Advertisement

3 yıl evvel bir başka Euro Bölgesi ülkesi olan İspanya krizle sarsılırken, bir kez daha “euronun sonu geldi” şeklinde değerlendirmeler yapılıyordu.

Bir diğer “tehlike” olan İspanya, ekonomisini içinde bulunduğu zorluktan çıkarmak için çok çabaladı. Piyasa yapıcılarının gözleri önünde gerçekleşen bu geri dönüş, tarihin tekerrürden ibaret olmadığını ortaya koyuyor.

İspanya ekonomisi, Avrupa ülkelerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının yüzde 7’sini oluşturuyor. Almanya, Fransa, Birleşik Krallık ve İtalya’dan sonra kıtanın 5. büyük ekonomisi durumunda.

İspanya'da konut piyasası aracılığıyla bankalar 2012’de krize girdiğinde, ülke kısmi bir kurtarma programı talebinde bulunmak zorunda kalmıştı.

New York’taki R Squared Capital Management kıdemli portföy müdürü Michael Testorf, “Olumlu tabloyu görmemiz gerekiyor. İspanya şu anda yüzde 2 büyüyor ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisi haline geldi” tespitinde bulundu.

Lüksemburg’daki BNP Paribas yatırım baş danışmanı Guy Ertz, “İspanya hala hassas durumda fakat iyi iş çıkarıyor. Büyüme rakamları bu yıl ve gelecek yıl için pozitif. Yunanistan’dan yansıyan kısa vadeli riskler elbette etkili olacaktır fakat bulaşıcılık ihtimali hala düşük düzeyde” şeklinde konuştu.

Peseta, bir daha asla

Şu sıralar yeni bir tanım uydurmaya – Sprexit – gerek yok gibi görünüyor. İspanya Başbakanı Salı günü Mariano Rajoy, Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden ayrılması halinde Avrupa Birliği üyeliğinin de zora gireceğini ifade etti. Rajoy, “ülkesinin ulusal bazda bir kurtarma programına düşmemek için büyük kavga verdiğini” sözlerine ekledi.