Advertisement

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, kutuplaşmanın bertarafı konusunda somut bir ilerleme kaydedilmezse, üzerinde önemli uzlaşmalar gerektiren çözüm süreci ve anayasa reformu alanlarında yol alınamayacağını söyledi.

Dinçer, TÜSİAD'ın 2014 yılı ikinci Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gerek büyüme performansının iyileştirilmesi ve orta gelir tuzağından çıkılması, gerekse kalkınma eğiliminin güçlendirilmesi için eğitim kadar önemli bir diğer başlığın, kadınların iş gücüne katılmasının artırılması olduğunu anlattı.

İş dünyası olarak istihdam politikalarında pozitif ayrımcılık anlayışının benimsenmesi ve bu konudaki en iyi örnekleri yaygınlaştırmak amacıyla çaba sarf ettiklerini bildiren Dinçer, bu konuda hükumetten beklentilerinin kadın istihdamına yönelik teşviklerde daha kapsayıcı ve daha etkin adım atılması olduğunu kaydetti.

Dinçer, sanayinin ekonomi içindeki payının son 15 yılda olağanüstü gerilediğine dikkati çekerek, "Bu son derece tehlikeli bir gelişmedir. Sanayisi güçlü olmayan hiçbir ekonomide sürdürülebilirliği yakalamak mümkün değildir" dedi.

Türkiye'nin 1920'lerde hiç bir sanayi kuruluşu olmayan bir ülkeden, bugün dünyanın en büyük 20 ekonomisi içine girdiğini anımsatan Dinçer, şunları söyledi:

"Bununla gurur duymak elbette hakkımız. Ama ileriye doğru bakınca Türkiye sanayi sektörünün çok ileri bir mertebede, dünya ile rekabet ediyor olması gerektiğinin de altını çizmek istiyorum. Elbette hizmet sektörlerinin ekonomik faaliyetteki önemini inkar edecek değiliz. Ama bu sektörlerin de, sanayinin itici gücüne olan ihtiyacına güçlü bir şekilde dikkat çekmek istiyoruz. Büyümenin yegane itici gücü imalat sanayidir.

- "Ekonomi politikalarında son 10 yılın en belirgin başarısı makro ekonomik istikrar alanında oldu"

Dinçer, bu yılın sonunda yürürlüğe girecek olan 2015-2018 yılını kapsayacak sanayi stratejisinin yeni dönemde teknolojiyi, inovasyonu ve nitelikli iş gücünü teşvik ederek, sanayinin güçlenmesini, rekabet gücünün artırılmasını ve sürdürülebilir çevre kısıtları altında kalkınmayı sağlayacak anahtar bir belgeye dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Dinçer ayrıca " İçinde bulunulan kutuplaşma ortamının paylaştığı tüm politika önerilerini, olumlu bekleyişleri ve kalkınma politikalarını anlamsız kılacağını belirten Dinçer, "Reform alanını sınırlayacak ve toplumda kardeşlik ve güven duygularını zedeleyecek bir aşamaya kesinlikle gelmemelidir" diye konuştu.

AA