Advertisement
SEKTÖR HABERLERİ ABONE OL

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'nin (TSPB) Genel Kurulu'na bilinçli olarak katılmadığını belirterek, "Sektör sorunlarını kendi arasında tartışsın biz de bir ev ödevi çıkarsın istedim. Ancak öğrendim ki tartışma konusu birliğin statüsü noktasında yoğunlaşmış. Ben arzu ederdim ki çeşitli çalışma gruplarının raporları oralarda tartışılsın. Maalesef bu konuda beklentilerimizi dün de alamadık, bugün de alamamış durumdayız, ümit ediyorum yarın alırız" dedi.

Ertaş, Türkiye sermaye piyasalarında yatırımcı haklarının korunması konusunda yapılan çalışmaları aynı platformda bir araya getirmek amacıyla TSPB, CFA Society of İstanbul - Yatırım Profesyonelleri Derneği ve Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) işbirliği ile "Önce Yatırımcı" konferansında yaptığı konuşmada, Soma'daki maden faciasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa, Türkiye'ye de başsağlığı diledi.

Hem Türkiye hem de dünyanın son 10 yılda büyük bir değişim yaşadığını belirten Ertaş, şunları kaydetti:

"Küresel kriz, batık ya da devlet yardımına ihtiyaç duyan çok sayıda finansal kuruluş, bol likidite ve düşük faiz politikası son 5-6 yıla damgasını vuran önemli gündem maddeleri oldu. Son bir yılda gelişmekte olan piyasalara yönelik uluslararası piyasada riskler ön plana çıkarılıyor. İçinde bulunduğumuz gruptaki ülkelerin riskleri belki de biraz abartılarak işlendi. Bu yanlıştan çok çabuk dönüldüğünü de fark ediyoruz. Gelişmiş ülkelerde de benzer belki de daha fazla risklerin mevcut olduğunun altını çizmekte fayda var. Bunu uluslararası basın çabuk farketti ve bizim de içinde bulunduğumuz grup ülkeleri gelecek 10 yıl için yıldız adaylar arasında gösterilmeye başlandı."

Ertaş, 2005 yılında küresel gayri safi hasılanın yüzde 41'inin gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 59'unun gelişmiş ekonomilerde üretildiğini anlatarak, "2012'ye geldiğimizde yüzde 50-50 oldu. OECD raporu 2030 yılında gelişmekte olan ekonomilerinin toplam payının yüzde 57'ye ulaşacağını tahmin ediyor. Gelişmekte olan ekonomiler 10-15 yıllık süreçte dünyada küresel ekonominin lokomotifi olmaya devam edecek ve dolayısıyla küresel sermayenin de bu ülkelere yönelmesi kaçınılmaz gözüküyor" diye konuştu.

Başkan Ertaş, geçmiş 12 yılda önemli adımlar atıldığını ve 2023 hedeflerini anımsatarak, "Bu hedefleri yakalamak için hepimizin yarın bugünden daha çok üretmesi, yatırım, ihracat yapması ve ülkemizin büyümesi gerekiyor" dedi.

Türkiye'nin tasarruf oranlarının giderek azaldığını belirten Ertaş, bu tasarruf oranları için bir şeyler yapılması gerektiğini, hatta bunun için bile gecikildiğini söyledi.

Ertaş, tasarruf oranlarını yüzde 20'lere çıkarmanın artık kaçınılmaz zorunluluk olduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi:

"Mali piyasalarımızı da çok seçenekli bir yapıya kavuşturmak bizim için zorunluluktur. 3 alanda sorunlarımızın olduğunun farkındayız. Ülke olarak doğalgaz, petrolümüz yok. Daha fazla büyüme, daha fazla yatırımı gerektiriyor. Dolayısıyla bizim de yatırım için yeterli sermayemiz yok. İkincisi tasarrufumuzu artıracak ve mevcutlarımızı değerlendirecek finansal okuryazarlık seviyemiz düşük, üçüncü olarak da sermaye piyasalarımızı yeterince geliştirip büyütemedik. Bu üç alanda reformist değişimleri hayata geçirmemiz gerekiyor."


Şirketleri sermaye piyasalarıyla tanıştırmak, risk yönetim mekanizmalarını kullanmaya teşvik etmek, sadece halka açılma konusunda ısrar etmek yerine uygun sermaye piyasası araçlarıyla finansmana yönlendirmenin herkesin görevi olduğunu aktaran Ertaş, sermaye piyasalarını büyütme, derinleştirme, geliştirme konusunda kimin fikri varsa bu fikirleri dinlemeye, masaya yatırmaya, uluslararası normlara aykırı olmamak kaydıyla hayata geçirmeye söz verdi.


Türkiye'de ekonomik, siyasi, hukuki zeminin sermaye piyasalarını geliştirmek için uygun bir ortam sunduğunu vurgulayan Ertaş, "Bu ortamı fırsata dönüştürmek, şirketlerimizi banka kredilerine mahkum olmaktan çıkarmak, yatırımcılarımıza risk ve getiri tercihlerine yöneltecek araçları tanıtmak, ulusal ve global tasarrufların güvenle yatırım yapacağı küresel bir finansal merkez olmak bizim önümüzdeki tek seçenek olarak gözüküyor" diye konuştu.

Ertaş, bankacılık sektörüyle birlikte bugünkünden daha gelişmiş, büyük ve derin bir sermaye piyasasının herkesin temel hedefi olması gerektiğini belirterek, "SPK olarak bu hedefi ya başaracağız ya başaracağız. Tabii ki bu sadece SPK çalışmalarıyla değil, tüm paydaşların elini taşın altına koymasıyla gerçekleşecek bir hedef" dedi.

