Advertisement

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ümit ederim bir daha kimse bu ülkede bloktan bahsetmez, kimse kapıları kapatıp daha seçimin ilk gecesinden 'biz bu oyunda yokuz' demez. Bunu diyen kim olursa olsun kendisini siyaset alanının dışına iter, Türkiye'de de kaos hesabı yapanların ekmeğine yağ sürmüş olur. Hepimiz aynı geminin içindeyiz, hepimiz bu oyunun bir parçası olmak durumundayız" dedi.

Davutoğlu, Parti Genel Merkezinde Dış İlişkiler Başkanlığı tarafından bu yıl 8'incisi düzenlenen iftar yemeğinde büyükelçilere hitaben yaptığı konuşmasında, bugün özgür iradeleriyle TBMM milletvekillerinin yeni Meclis Başkanı'nı seçtiklerini söyledi.

TBMM Başkanı İsmet Yılmaz'ın, AK Parti'nin kuruluşundan itibaren bürokrat, bakan, milletvekili olarak çok değerli hizmetler verdiğini belirten Davutoğlu, Yılmaz'ı bir kez daha tebrik ettiğini ifade etti.

Davutoğlu, "Aslında bu seçimin oluş şekli, süreci de başlı başına bir derstir" diyerek, seçimin Türkiye'deki demokrasinin bir başka başarı hikayesi olduğunu dile getirdi.

Meclis Başkanlığı seçimleri esnasında birçok spekülasyon yapıldığını vurgulayan Davutoğlu, "Acaba hangi turda kim, kiminle işbirliği yapacak, perde gerisinde kim, kiminle konuştu ve özellikle üçüncü turda ne tür taktik adımlar atılacak' diye konuşurken biz her vesileyle şunu söyledik. AK Parti olarak siyasi meşruiyete halel getirecek hiçbir adım atmayız. AK Parti olarak şeffaf ve net tutumumuzdan bir milim dahi taviz vermeyiz" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, dünkü TBMM grup toplantısındaki konuşmasına değinerek, şöyle devam etti:

"Kendi adayımızı destekleyeceğiz. Hiçbir şekilde meşruiyet konusu, tartışma konusu olacak bir taktik adımın içinde olmayacağız. İlkeli bir duruş sergiledik, net bir duruş sergiledik ve koalisyon müzakereleriyle TBMM Başkanlık seçimlerini ayırt ettik. Sonunda bugün gerçekten güzel bir netice hasıl oldu. Belki diğer adaylar üzüldüler, onların da üzülmemesi lazım. Böyle bir mecliste bu kadar şeffaf, bu kadar tutarlı, bu kadar ilkeli bir tavır içinde gerçekleştirdiğimiz Meclis Başkanlığı seçimi, TBMM'nin itibarını artırmıştır. Eğer bir takım taktik adımlar atılsaydı, perde gerisinde bazı çalışmalar yapılsaydı, emin olun belki bir aday kazanırdı ama Türkiye'de demokrasi ve Meclis itibar kaybederdi. Herkes kendi tavrını ortaya koydu, kendi hesabını yaptı. Sonunda doğal olarak ve Türkiye'deki teamüllerin bir gereği olarak en büyük partinin içinden bir milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığını kazandı. Biz bununla gurur duyuyoruz. Bu tutumumuzu bundan sonra da sürdüreceğiz."

"Önümüzdeki günlerde koalisyon müzakerelerine başlayacağız"

Yemekte büyükelçilerin, koalisyon ihtimalleri üzerine soru sorduklarını da vurgulayarak, kısaca bu konuya da değinmek istediğini ifade eden Davutoğlu, Türkiye'nin istikrarının sadece Türkiye için önemli olmadığını, çevre bölgeler için de önemli görüldüğünü vurguladı.

Davutoğlu, Türkiye'nin yardım yapan gücünü asla kaybetmemesi gerektiğine işaret ederek, "Türkiye gücünü kaybederse Suriye'deki yetimler sahipsiz kalır. Dün ziyaret ettiğim Telaferli mülteci ya Telafer'de katledilir ya sınırda çocuklarıyla mahsur kalır ya da Ankara'da sahipsiz kalır" dedi.

Bundan sonraki süreçte de aynı tutumu devam ettireceklerini dile getiren Davutoğlu, şunları söyledi:

"7 Haziran seçimlerinden bu yana ekonomik açıdan herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Başka ülkelerde olsa belki belirsizlikler, birtakım sarsıntılar doğurabilirdi, Türkiye'de hiçbir belirsizlik emaresi olmadı. Çünkü son ana kadar görevini bihakkın yapan bir hükümetin olduğunu herkes biliyor. Buradan sizlere de sizin üzerinizden de bütün dost ülkelere de şu mesajın iletilmesini özellikle rica ediyorum: Türkiye Cumhuriyeti ve bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin son 13 yıllık sorumluluğunu üstlenen AK Parti kadroları olarak bizler, ülkemizin hükümetsiz kalmaması, demokratik istikrar içinde kuşatıcı bir koalisyon çerçevesinin oluşması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

Kimse Türkiye'de krize ve kaosa yatırım yapmasın. Kimse Türkiye'de şu veya bu şekilde 'siyasi istikrarsızlık olabilir' diye de bir kaygı içine düşmesin. Dost ülkeler şundan emin olsunlar ki Türkiye'de 7 Haziran seçimlerinden sonra Türk demokrasisi çok daha güçlenmiştir, Türkiye kendi sorunlarını çözebilecek olgunluğa sahip olarak yoluna devam edecektir. Bunun teminatı olan ve ülkenin bütününün de temsil kabiliyetine sahip yegane parti olan AK Parti de kendini tekrar ve tekrar yenileyerek, kendi içinde en doğru değerlendirmeleri yaparak Türkiye'nin istikrarının omurgası olma görevini sürdürecektir. Önümüzdeki günlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın görevlendirmesiyle koalisyon müzakerelerine başlayacağız."

