Advertisement

Çıkış stratejileri, Pentagon planlamacılarının ana meşguliyetiydi. Ancak Fed’in trilyonlarca dolarlık mortgage ve ülke tahvili alımı yapmış olması dolayısıyla şimdilerde bu, daha çok merkez bankası takipçilerinin ilgi alanı olmaya başladı.

İşte bu ekonomik gerçekliğe Çin yeni bir açmaz ekledi. Ülkenin hisse senedi piyasasının resmi desteğe bağlı olduğu gerçeği Pazartesi günü gözler önüne serildi. Desteğin geri çekildiği spekülasyonu ile Çin hisse senedi piyasasında 2007’den bu yana en büyük düşüş yaşandı. Çin’in piyasayı istikrarlaştırma taahhüdü vermesinin ardından bile Şanghay Bileşik Endeksi Salı günü yüzde 1.7 geriledi.

Çin’in geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği girişimler, fiyatları politika yapıcıların kararlarına bağlı olanlar için yeni bir varlık getirdi. Bu varlıklar arasında Avrupa ile Japonya tahvilleri ve ABD mortgage tahvilleri yer alıyor.

2013’teki taper tantrum (azaltım öfkesi), Fed’in tahvil alımlarını yavaşlatacağı spekülasyonunun ardından gelmişti. Fed’in varlık alımlarını azaltmasının gelişen piyasaları sert vuracağı spekülasyonu yapılmıştı. Taper tantrum, yatırımcıların politika yapıcıların teşviki azaltacağını beklemesi durumunda neler yaşanabileceğini göstermişti. Çin için konuşulursa, acil durum önlemlerinin geri çekilmesinde başarısız olunması, komünist liderliğin piyasalara karar verici bir rol verme hedefine ulaşmasına engel olabilir.

Hong Kong’daki HSBC Holdings Plc Asya ekonomik araştırma müdürü Frederic Neumann, “Yatırımcılar son yıllarda politika yapıcılar tarafından pohpohlandı. Bu da yetkililerin çıkış yapmasını zorlaştırıyor. Ödün vermez bir yaklaşım piyasalarda ek düşüşler getirebilir ancak zaman içinde sağlam bir politikanın oluşturulmasına yardımcı olabilir. Şimdilik bu erteleniyor gibi görünüyor” dedi.