Advertisement

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, "AB'de yaşanan olumlu gelişmelere, özellikle Irak konusundaki olumsuz gelişmeler eklenmeseydi, ihracatımızı çift haneli artırmış olacaktık" dedi.

Büyükekşi, geçen yıl 15 ülkeden toplam 64 konuşmacının yer aldığı ve 50'den fazla ülkeden binin üzerinde davetlinin katıldığı 5. İstanbul Finans Zirvesi'nde (IFS) konuştu.

İhracatla finansı birbiriyle yakın ilişki içinde gördüklerini dile getiren Büyükekşi, bundan sonraki dönemde de ihracatla finansın her zaman birbirini destekler nitelikte olmasını önemsediklerini söyledi.

Büyükekşi, 2013 yılında ihracatın Türkiye'nin büyümesinde itici güç olamadığını ancak 2014 yılında tam tersi bir gelişme seyrettiğini aktararak, özellikle 1. ve 2. çeyrek büyümesinde ihracatın büyümeye olumlu katkı verdiğini ifade etti.

Beklentilerinin, 3. ve 4. çeyrekte de ihracatın büyümeye olumlu katkı vereceği yönünde olduğunu belirten Büyükekşi, "İhracat artarken ithalat azalıyor, böylece cari açık geriliyor. Bu da Türkiye açısından son derece önemli" dedi.

TİM Başkanı Büyükekşi, Türkiye'nin ihracatını, Ortadoğu'da yaşanan bu kadar krize karşın yaklaşık yüzde 5,5 seviyesinde artırdığına dikkati çekerek, ihracatın ilk 8 ayda 105 milyar dolara yükseldiğini, son 12 aylık ihracatın da 160 milyar dolara yaklaştığını söyledi.

Bunun ana sebebinin, Avrupa Birliği'ndeki (AB) ilk 6 ayda görülen olumlu gelişmeler olduğunu belirten Büyükekşi, şöyle devam etti:

"AB ile yaptığımız ihracatta ilk 8 ayda yaklaşık yüzde 13 artış var. Şu anda verilere baktığımızda AB'ye ihracatımız aynı şekilde artmaya devam ediyor. Aslında AB'de yaşanan olumlu gelişmelere, özellikle Irak konusundaki olumsuz gelişmeler eklenmeseydi, biz ihracatımızı çift haneli artırmış olacaktık. Irak'a yaptığımız ihracattaki 10 puanlık artış veya düşüş, toplam ihracatımızı bir puanlık etki yapıyor. Yani temmuz ayında Irak ihracatımız yüzde 49 düşüş gösterdi ve o ay bizim ihracatımıza 5 puan olumsuz katkısı oldu. Bu yüzden özellikle Irak pazarı bizim açımızdan son derece önemli. Ancak sevindirici bir gelişme şu ki, temmuz ayında yüzde 49 olan düşüş, ağustos ayında yüzde 25'e geriledi, eylül ayında bu düşüşün yüzde 15'lerin de altına gitmesini öngörüyoruz.

Suriye örneğine bakıldığında ise Suriye ihracatımız geçen yıllarda düşerken, geçen ay yüzde 100 artış gösterdi. 8 aylık rakamlara bakıldığında ise Suriye ihracatımızda yüzde 80 artış var. Irak ile ihracatımız da inşallah işler düzelince eski artış trendine girecek. Bu yüzden biz Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir olması için biz mutlaka ihracat odaklı bir büyüme stratejisiyle olacağına inanıyoruz. Büyümenin kaynağının mutlaka ihracata dayalı bir üretim stratejisi olmasının altını çiziyoruz. Şu andaki beklentiler, Türkiye ekonomisi için yüzde 3 civarında bir büyüme. Biz ihracatçılar büyümenin yüzde 4'e yaklaşacağını düşünüyoruz."

"İhracat artarken, katma değeri yüksek ürünleri üretip ihraç etmemiz gerek"

Büyükekşi, Türkiye'nin 2023 hedeflerinden de bahsederek, hedefleri gerçekleştirebilmek için katma değeri yüksek ürünleri üretip ihraç etmek gerektiğini dile getirdi.

Bunu üretebilmek için de "İnovasyon", "Ar-Ge", "Tasarım" ve "Marka" konularıyla ilgili çok yoğun çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Büyükekşi, bu amaçla 3 yıldır Türkiye İnovasyon Haftasını düzenlediklerini aktardı.

Düzenledikleri Türkiye İnovasyon Haftası etkinlikleri hakkında bilgi veren Büyükekşi, ekim ayının sonunda Ankara'da, kasım ayının başında Gaziantep'te, Anadolu'da 3 tane Türkiye inovasyon haftası etkinliği düzenleyeceklerini, 3-4-5 Aralık tarihlerinde ise İstanbul'da çok büyük etkinlik yapmaya hazırlandıklarını söyledi.

Büyükekşi, Türkiye'de ürünlerin katma değerini artırmak için inovasyonun önemine inandıkları gibi finansmana erişimde de finansmandaki yenilikçiliğin kendilerini yakından ilgilendirdiğini dile getirdi.

Bu sebeple 21. yüzyılda eski ekonomiden sıyrılıp mutlaka yeni ekonomiye odaklanılması gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, yeni ekonomiye odaklanmak için yeni finansman olanaklarından mutlaka faydalanılması gerektiğini vurguladı.

Bu sebeple bugün yapılacak konuşmaların kendi açılarından son derece önemli olduğunu ifade eden Büyükekşi, şunları kaydetti:

"Bu ayın sonuna kadar İstanbul, İzmir ve Gaziantep'te Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) ile ortak girişim evi açıyoruz. Burada Türkiye'nin yeni ekonomi dediği bu tür girişimcilere ihtiyacı var. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gençleri desteklememiz gerekiyor. Biz de bu konuda çorbada tuzumuz olsun diye büyük çaba gösteriyoruz. Ülkemizi marka yapma konusunda da çalışma yapmamız gerekiyor. 2 yıldır Türkiye markası üzerinde ciddi çalışma yapıyoruz.

Bu çalışmalara Başbakanlık, Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinasyonluğunda bütün sivil toplum kuruluşları, Türkiye'de büyük üretim yapan holdinglerin CEO'ları ve yönetim kurulu başkanları katıldı. İngiliz şirketle bu çalışmayı yaptık. 4 büyük toplantı düzenledik. Bu çalışmanın inşallah 28 Eylül'de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul'da lansmanı yapılacak. Böylece Türkiye markası konusunda önemli bir çalışmanın altına imza atılacak."

Son olarak ihracatçıların amacının yaptığı faaliyetlerden para kazanmak olması gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, faaliyet dışı karların kendilerini enterese etmediğini söyledi.