"Türkiye'de blok siyaseti bitmiştir"

Davutoğlu, "TBMM Başkanlık seçimleri şunu gösterdi: Eğer bir taraf ki muhalefet partileri 7 Haziran'dan sonra maalesef böyle bir yol içine girdiler, sanki seçimleri onlar kazanmış gibi, sanki yüzde 41 oy alan biz değilmişiz de ana muhalefet partisiymiş gibi, ana muhalefet partisi lideri Sayın Kılıçdaroğlu, herkese Başbakanlık dağıtmaya, bir kısmını kendi alıp, bir kısmını 'şu kadar yıl başkası yapsın' diyerek teklifler içinde Başbakanlığı kendisi takdir etmeye yöneldi. Bunlar doğru tavırlar değil" görüşünü dile getirdi.

Kılıçdaroğlu'nun bütün herkesin oyunu toplayarak yüzde 60'lık bir bloktan bahsettiğini belirten Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bizim de yüzde 1 oy oranımızı alıp, kendisine yazarak tabi, yüzde 41'i unuttuğu için. Bugünkü TBMM'deki tablo gösterdi ki Türkiye'de blok siyaseti bitmiştir. Kim bloktan bahsederse 'şu blok şu bloka karşı, şu blok şu partiye karşı, şu kutup şuna karşı' derse kaybeder. Türkiye'de artık ilke siyaseti vardır. Biz Meclis Başkanlığını ilkeli davrandığımız için kazandık yoksa 258 sayısıyla tek başına Meclis Başkanlığını alamayabilirdik. Eğer bu korku ve tereddütle yanlış yollara tevessül etseydik alamazdık da ama 258 oy sabit bir kararlılıkla yoluna devam etti ve karşı blok iddialarında bulunanlar, bu iddialarının çok kısa bir sürede çökmüş olduğunu gördüler.

Şimdi de biz kendilerine gittiğimizde bütün açık yüreklilikle gideceğiz, zihnimiz açık olacak, yüreğimiz, gönlümüz açık olacak, dilimiz uzlaşmacı bir dil olacak. Hep beraber bir yeni hükümet oluşumu için gayret sarf edeceğiz. Ümit ederim bir daha kimse bu ülkede bloktan bahsetmez, kimse kapıları kapatıp daha seçimin ilk gecesinden 'biz bu oyunda yokuz' demez. Bunu diyen kim olursa olsun kendisini siyaset alanının dışına iter, Türkiye'de de kaos hesabı yapanların ekmeğine yağ sürmüş olur. Hepimiz aynı geminin içindeyiz, hepimiz bu oyunun bir parçası olmak durumundayız."

"HDP yetkililerine çağrıda bulunuyorum"

Davutoğlu, "Yine ümit ederim ki bir parti yüzde 13'ü yakaladığı için dünyada neredeyse büyük bir zafer kazanmış iddiasındaki HDP ve temsilcileri gelirler ve silahla demokrasi arasında net bir tercih yaparlar" diyerek, şunları kaydetti:

"Şiddet ile barış arasında net bir tercih yaparlar. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir demokratik ülkede, hatta demokrasinin yeterince yerleşmediği ülkelerde dahi kimse silah ile özgürlüklerin aynı anda olacağı iddiasında bulunamaz. Şimdi sınav vaktidir. Bütün HDP yetkililerine, içlerinde değişik siyasi görüşler, ideolojik yaklaşımlar olduğunu da bildiğim için o gruba sesleniyorum: İçlerinde akademisyenler var, akademik hayatta barış etrafında dersler vermiş olanlar var, kimilerini de tanıyorum. Bu ramazan günü artık çıkıp demeliler ki buradan da çağrıda bulunuyorum. Bu Meclis Başkanlığı seçiminden sonra çıkıp demeliler ki 'Artık silahları toprağa değil, yere değil, magmaya gömelim de bir daha bu ülkede silahlı bir mücadeleden ya da silahla bir şeylerin elde edilebileceği kültüründen uzak duralım.

Bazı uluslararası çevrelerin, bazı dost ülkelerin dahi bu partinin başarısı için birtakım yorumlarda bulunduklarını biliyorum ama şimdi bütün uluslararası toplumun da Türkiye'deki bütün siyasi aktörlere, çevrelere aynı çağrıda bulunması gerektiğini vurgulamak isterim. Ya terör ya demokrasi, ya silah ya barış, bu çerçevede ana muhalefet partisine çağrımız açıktır, birlikte her türlü konuyu konuşmaya hazırız. MHP'ye de aynı şekilde bu görüşmelerde her türlü ihtimale açık olmaları çağrısında bulunuyoruz ve yükselen bir tansiyon, siyasi gerilim içinde değil, ülkenin geleceğiyle ilgili sakin ve suhuletli bir çözüm için düşünme vaktinin geldiğini söylüyoruz. HDP'ye ise çağrımız daha net, özgürlükler konusunda tutumları açık olmalı. Terör faaliyetlerine karşı da net bir tavır sergileyebilmelidirler."

AK Parti olarak yüzde 41'in hukukunu korumaya kararlı olduklarını vurgulayan Davutoğlu, karşılıklı anlayış içinde ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için çaba sarf edeceklerini, bu ateş çemberinin içinde istikrar adası olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

AA