Advertisement

Yatırımcıların güveni "tam"

Geçtiğimiz son 3 ayda küresel yatırımcıların güveni Barclays ekonomistlerine göre, gözle görülür bir biçimde yükseldi.  Global anlamda, 700 yatırımcı üzerinden yaptığı anketin sonuçlarına göre: Riskli varlık fiyatlarında bir önceki çeyrekte ralli görülmesine rağmen, yatırımcılar ABD için umutlarını arttırmaya devam edecekler gibi gözüküyor. Buna ek olarak mevcut değerlemeler de büyük endişe kaynağı olarak algılanmıyor. Bunun bir nedeni ise Fed’in politikasının büyümeyi destekleyici şekilde devam edeceği olabilir. Anket katılımcılarının her ne kadar çok fazla iyimser olmasalar da, risklerin kalıcı olabileceğini öngördükleri görülüyor. Euro bölgesi sorunları bitmemiş olsa da, daha az baskın bir tema olarak algılanmış.




Yatırımcıların güveni, anketin genelinde kendini hissettirse de, hisse senetleri tarafında açıkça ortaya çıkmış-

%37 oranındaki katılımcı hisse senetlerini en güçlü varlık sınıfı olarak adlandırmış. Hisse senedi ve tahvil piyasasının göreceli çekiciliği, küresel ekonomi için öncü bir barometre olarak ifade edilebilir. Aralık ayındaki ankette %34 oranındaki katılımcı tahvil piyasasını en güçlü varlık sınıfı olarak adlandırmıştı. Şu anda ise katılımcıların sadece %12’si bonoların daha yüksek getiri sağlayacağını düşünüyor. Hisse senetleri yatırımcısının güveni gözle görülür şekilde artış göstermiş: hisse senetleri fiyatlarında 2012’nin sonuna kadar %5 artış bekleyen yatırımcıların oranı %71 gibi yüksek bir seviyede. Bu oran, Aralık ayındaki ankette %25’ti.  Hisse senedi yatırımcılarının sadece %10’u, hisse senedi fiyatlarında %5’lik bir düşüş öngörmüş.


Yüksek güveni diğer varlık sınıflarında da görmek mümkün-

Döviz tarafında, G10 Emtia kurlarını takiben Gelişen ülke kurları, risk-kazancı en yüksek para grupları olarak gösterilmiş. Bunların arasında, cevapların %75’i Gelişen Ülke ekonomilerine sermaye girişlerinin artacağını belirtirken, %46’lık kesim ise fon akımlarının güçlü kalacağını beklediklerini dile getirmişler.



Yatırımcıların, 2011 yılının ilk çeyreğindeki anket çerçevesinde, geçtiğimiz yıl ile ilgili iyimser oldukları sonucu ortaya çıkmıştı, ama Barclays ekonomisti Paul Robinson’un da dediği gibi çok zor bir yıl ortaya çıktı. Bu yıl yine aynı şekilde olur mu?-

Küresel ekonominin 2011’de yüzleştiği problemler bir yana, hiçbiri Euro Bölgesi krizi kadar dikkatleri çekmemiş. Anket yanıtlarına bakılırsa, Euro Bölgesi hakkında endişeler gündem maddesi olmaktan kurtulsa da, yine varlığını devam ettiriyor. Aralık ayındaki ankette en çarpıcı yanıtlardan bir tanesi, yatırımcıların %50’sinin en az bir ülkede bu yıl Euro Bölgesinden çıkmasını beklemesi olurken, yeni ankette bu oran %38’e geriledi. Oran gerilemesine rağmen, Barclays ekonomistleri durumu potansiyel önemine dayandırarak, rahatsız edici derecede yüksek olarak nitelendiriyor. Katılımcıların çoğu borç yapılandırmasının sonuçlarını sınırlı olarak belirtirken Gelişen ülkeler tarafındaki aşağı yönlü risklerin ve özellikle Çin’deki olası sert inişin daha önemli olduğuna dikkatleri çekmişler.



ABD cephesine ilişkin beklentiler önemli bir faktör olurken, ABD ekonomisinde iyileşme beklentileri hakim

Hisse senetleri için olan yanıtlarda, katılımcıların neredeyse yarısı ABD hisse senedi piyasalarını performansı en iyi olan bölge olma olasılığını yüksek görürken, Gelişen ülke hisse senedi piyasaları %39 ile 2. Sırada yer alıyor.

Ekonomik büyüme ve ABD Doları ile ilgili olumlu beklentilerin artarak devam etmesi sonucunda ABD hazine kağıtlarında herhangi bir satış veya Fed’in tutumundaki önemli bir değişiklik tahmin edilmemiş-

Yatırımcıların çoğunluğu (%91) , ABD 10 yıllık tahvil faizi için öngörülerini  %1.75–2.75 aralığında belirlerken, sadece %5’lik bir katılımcı faizlerde %2.75’in yukarısına fırlayacağını öngörmüş. Bu bir anlamda Fed’in ekonomiyi desteklemeye devam edeceği görüşünü de yansıtıyor olabilir. Katılımcıların 3’te 2’si Fed’in bilançosunu ve Operation Twist ( tahvil değişim) programını, mevcut planlanandan daha fazla genişleteceğini düşünüyor.

‘ABD dışında, para politikaları gevşek kalmaya devam eder’-

%37’lik katılımcı İngiltere Merkez Bankası’nın daha fazla parasal genişlemeye gitmeyeceğini düşünürken, %18’lik katılımcı Avrupa Merkez Bankasından ek bir operasyon beklemiyor.  %80’e yakın katılımcı ise; ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya’daki para politikası duruşunun ekonomiyi destekleyici olduğunu belirtmişler. Öte yandan, %66’lık bir kesim bu duruşun gelecekte muhtemel maliyetlere yol açabileceğini de vurgulamış.

Ayşe İyigündoğdu (aiyigundogdu@bloomberght.com)
BloombergHTAraştırma Bölümü