle bir olay için döneceğim. Çünkü burada fiziksel olarak varlığımızı kanıtlamak istiyoruz. Türkiye, çok büyük bir pazar. Büyüme oranı çok yüksek. Bundan dolayı Türkiye gibi bir ülkeye gelmenin, bankamız için yararlı olacağını düşünüyoruz. Türkiye heyecan verici bir ülke. Türkiye'nin Saxo Bank'a değer katabileceğine, diğer taraftan Saxo Bank'ın da Türkiye'ye bir şeyler katabileceğine inanıyoruz. Hiçbir şekilde Türkiye'ye gelip ders vermek veya herhangi bir şey öğretmeye niyetimiz yok. Ama uluslararası ürünler konusunda Türk yatırımcılarla birlikte çalışabiliriz.''

-''Klasik banka-müşteri ilişkileri istenmiyor''-

Dünya finans sektöründe son 4-5 yılda yaşananlara dikkati çeken Christensen, bugünkü finans sektörünün artık geçmişten çok farklı olduğunu ve güvenin kaybolduğunu söyledi. Türkiye'de ise durumun ''çok vahim'' olduğunu düşünmediğini dile getiren Christensen, ''Diğer taraftan Batı Avrupa ve ABD'de durumun bir hayli kötü olduğunu söyleyebilirim'' yorumunu yaptı.

Müşterilerin beklentilerinin de gittikçe arttığının altını çizen Christensen, müşterilerin artık daha düşük fiyatlar istediklerini, ''körü körüne'' kötü bir hizmeti hiçbir şekilde kabul etmediğini, bunun da bankalarda baskı yarattığını söyledi.

Lars Seier Christensen, ''Bana sorarsanız, bunlara en güzel cevap düşük fiyat ve yüksek, iyi hizmettir. Bunu da sağlamanın tek yolu teknolojidir'' dedi.

Şu anda üç trendin önemli olduğunu vurgulayan Christensen, şöyle devam etti:

''Hizmetlerimizde maksimum en fazla şeffaflığı sağlamamızın şart olduğunu düşünüyorum. Çünkü müşteriler artık ürünü, risk profillerini, ne ödeyeceklerini, en iyi fiyata neyi alabileceklerini iyi bilmek istiyorlar. Bir yerde bir çıkar çatışması da olabiliyor. Özellikle bugün internet yoluyla müşteriler, büyük kolaylıkla farklı bilgilere ulaşabiliyor. İnsanlarda da artık yeni bir trend görülmeye başlandı. Kendi kendilerini yetkilendiriyorlar ve bu şekilde kendi işlemlerini görmek istiyorlar. Kendileri karar süreçlerine katılmak istiyorlar, kendi finansal hayatlarını yaşamak istiyorlar. Hatta bazen profesyonellere bile bırakmadan fon yönetimlerini kendileri yapmak istiyorlar. Düşüncelerine göre o zaman bu durumda çıkar çatışması olmayacak. Bunu yapmak için en uygun yer elektronik bir platform olacaktır. Diğer bir trend ise ağın kurulması... Mesela sanayi, sosyal toplum, medya, finansal hizmetler, sosyal medya, yatırımcılar arasında bir etkileşim olabilir. İnsanlar, artık klasik banka-müşteri ilişkilerini istemiyor. Bundan artık sıkıldılar, başka şeyler arıyorlar ve başkalarıyla etkileşim içinde olmak istiyorlar.''

-Yüzde 30'u TPG Capital'in-

Toplantıda verilen bilgiye göre, Danimarka'nın online yatırım ve finansal alım satım kurumlarından Saxo Bank, bireysel ve kurumsal müşterilerine hisse senetleri, vadeli işlemler, türev ve opsiyon piyasalarında alım satım yapma olanağı sunan üç entegre platformuyla 20 ayrı dilde hizmet sunuyor.

2011 yılında yüzde 6 artışla 3,53 milyar Danimarka Kronu faaliyet geliri elde eden Saxo Bank'ın faiz, amortisman ve vergi öncesi gelirleri (EBIDTA) önceki yıla göre yüzde 4 oranında artış göstererek 1,16 milyar Danimarka Kronu oldu. Bankanın 2011 karı ise 618 milyon Danimarka Kronu olarak gerçekleşti.

31 Aralık 2011 itibarıyla bankacılık hizmetlerinden yararlanan mevduatlarla birlikte Saxo Bank'ın elinde tuttuğu karşılıklar yüzde 13 artışla 33,2 milyar Danimarka Kronu düzeyine yükseldi.

Saxo Bank, Ağustos 2011'de yatırım firması TPG Capital'in bankanın ana hissedarlarından biri olduğunu duyurdu. Bu durum, Aralık 2011'de resmiyet kazandı ve TPG Capital, Saxo Bank'ın yüzde 30 payını satın almış oldu.

Bankanın diğer hissedarları olan kurucular ise büyük payları elinde tutuyor. Lars Seier Christensen Holding A/S ve Fournais Holding A/S ayrı ayrı yüzde 29,95 paylarla yönetimde etkin konumda bulunuyorlar. Geri kalan hisseler ise bankanın mevcut ve eski çalışanları arasında dağılıyor.