Değişimin gerçekleştirilebilmesi için, sektörün kendini yenilemesi gerektiğini, her şeyi devletten bekleme alışkanlığını bir tarafa bırakması, inisiyatif alması, değişime öncülük etmesi, finansal okuryazarlık projelerine destek vermesi gibi hususların önemine işaret eden Ertaş, "Daha cesur, daha atılımcı ve daha yenilikçi yaklaşımları benimsemesi bir zorunluluk olarak karşımızda" değerlendirmesinde bulundu.

- "TSPB'nin Genel Kuruluna bilinçli olarak katılmadım"

Başkan Ertaş, dün gerçekleşen TSPB'nin Genel Kurul toplantısını hatırlatarak şunları söyledi:

"Toplantıya bilinçli olarak katılmadım, sektör sorunlarını kendi arasında tartışsın biz de bir ev ödevi çıkarsın istedim. Sektör kendi geleceğini kendi arasında planlasın, rahat tartışsın bizlere de bir ev ödevi çıkarsın diye arkadaşları görevlendirdim. Ancak öğrendim ki tartışma konusu birliğin statüsü noktasında yoğunlaşmış. Oysa bizi geleceğe taşıyacak olan sadece birliğin statüsü değil, onun ötesinde sermaye piyasalarımızın çok daha büyük, çok daha derin sorunları var. Ben arzu ederdim ki çeşitli çalışma gruplarının raporları oralarda tartışılsın. Hatta hükümete, Maliye Bakanı'na diğer platformlara taşıyabileceğimiz sorunları masaya yatırabileceğimiz konular bizlere ev ödevi olarak iletilsin isterdim. Maalesef bu konuda beklentilerimizi dün de alamadık, bugün de alamamış durumdayız, ümit ediyorum yarın alırız."

Sektörde bir çok olduğuna dikkati çeken Ertaş, bu kurumların kaynak ve tecrübelerini bir araya getirerek finansal okuryazarlık düzeyinin artırılmasına yönelik sistematik ve profesyonel yaklaşımların hayata geçirilmesinin kaçınılmaz hale geldiğinden bahsetti.

Bu konuda var olan bireysel çabaların yeterli olmadığı vurgusunu yapan Ertaş, konuşma yaptığı kürsüye işaret ederek "Burada olmak istemiyoruz biz. Aynı masada, aynı masanın etrafında birlikte olalım, meseleyi tartışalım, sonra da herkes ev ödevini almış olarak ofisine dönsün bir süre sonra da kime ne görev verildi, kim neyi yaptı neyi yapamadı onu tartışalım istiyorum. Bugüne kadar böyle bir daveti almadığımızı da ifade etmek istiyorum. Önümüzdeki dönemde kurumlardan beklentimiz ellerini taşın altına koyması" değerlendirmesinde bulundu.

Çalışanların eğitimi konusunun önemine de dikkati çeken Ertaş, sektörde ciddi bir eğitimli iş gücüne ihtiyaç olduğundan bahsetti.

Vahdettin Ertaş sınıf atlamak için bu konuda da radikal yaklaşımların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, konuya ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Bu konuyu 2011 yılına kadar Aracı Kuruluşlar Birliği'ne vermiştik, demek ki arzu edilen netice elde edilemedi ki 2011'de Sermaye Piyasaları Lisanslama Şirketi devreye girdi. Ancak oranın da sağladığı hizmetten bugün itibariyle memnun olmadığımızı ifade etmek istiyorum. Geçen sene gündem yoğunluğu nedeniyle çok fazla zaman ayıramadık, ama bu sene yılbaşından itibaren bu konuyla da yakından ilgileniyoruz. İnşallah Temmuz ayından itibaren bilgisayar tabanlı hem eğitimler hem de sınavlar başlayacak."

Bu konuda yaptıkları çalışmalardan bahseden Ertaş, "Finansal Okuryazarlık Ulusal Strateji Planı'nı Finansal İstikrar Komitesi Üyesi kurumlarla birlikte hazırladık ve onaya sunduk. İnşallah onaydan çıkar çıkmaz çok kapsamlı 5 yıllık bir eylem planını hayata geçireceğiz" diye konuştu.

- TSPB Başkanı Köksal: "Olaylara değişik perspektif ile bakılması normal"

TSPB Başkanı Attila Köksal da Ertaş'ın konuşmasının ardından, olaylara değişik perspektifle bakılmasının normal olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

"Bunu anlıyorum kamu bakışı ve özel sektör bakışı farklı, bu çok doğal. Hepimiz sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Biz de Birlik olarak kanun yürürlüğe girdiğinden beri bir geçiş aşamasındayız. Dünkü konu sadece statüye odaklandı ve Birlik onun dışında bir şey yapmıyor eleştirisi biraz ağır oldu. Biz de çok uzun süredir iki konuya odaklanmış durumdayız. Bu iki konunun olmazsa olmaz şartlar olduğunu düşünüyoruz. Bunlar gerçekleşmeden bu konuda mesafe katetmeden sermaye piyasamızın bir yere gitmeyeceğini düşünüyoruz. Bunlardan birincisi elemanlarımızın eğitimi, biz Birlik olarak eğitim konusundaki çalışmalarımızı artırdık. Finansal okuryazarlık konusunda da çalışmalarımızı artırdık, yeterli mi değil elbette."

Kendilerinin de sermaye piyasasının gelişmesi için mücadele ettiklerinden bahseden Köksal, "Yol kazalarını artık bertaraf etmemiz lazım. Bizlerin çok daha sorumlu davranmamız, bu sorumluluğu tüm katmanlara aktarmamız lazım. Ancak bu şekilde yatırımcının ezilmesini ve zarar görmesini engellemiş oluruz. Sermaye Piyasa'mız ya büyüyecek ya büyüyecek, bunu da hep beraber yapacağız" diye konuştu.